Y.A : Maddi aç gözlülük diye bir şey yoktur. Tüm açgözlülükler manevidir.
G.A: Tüm istekler, arzular, hirslar manevi mıdır? Asla maddi olamazlar mi?
Y.A: Hayır, içindeki Efendi her durumda yalnızca ruhunu tatmin etmeni ister. Başka şeye ihtiyacı yoktur.
G.A: Hadi ama! İnsan başkasının parasına göz diktiginde bu, açıkça maddi ve iğrenç değil mi?
Y.A: Hayir. Para sadece bir sembol. Manevi bir arzunun görülebilir, somut şeklini temsil ediyor. Her istediğin, sözde maddi şey yalnızca bir sembol. Onu, şeyin kendisi için değil, o an ruhunu tatmin edeceği için istiyorsun.
Taçlar, asalar, peniler, el yapımı mücevherler, çevrede un salmak, dünya capinda şöhret... Hepsi aynı. Hiçbirinin maddi değeri yok. Ruhu tatmin ettiklerinde cok kıymetlidirler, bunda başarısız olduklarinda on para etmezler .