zey

uçuruma usulca sürüklenmek yerine koşarak atladım.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
ilk cümlenin içine sıkışıp kalmış gibiydim
en karanlık anlarda bile bir ormana gizlenir gibi kafama sığınmış, beni sarsan fırtınalardan uzakta küçük bir ben, zerre kadar bir ben vardı.
Kaderin karşısında, kedinin güzelce oynandıktan sonra öldürmeye hazırlandığı fare gibiydim.
İçimi kemiren bir ur olsa, onu da mı seveyim etimdendir, kanımdandır diye?