Zeynep Up

Aşk fırtınalara dayanıklıydı belki ama o zavallı, mütevazı sevgi, bastırılıp en derinlere itiliyor, elimizde yalnızca kötücül duygular kalıyordu.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ruhuma cam parçaları saplanmıştı. Hikâyesi aşkla örülen her nesne, bit hançer olup insana saplanıyordu.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Çünkü insan çok sevdi mi mücadele eder. Hatalarla, yanlışlarla dolu olsa da neden mücadele ettiğini bir türlü anlayamadan, elini ateşe soktuğunu bile bile devam eder. Bizi bunca sene yan yana tutan, aşkımız için verdiğimiz mücadeleydi. Ben yorulduğumda o devam etti, o yorulduğunda ben devam ettim. Ben ailemi unutmuştum, o da ailesini unutmuştu. Yalnızlıklarımızı ve karanlıklarımızı birleştirip bir aile kurmuştuk. Birinin her şeyi olmanın bedeli de, onu kaybettiğinizde tüm ıssızlığın, yokluğun, boşlukların ve karanlık obrukların içinde bir başınıza kalmak ve inşa ettiğiniz her şeyin başınıza yıkılmasıydı. İlişkimizin on altıncı senesine giriyorduk. Her şey başımıza yıkılmıştı.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Ancak birini sevmek, yalnızca onun iyi yanlarını ve mutlu günlerini değil; karanlık taraflarını, ıstıraplı zamanlarını da sevmek değil midir ? Sevmek, birinin en derinini, en karanlığını anlamanın en sahici yoluysa, o halde çok derinlerde karşılaştığımız o ihtiraslı - ya da cesaretsiz - insanı da sevmemiz gerekmez mi ? Sevdiğiniz insanın içindeki potansiyel katille karşılaştığınızda genellikle iki seçeneğiniz olur: Ya kendi sevginizi öldürürsünüz ya da sevginizle onun içindeki katili. Ben hem Aykut’un hem de kendimin içindeki katili gömdüğümü sanmıştım. Ama o gizli katil şimdi ikimizin de boğazına yapışmıştı - ve boğuluyorduk. Hayatta kalmalıydık. Belki de sevgi uğruna yapılabilecek en büyük fedakârlık buydu: Hayatta kalmak.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Siyasetçi kimliğinden sıyrılıp bana en âciz, en zayıf ve en çocuksu hallerini anlattığı anlarda bağlanmıştım ona. O anlar, yaralarımızın birbirine denk düştüğünü fark etmiştim. Ve işte o zaman Aykut, sadece sevgilim olmaktan çıktı; aynı zamanda en yakın dostum, ailem, hiç sahip olamadığım babam, varlığını hiç bilmediğim kardeşim, bir türlü uzlaşamadığım annem ve beni görmeyi reddeden oğlum oldu. Sahip olmak isteyip olamadığım her şey onda toplanmıştı. Tüm açık yaralarım onda birleşmiş, dikilmiş ve iyileşmişti. Eksik bırakıldığım ne varsa o tamamlardı. Sanki derimizi soyup atmış, damarlarımızı birbirine düğümlemiş gibiydik.
Sayfa 34·Kitabı okudu