Çıkar için her türlü kötülüğü yapmaya yatkın bir ruha sahiptiler, sonra da kendilerini bağışlarlardı. İnsanın en büyük kepazeliği işte bu bağışlama duygusuydu. Kötülüklerin sürekli tekrar etmesinin nedeni de bu olabilirdi. Kendimizi hoş görmemiz, eninde sonunda inandırıcı bir gerekçe bulmamız. Olmadı, ben aciz bir kulum, her türlü kötülüğü yapabilir, suçu işleyebilirim ama yaradanıma sığınır, kendimi bağışlatırım ucuzluğu
Bir an onun yerinde olmayı istedim. Hayata siyah ve beyaz olarak bakabilmeyi. Suçluları sadece suçlu, kötüleri sadece kötü olarak görmeyi. Neden böylesi bir fenalığa yöneldiklerini düşünmeden yargılamayı, hatta acımasızca mahkum etmeyi. Eminim, hayat daha sorunsuz olurdu. Ama yapamadım: yaşadıklarım, bildiklerim, vicdanım daha farklı düşünmeye alıştırmıştı beni.