Çocuklar keşfetme arzusuyla doluyken bizler önce iyi niyetle onların tüm işlerini yapar ve biraz büyüdüklerinde de bütün gün onları okullara hapsederek bu arzularını öldürürüz, üstelik bunun farkında bile olmayız.
Uşaklar efendilerine bağımlı değildir, oysa efendiler onlara bağımlı kalırız. Aslında hizmet gören kişinin kendisi sınırlandırılmıştır. Çocuğa kendi başına yemek yemeyi, giyinmeyi, yıkanmayı öğretmenin çocuğu beslemekten, yıkamaktan ve giydirmekten daha zor olduğunu herkes bilir, öğretmen çok daha fazla sabır gerektirir. Bununla birlikte ilk seçenek bir eğitimcinin işi, ikinci seçenek ise bir uşağın işidir.
“Yaptığım uzun ve kapsamlı incelemeler sonucunda, Finlandiya eğitim sistemini zirveye taşıyan en önemli noktanın işini tutkuyla yapan öğretmenler olduğunu gördüm.”