Umutların gerçekleşmesi ne kadar imkânsızsa, hayalci de bu imkânsızlığı ne kadar fazla hissederse, o ölçüde inatla, safça bu hayallere dalar, bunlardan bir türlü vazgeçemezdi.
Sayfa 313 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sevgimle, okşamalarımla onu bir türlü yumuşatamadım: Çırpınıyor, ısırıyor, eti bir türlü elimden almıyordu. Yanında durduğum sürece, sabit, hırçın, keskin bakışlarını üzerimden ayırmıyordu. Yalnızlık, kötümserlik içinde, kimseye güvenmeden, kimseyle bağdaşmadan ölümünü bekliyordu.
Sayfa 308 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Dönüşümler öyle çabucak olmaz. Suçun büyük bir günah olduğunu yalnızca anlamak hiçbir şey ifade etmez; ondan tamamıyla vazgeçmek gerekir. Bu da o kadar çabuk olmaz.
Sayfa 245 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kaçmasına engel olmak için mi insanın ayaklarına prangalar takılır? Hiç de değil. Pranga sadece küçük düşürme aracı, bir ayıp, bedene de, ruha da bir ağırlıktır. Hiç değilse böyle varsayılmaktadır.
Sayfa 218 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu