okyanusun azgın dalgalarına çarpa çarpa ilerleyen rotasız bir gemiydim. Elimde bir haritam olmadığı için gitmek istediğim yere de ulaşamıyordum. dalgalarım şiddetli ve ne tarafa gideceğimi bilmemek durumu daha da katlanılmaz bir hale sokuyordu. martıların o can yakan ilintili sesleri kulaklarıma çarparken yardım çığlıklarına cevap veremiyor olmak içimi acıtıyordu. geminin güvertesine çıkıp ileriyi görmek istediğimde ise yüzümü yalayan dev dalgaların kurbanı oluyorum.
Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar
Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukur