Oysa hiçbir “başarı”, küçük bir kız çocuğunun gülüşündeki mutluluğu yaratamaz. Hiçbir “ün”, baharın ilk günlerinde omzunuzu ısıtan güneş kadar değerli değildir.
Erasmus insanların deli olduğuna inanır.
Gerçekten de barış yerine savaş, zevk yerine cefayı, dostluk yerine bin bir dikenli düşmanlığı seçen ve şu dünyadaki kısacık misafirliği birbirine zehir etmek için uğraşan bir canlı türüne delilikten başka hangi sıfat yakıştırılabilir?
Sonunda gergedanlar normal insanlardan daha çok olunca, boynuzlular normal,boynuzu olmayan insanlar ise anormal sayılmaya başladılar.
Çünkü çoğunluk gergedan olmuştu artık.
Orta Zekalılar CennetiZülfü Livaneli
Bir kabadayı afur tafuru,”Sen benim kim olduğumu biliyor musun!” böbürlenişi, öfke şehvetini kapılmış insanlar yaratıyor. Bu soruyu sorana demeliyiz ki: “Evetsenin kim olduğunu biliyorum. Üç-beş yıl sonra ölüp gidecek ve dünyadan izi silenecek bir fanisin. En ufak bir hastalık alıp yerden yere vurabilir seni. Bir dakika sonra başına ne geleceğini bilemezsin. Onca malı mülkü,parayı, rüşveti de yanında götürmene gerek yok. Nedir bu ihtiras? Nedir bu kavga? Nedir bu yetinmeme?”
"Acaba"sı olmayan insanlar için bu dünyada hiçbir gizem yoktur. Ne doğum, ne ölüm, ne aşk, ne inanç, ne insan ruhun karmaşıklığı... Onlar her şeyi bilirler.