Zeynep Sude Akhan

Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak. … Elektrikli piyanoyla kitaplar aynıydı. Kedisinin yokluğu yüzünden ve işini kaybettiği için duyduğu üzüntü aynıydı. Önünde yine bilinmezliklerle dolu bir hayat vardı. Yine de her şey farklıydı. Farklıydı çünkü başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. … Farklıydı çünkü ölümün eşiğine kadar gelmişken, şimdi capcanlıydı. Çünkü bunu o seçmişti. Yaşamayı seçmişti. Yaşamın sonsuzluğunu görmüş ve o sonsuzluğun içinde yalnızla neler yapabileceğini değil, nasıl hissetmeyi seçebileceğini görmüştü. Başka akorlar, başka ezgiler de vardı. İçine yer yer umutsuzluk serpiştirilmiş, hafiften orta depresyona kadar gidip gelen dümdüz bir çizgide yaşaması gerekmiyordu. Bunu bilmek ona umut veriyor, hayta yalnızca orada olduğu, ışıklı gökyüzünü ve vasat Ryan Bailey komedilerini izlemekten, müzik dinlemekten ve sohbetler etmekten, yalnızca kendi kalp atışlarını dinlemekten bile haz alabileceğini düşünüp duygusallaşarak resmen minnet duymasına neden oluyordu. Farklıydı çünkü, her şeyin ötesinde, acılarla dolu o ağır Pişmanlıklar Kitabı’ nı yakıp kül etmeyi başarmıştı.
Sayfa 278·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayatı anlamak zorunda değilsin yaşaman yeterli.
Sayfa 276·Kitabı okudu
Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay. … Pişmanlık duymak ve sonsuza, zamanımız doluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay. Ama esas sorun yaşamadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan, pişmanlığın ta kendisi. … Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş bütün müzik eserlerini dinlememiz gerekmiyor. … Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve çalan müziği dinlemek yeterli. Şu anda olası büyün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz, aynı türden duyguları burada da deneyimleyebiliriz. Olmamız gereken tek bir kişi var. Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var. Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsuzuz. … Arada bir başımızı kaldırıp yukarı bakalım çünkü nerede olursak olalım gökyüzü her daim sonsuz.
Sayfa 271·Kitabı okudu
… hayatta duyabileceği en kötü hisleri duyuyordu ama yine de hayattaydı ve istediği şey tam da bu hayattı.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Olası her şeyin başlangıcı ve tohumu olan bir gerçek. Geçmişte lanet, artık bir lütuf olan. Sonsuz sayıda evrenin gücünü ve potansiyelini içeren tek bir sözcük. YAŞIYORUM.
Sayfa 265·Kitabı okudu