Daha önce söylemiştim hep söylerim Bahar benim. Damla oturdu benim hayalimi yazdı böyle dediğim zaman ciddiye almayın beni. Deli dolu, akılsız, aklı beş karış havada, huysuz, deli bozuk, çokbilmiş bu saydıklarım bana söylenen laflar eee çoğu Bahar’a söylenen laflar. Sonra durduk yere tası tarağı toplayıp memlekete dönen ben ee bir de Bahar. Sonra hayatının aşkını bulan Bahar, hala bekar olan ben :D
Şaka bir yana Bahar benim için bambaşka bazı yaşadıklarım ona benzer bazı hayallerim ona benzer. Bizim yıkıklar kulübünün üyelerinden biri olur kendisi Selim’i bulunca çıkarttım ben onu kulüpten. Bana deseler ki sen kimsin al oku der kitabı uzatırım o dereceyiz yani. Neyse kitabın konusuna gelecek olursak adı üstünde ya düğün zamanı işte. Aile darlamaları, o mekân olmaz bize yakışmaz, hayır bunu giyeceksin hayır efendim evlenemezsin bla bla bla...
Kendinizi bu satırlardan birinde muhakkak bulacaksınız. Türkiye’de yaşıyoruz efendim hangi gelin –damat kendi istediği düğünü yapabilmiş sorarım size. Benzemeyen tek kısmımızın Selim olduğu bu harika hikaye benim başucu kitabımın içinde. Bence biraz gülmek, çokça delirmek ve en fenası kendinizi bulmak istiyorsanız hiç beklemeden çevirin sayfaları.