Kötü fallar umurumda değil benim. Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin. Şimdi olacak bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bugün olmaz. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar.
Ne iştir bu Tanrım?
Sen ki sınırsız yaratmışsın düşüncemizi,
Sen ki geçmişi geleceği bilirsin,
Bu aklı küflensin diye vermedin elbet bize,
Öyleyken, hayvanca bir unutkanlıktan mı,
Yoksa korkakça bir dürüstlükten mi nedir,
Fazla ölçüp biçiyorum yapacağım işleri,
Kılı kırk yaran bu duraklamanın,
Dörtte biri akıl, dörtte üçü korku.
Anlamıyorum neden hâlâ kendime
Bu iş yapılmalı demekle kalıyorum hep
Yapmak için haklı sebeplerim,
İradem, gücüm, imkânlarım, her şeyim varken.
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken,
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek,
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.