Bir çok tartışma ve anlaşmazlık ,kadın ve erkeğin eşit olmamasından değil ,aksine kadınların kadın gibi olmamasından ,erkeklerin ise erkek gibi olmamasından kaynaklanıyor .ilişkilerdeki aile kurumundaki roller ve mesuliyetler arasındaki net çizgiler her gün fululaşıyor .tüm kadim değerleri alaşağı eden yeni paradigmanın ve ona Çanak tutan medyanın yutturduğu yeni erkeklik ve kadınlık kalıpları büyük oranda çoktan benimsenmiş olsa da bu paradigmanın da içindeki bir çok kadın ,”erkek gibi seven gerçek ve samimi bir bağ kurabilen sahiplenen ,korkusuz ,olgun ,sözünün eri sadık “bir erkeğin yokluğunu hissediyor .keza erkeklerde kadınların bencilliğinden ,tutarsızlığından,hoşnutsuzluğundan yakınıyor .bunlar basit serzenişler değil ,küresel çapta artan narsizm ve bireyselleşme ,maalesef ,birini seve bilmeyi ve onunla bağ kurabilmeyi engelliyor
Sağlıklı ,adil ,sevgi dolu baba otoritesini aileyi bir arada tutan birleştirici bir güç olarak anlayabiliriz ;eğer bu güç zayıflatılırsa ailenin en zayıf bireyleri başta olmak üzere aile dağılmaya başlar .ve bedendeki hücrelerin rahatsızlanmasıyla rahatsızlıkların başgöstermesi gibi aile hücresi bozulursa toplum kanser olur.
İlginçtir ;Çin kendi özel TikTok’u üzerinden sadece zararlı yayınları kısıtlamakla kalmaz bir de belirli yaş grubu çocuklara tarih ,kültür gibi yaratıcı aktivitelerle ilgili özel yayınlar yapar.