Sunflowerss

Allah bize yapabilme gücü vermiştir biz onu iyi veya kötü yönde kullanırız
Ebû Hanife (r.a.) şöyle dedi: Şüphesiz ki, kulun kendisiyle kötülüğü işlediği güç (istitâat), bizatihi kulun iyiliği işlemesi için de müsaittir. Kul, Allah'ın kendisinde meydana getirdiği, kötülükte değil, iyilikte kullanılmasını emrettiği istitâati sarf ve tevcihinden dolayı ceza görecektir.
Reklam
"Dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun." âyetinden dolayı dilemek bana aittir, istersem iman ederim, istersem iman etmem, derse ne olur? diye sordum. Ebû Hanife şöyle dedi: O kimse iddiasında yalancıdır. Allah'ın "Gerçekten Kur'ân bir öğüttür. Kim dilerse ondan öğüt alır. Ancak Allah'ın dilediği kimse Öğüt alır.", "Siz, Allah dilemedikçe birşey dileyemezsiniz." âyetlerini görmüyor mu sun? "Dileyen iman etsin, dileyen käfir olsun." âyeti vaid (tehdid) içindir. O kimse bu sözü ile âyeti reddetmediği için kâfir olmamıştır. Ancak âyetin tenzilini reddetmemiş fakat te'vilinde hata etmiştir.
Cibril Hadis
İman, Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmen, meleklerine, kitaplarna, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Yüce Allah'tan olduğuna inanmandir, buyurdu. O zat buna karşı: - Doğru söyledin, dedi. Biz çöl insanlarının câhil olmaları dolayısıyla onun Hz. Peygamber'in sözlerini tasdik etmesine hayret ettik. Bu zat daha sonra: Ey Allah'ın Resulü, İslâm'ın şeäiri (alâmetleri) nedir? diye sordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber: Namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak, gücü yeten kimse için hacca gitmek ve cünüplükrnten dolayı gusl etmektir, buyurdu. Bunun üzerine o zat: Doğru söyledin, dedi. Biz, sanki sorduğunu biliyormuşcasma Hz. Peygamber'i tasdik etmesine şaşırdık. O zat daha sonra: Ey Allah'ın Resulü, ihsan nedir? diye sordu. Hz. Peygamber de: Ihsan, Allah'ı görürcesine ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen bile, O seni görür, buyurdu. O
El-Fıkhu'l Ebsad
Fikhin en faziletlisi, kişinin Yüce Allah'a imanı, şerâyi, sünnetler, hadler, ümmetin ittifak ve ihtilafını bilmesidir.
Ebu Hanife'ye (ra) fikhi ekber nedir diye sordum, şöyle dedi:
Ehl-i kıbleden olan bir kimseyi herhangi bir günahla tekfir etmemen, kimseyi imandan uzaklaştırmaman, marufu emredip münkerden sakındırman, senin için takdir olunan şeyin sana mutlaka isabet edeceğini, senin için takdir olunmayanın da sana isabet etmeyeciğini bilmen, Hz. Peygamber'in ashabından hiçbiri ile ilgini kesmemen, birini sevip diğerini sevmemezlik etmemen, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin durumunu Allah'a havale etmendir.
Reklam