Ve bazı erkekler, annelerinin yetiştirme yöntemlerine bağlı olarak ve babalarından gördükleri davranışlara dayanarak eril güçlerini baskılama, dişilin kontrolüne girme ihtiyacı duyma, çocuk gibi kalarak cinsiyetinin ve yaşının getirdiklerini yaşamama, sorumluluk almaktan kaçma tutumu gösterebilirler.
Hayatımızı ve sevdiklerimizin hayatını kontrol etmemiz imkânsızdır. Hatta kontrol etmeye çalıştıkça işlerin daha da kontrolden çıkması kaçınılmaz. Aşırı kontrolcülük, zaten en derinde Yaradan’a güvensizliktir. Herkesin bir özgür iradesi olduğunu kabul etmemek ya da bilmemektir.
Bununla beraber anneye aşırı sevgi ve bağlılık, onun gibi olma isteği ya da onun hayatına kurtarıcı olma çabası bizi ona bağımlı kılarak hayatımızı annemize adamıza sebep olabileceği gibi, hastalıklar açısından dahi onun kaderinin takibini yapmamızla sonuçlanabilir.