İnsanın kaç tane yarası olurdu ki? Kaç yerinde izi geçmeyen, acısı dinse de varlığı hâlâ belli olan darbeleri olurdu? Oturup ağlamıyordum ya da sürekli isyan etmiyordum ama neden diye de sormadan edemiyordum. İnsandım sonuçta; yaşayan bir ruhum, düşünen bir aklım, incinen bir kalbim vardı. Peki bunca şeye rağmen benden bir an olsun ayrılmayan yaralarım? Beni çok sevdiği için mi ayrılmıyordu peşimden?