Kitabın birçok güzel yorumunu ve sevenini gördüm ama bana hitap etmedi ne yazık ki. Kitaba beklentim çok daha yüksekti sanırım. Beklentisiz kafa dağıtmak için okursanız daha çok keyif alırsınız. Yoğun olduğum bir dönemde okuduğum için de kitaptan çok keyif almamış olabilirim. Yazarın anlatımı beni hiç çekmedi. Kitabın başında ve bazı yerlerinde okurken sıkıldım. Anlatımı sevemediğimde genel olarak kitabı da sevemiyorum. Oysa karakterleri ve konusu bir o kadar güzeldi, hainin kim olduğu merakta uyandırıyordu. O yüzden siz çokta sevebilirsiniz her kitap herkese hitap etmeyebiliyor. Eğer bir şans vermek isterseniz üçüncü kişi anlatımı olan çift bakış açışıyla yazılmış, bolca diyalogdan oluşan, olayların ön planda olduğu bir kitap olduğunu bilerek başlamanızın faydası olacağını düşünüyorum.
Özel Koruma ~ Katherine Center
Konusu: Hannah Brooks dışarıdan masum bir anaokulu öğretmeni gibi görünse de aslında tehlikeli bir özel koruma ajanıdır. Görevi, ünlü aktör Jack Stapleton’ı takıntılı bir hayrandan korumaktır.
Geçmişindeki bir trajediden sonra gözlerden uzak yaşayan Jack, ailesinin yanına döndüğünde bu durumu gizlemek ister. Bunun üzerine Hannah, onun sevgilisi rolünü oynamak zorunda kalır.
Yorumum: O kadar eğlenerek okudum ki bir oturuşta okuyup bitirdim. Şuana kadar okuduğum romantik komediler arasında hemen favorilerime girdi. Jack ve Hannah arasındaki samimi, eğlenceli ilişkiyi okumak çok güzeldi. Kitapta en sevdiğim kısım kesinlikle beraber Jack’in ailesinin evinde kaldıkları kısımdı, keşke orada geçirdikleri zamana dair daha çok şey okuyabilseydik çünkü bana yetmedi. Kitapta sahte sevgililik trope olup okuyamayacağım bir kitap olduğunu sanmıyorum ama bu kitap çok daha fazlasıydı. Ayrıca smut sahnesi bulunmuyor. Smut sahnesi olmayan romantik kitap okumak isterseniz kitaba bir şans verebilirsiniz.
Kitapta evren kurgusu farklı ve güzel olsa da çok daha güzel yazılma potansiyeline sahipti bence. Kitaptaki karakterlerin duyguları hiç bana geçmedi o yüzden kitabı da çok sevemedim açıkçası.
“Her yer ev değildir, bazen bazı yerlerde sadece kalırsın.”
Konusu: Yeşil Yolda yaşayanlar üçe ayrılmış durumda. İnsanlar, soğuklar ve avcılar. Kasabada dolanan hikayelere göre Zemheri ayında bir avcı olarak akademiye seçildiğini anlamak için soğuklardan biriyle karşılaşmanız gerekiyor.
Maya bir gece yarısı geçmeye çalıştığı köprüden tam düşecekken onu Soğuklardan olan Ayaz Tolunay kurtarır, böylece Maya ailesinde kuzeni Dila’nın seçilmesi gerektiğini düşündükleri avcılığa seçilmiş olduğunu anlar. Ve Maya uzun zamandır görmediği çocukluk aşkı onu kendisi gibi bir avcı olabilmesi için akademiye götürdüğünde onların peşinden gitmeli ya da geri dönmeliydi. Ama ormanı seçti. Sınır bölgesi ve Avcılar için kesinlikle yasak olan intihar ormanında daha fazla Soğukların hedefi haline gelmesi kaçınılmazdı.
İçine düştüğü yeni dünyada herkesin ondan ne istediğini anlamaya çalışırken kimin tarafında olacağına karar vermesi gerekiyor. Onlarla bir anlaşma yapmak tehlikeli ama anlaşmaya uymamanın geri dönüşü yok.
Yorum: Yazardan okuduğum ilk kitap Gecenin Hikayesi Aylema oldu. Yazarın ilk serisi olduğu için beklentim çok yüksek değildi açıkçası ama gerçekten çok sevdim. Oldukça sürükleyiciydi, kitap boyunca ne olacak acaba diye merakım sürdü. Kitap öyle bir yerde bitti ki dayanamayıp tüm seriyi satın aldım. Ayaz karakterinin daha ön planda olmasını beklemiştim ilk başta ama Fetih karakterine düştüm… Kitaptaki en sevdiğim yerler kesinlikle Maya ve Fetih sahneleri oldu. Doruğa ise ısınamadım hiç. Tüm seri boyunca karakterlere karşı düşüncelerim değişicek mi merak ediyorum.
“Şimdiki zaman bir armağandır.”
Konusu: Elias, iş yerindeki pozisyonunu yükseltmek için iş arkadaşının başaramadığı, patronunun istediği araziyi satın alma görevini üstlenmeye çalışıyor. Arazi sahipleri ise maddi problemleri olsa da araziyi elinde tutabilmek için elinden geleni yapıyorlar. Elias da elinden geleni yapmaya hazır ama bir sorun var, arazi yıllar önce bırakıp gittiği eski sevgilisi Isabelle ve ailesine ait. Elias yine de araziyi alma konusunda kararlı ve Isabelle’yi ikna etmek için Noel Köyü’ne doğru yola çıkıyor.
Yorumum: Kitabı Aralık ayında okumak için 6 aydır kitaplığımda bekletiyordum İyi ki de öyle yapmışım tam kar yağarken okudum çok keyif aldım. Kitap oldukça akıcı, tatlı ve klişeydi ama okuması gerçekten de keyifli bir klişe. Noel ruhunu tamamen hissettiren sıcak ve samimi bir kitaptı. Elias’ın Grinch havası ve çevresinde noel ile ilgili olaylara verdiği tepkiler başta beni güldürdü. Neyse ki huysuz Elias’ın buz tutmuş kalbi Isabelle, Alice ve Maddie karşısında yavaş yavaş çözüldü. Yan karakterler ile de bağ kurmamızı sağlayan detayları da çok sevdim, özellikle de Maddie’yi çok sevdim Yılın tam bu zamanında okuması keyifli bir kitaptı tavsiye ederimm