Vâhid isminin sayısız çokluk şeklinde görünen bu yaratılmışlar âleminin sebepler zincirinde geriye doğru gittiğimizde biricik yaratıcıya bağlanmadığında, yani zihinlerimiz tevhide ulaşmadığında kesretteki kaosta kaybolup gideceğini de hatırlatmış olalım.
..Çünkü vahdette huzur, kesrette kaos vardır.
Bazen inkârda, israfta, gösterişte yarışanları izlemek, konuşmak, ayıplamak bizi o kadar meşgul eder ki kendi yapmamız gereken kulluğu unutur; kötülüğü kötülediğimiz için yeterince iyilik yaptığımızı zannederiz. Bu bir gaflettir. Kötülüğün yaygınlığına ve gücüne üzülmek, bizde iyilik yapacak istek ve enerji bırakmıyorsa burada düştüğümüz tuzağı görmek lazım. Başkasının hatalarına üzülmekle geçirilecek zamanı iyiliği ikame etmek için sarf etmeye davet ediyor bizi Rabbimiz.
Allah Teâlâ'nın yaratışına, kurduğu düzene, doğaya ve onun rehberliğine hadsizce haksızlık yapan kendi helakini hazırlamış olur. Bunun illa gökten inen bir afetle olması gerekmez. Fıtratı bir kez bozdunuz mu helakin başlangıç gongunu da vurmuş olursunuz. Bu sebeple hem yaratılışa yerleştirilen ilâhi kanunlara hem de gidişatımıza rehberlik etmek üzere vahiy yoluyla indirilen esaslara riayet etmek insanın iki cihanda varlığını korumasının tek yoludur.