Bana sorarsanız, vermek istediği mesajdan ziyade sanki torununa “saygısızlık yapmayı” öğreten bir anneanne varmış gibiydi bu kitapta.
“Düş yakamdan sümüklü böcek” diyordu bazen ve torununun yaptığı aşırılıklara sessiz kalıyor, kalıyor ve sonra da bir yerde dayanamayıp “ben senin uşağın mıyım” diyordu…
Bir yerde bu anneanne torununa “buradan ayrılma ben gelecem” diyor sonra bir bankta uyuyakalıyor sonra torunu onu merak ediyor derken anneannesinin sözünden mecburen çıkıp birden telaşla caddeye fırlıyor neredeyse kendisine araba çarpacak oluyor gibi tuhaf, açıkçası bir çocuk kitabında görmek istemeyeceğimiz türden hadiseler cereyan ediyordu.
Hadi bunları birtakım güzellemeler yapıp geçelim, bu anneanne okulun ilk günü diye torunuyla sınıfa giriyor ve önce öğretmeni sabote ediyor sonra da öğretmenin kendisi yüzünden “yönetmekten aciz kaldığı” sınıfı güya bu anneanne idare ediyordu. Sözde okulun ilk gününü dersle değil de eğlenceyle geçirmenin daha iyi olduğunu bu anneanne tüm çocukların ve diğer velilerin önünde öğretmene öğretiyordu…
Böyle bir kitap, bir çocuğu eğlendirebilir, güldürebilir evet ama, o çocuğa ne kadar faydalı olabilir ki?
Kitapları eğlenmek için olduğundan daha fazla “öğrenmek ve gelişmek” okuruz zira…
Takdir sizin.