Hayalin varlığına dair burhan şudur: Bizde süretleri muhafaza eden bir gücün bulunması gerekir. Çünkü biz, bir süreti görsek sonra onu kaybetsek ardından tekrar aynı süreti görsek, o sûretin daha önce görmüş olduğumuz sûret olduğuna hükmederiz. Eğer o sûret bizde korunmuş olmasaydı, onu kaybettiği- mizde bu hükmü vermemiz mümkün olmazdı.
Ortak duyuda çizgi ve dairenin resmolmasının keyfiyeti ise şöyledir: Havada bir yerde yağmur damlası görüldüğünde görme gücünde damlanın sûreti meydana gelir ve bu sûret ortak duyuya iletilir. Ardından başka bir hava parçasında görülen damlanın sûreti yine görme gücünde meydana gelir ve henüz ilk sûret kaybolmadan bu sûret de ortak duyuya iletilir. Böylece ikinci sûretle ilk sûret birleşmiş olur.
İşte damlalar sûretleri böyle peş peşe geldiklerinde ortak duyuda çizgi resmolur.
İlki, kendisiyle sûretlerin idrâk edildiği ortak duyudur. İkincisi, ortak duyu ile idrâk edilen sûretlerin korunduğu ve onların deposu olan hayaldir. Üçüncüsü duyusallarda bulunan (fakat) duyu ile algılanamayan tikel anlamların kendisiyle idrak edildiği vehim gücüdür. Dördüncüsü, vehimle idrak edilen anlamların korunduğu ve onların deposu olan hafızadır. Beşincisi, nefsin kendisiyle anlamlarda tasarrufta bulunduğu, bazı anlamları diğer bazıları ile birleştirdiği ve bazısını bazısından ayırdığı (güçtür).