olmasaydı uçakta yolculuk ederken kitap okumanın eksikliğini çekerdim. Kitapçılarda ve kütüphanelerde pek çok boş raf olurdu (kendi kitap raflarını da şimdiki gibi dolup taşıyor olmazdı). Yayıncılık endüstrisi bugünkünden bambaşka bir halde olurdu, Amazon da öyle. Geceleri uyku tutmadığında başucumda vakit geçirebileceğim hiçbir şey olmazdı. Bütün bunlar büyük talihsizlik olurdu elbette. Oysa bu say dıklarım, edebiyat hiç var olmasaydı, hikayeler yalnızca sözlü olarak anlatılagelseydi ve yazıya hiç dökülmeseydi aslında neler kaybedeceğimize değinmiyor bile. Böyle bir dünyayı hayal etmek neredeyse imkansız geliyor. Edebiyat olmasaydı tarih anlayışı mız, imparatorlukların ve ulusların doğuşuna ve yıkılışına dair algımız tamamen farklı olurdu. Onları var eden edebiyat eserleri yazılmış olmayacağı için pek çok felsefi ve siyasi düşünce de ortaya çıkmazdı.