özgür tokmak

özgür tokmak
@zgrtkmk
vicdanı olmayan, kendini yaşadığı dünyaya ve evrene ait hissetmeyen kimse kişisel gelişimini tamamlamış sayılamaz.. Kişisel gelişim okumakla, çok dil bilmekle, entellektüel birikimle olmuyor işte..
Sayfa 211·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
NLP’nin sihirli dünyasına hoş geldin. İçeride her şey seni özel hissettirecek şekilde en özel haliyle dizayn edilmiş. Girişte, güler yüzlü bir personel tarafından karşılanıyorsun. Rahat bir koltuğa kuruluyorsun. Önce ara sıcak ikramlar, sonra sıcak ikramlar, çıkışa doğru soğuk ikramlar geliyor. Aman Allah’ım bir izzet, bir ikram!! Deme gitsin. Dedik ya, sen çok özelsin diye. Orası cidden ayrı bir dünya. Sana dış dünyada “Gel Ali”, “Git Ayşe”, “İn Veli”, “Bin Fatma” dediklerine kulak asma. Sen NLP’nin sihirli dünyasında bir hanımefendi, bir beyefendisin. Menü çok zengin. Seç seçebildiğini. İstersen saçları biraz geriye atalım, dili biraz öne çekelim. Oldun mu müthiş bir hatip. Toplum önünde konuşurken ayakların zangır zangır titriyordu ya, şimdi seni susturabilene aşk olsun valla. İstersen alt dudağı biraz sarkıtalım, sağ kaşı biraz kaldıralım. Üfff karizmaya bak!! Oldun mu korkularının korkulu rüyası cesur yürek. O eski korkak, sünepe halinden eser kalmadı. İstersen yan odada dev aynamız var. On dakika otur karşısında, sana özgüven patlaması yaşatalım. Öyle patlar ki sendeki özgüven, buna şahit olan Hiroşima utancından küçülür küçülürde, cebinde bozuk paraya döner. Valla sende para oldukça bizde seçenek eksik olmaz. İstersen ileriki odamızda sek sek tahta-mız var. On adımda mutlu, on beş adımda musmutlu oluyorsun. Kırk’lı elli’li adımlara doğru yol alırsan sendeki hamurdan ne heykeller çıkar adeta dünya harikası. Şu odamızda tasma var. Tak boğazına, sık kelepçeyi. Beyin on saniye nefessiz kalınca ne hid-det kalıyor, ne öfke. Melek gibi biri olup çıkıyorsun. Al sana öfke kontrolü. Zengin mi olmak istiyorsun? Çok kolay. Sen hayal et, o hayali usulca bırak elime. Ben sana o hayalden ne milyonlar çıkarırım. Sevdiğin kız sana yüz vermiyor mu? Sorun değil hallederiz. O kız
Sayfa 25·Kitabı okudu
Böyle İşliyor “Kişisel Gelişim” Tuzağı. Önce büyüleyici bir başarı öyküsü kurgulanıyor. Yokluklarla, umutsuzluklarla süslü bir öykü. Hikayede çok tanıdık bir rol model yaratılıyor. Hiç farkı yok senden, benden, hepimizden. Kendimizi görüyoruz onda. Kendi hayatımızdan kesitlere şahit oluyoruz dinledikçe, okudukça. Birden o hikayenin kahramanı oluyoruz. Evde eşimizle yaşadığımız problemler, iş yerinde kahrolası müdürün çıldırtan kaprisleri, hakkettiğini düşündüğün ama bir türlü çıkamadığın kariyer yolculuğu, parasızlık, canına tak etmiş bekarlık, hayatını kabusa çeviren fobiler, fizik-sel ağrılar, daha neler neler. Bir bir sıralanıyor gözünde. Sonra birileri kulağına “Güç senin içinde, sen yeter ki iste, başarı ve bol para yanında, yakınında. Uzat elini al onu. Hayal et, hayalinin peşinden git. Unutma sen özelsin, sen yoksan hiçbir şey yok, şu anda ayak bastığın yer dünyanın merkezi….“ gibi sufleler yapmaya başlıyor. Bir bir okundukça kitap sayfaları, değiştikçe slaytlar, dinlendikçe uzmanlar daha bir kapılıyorsun yalan rüzgarına. Sanal bir mutluluk ve azim enjekte ediliyor sana. Her türlü sıkıntı ve dert girdabına girmiş, bunalmış kişi “Kendini tanı”, “Keşfet”, “Ruhunla bütünleş”,”Evren senden enerji bekliyor” gibi düşüncelerle desteklenen kişisel gelişimci hip-nozun etkisi altına alındıkça, rant pastası büyüyor zamanla. Bin bir mülakattan geçerek işe başlayan üniversite mezununa asgari ücret verilirken, “Kendini keşfedip gösterirse” daha çok kazanabileceği söyleniyor mesela. Bir dükkanın önüne kondurulmuş plastik bir standın arkasında, tüm gün ayakta durarak satış yapanlara,“ Hayal et! Her şey senin elinde, potansiyeline inan” gibi köpüklü boş tavsiyeler pompalanıyor boyuna. Manavın önünden geçerken, çocuğu bir şey ister korkusuyla çocuğunun gözlerini kapatan
Sayfa 10·Kitabı okudu