Zeki Çevik

O, “kızıl saçlı bir zafer kartalı”; kırlangıç cıvıltısından ona ne !
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gazi Meclis’te çok defa, kapıdan girince sol tarafta bulunan Diyab Ağa’nın yanında otururdu. Diyab Ağa seksenlik, uzun ve süt gibi beyaz sakallı, okuma yazması olmayan, fakat Gazi’ye hep “Kurban olam Paşam!” diye hitabı alışkanlık edinmiş, iyi yürekli bir doğu milletvekiliydi.
Gidenlerin yerini nasıl dolduruyoruz? Ölenlerin sikahı gelene verilmektedir. Ne gönderilenler yoldan döndü, ne gelenler düşmandan. Sakarya’nın bir tek kaçağı yok. Bütün halk, bunun son vatan cengi olduğunu biliyordu. Yalnız erkeği değil, kadını da yiğit. Dövüşen erkeğe kağnı dizileriyle, haftalarca yürüyerek, erzak ve mühimmat götüren kadın... Kendisi ıslanırken, araba ıslanmasın diye sırtındakini çıkarıp gülleye örten Anadolu kadını. Yenen erkekse yendiren kadın oldu. Sakarya, millet şuurunun bütünleşmiş bir şahlanışıdır.
“Hattı müdafaa yok, sathı müdafa var.” Hat yarılabilir, çizgidir; yüzey yarılamaz, vatandır. Sakarya Savaşı’nda, vatan yüzeyinde dövüştük.
Düşmanın ne kadar yaman savaştığını, düşmanı yenenin ağzından dinliyoruz: “Yunanlar çok cesaretle dövüştüler; bütün enerjileriyle, bütün güçlerini sarf ederek, ölüme gözlerini kırpmaksızın, ne kadar inat göstermek lazımsa, hepsini göstererek dövüştüler. Fakat...” Fakat sözcüğünden sonrası, kendini belli ediyor: “Fakat karşısında biz vardık.”