Fakat yalnızca yaşlı bir adam neşesini sürdürmekteydi. Islak gömleğini sıkmaya çalışırken, Bu programda yoktu, diye bağırdı; sonra da yumruğunu göğe doğru kaldırarak gülmeye başladı.
O âna kadar hava oldukça güzeldi ve ekim yeli havayı soğutmuş olsa da gökyüzünde gri, sisli bulutların arasında bir gün ışığının sızabildiği delikler açıyordu. Bir anda gökyüzü karardı, soğuk bir güz sağanağı birdenbire iniverdi
Kuşkusuz anlatacağım çok şey var ve ömrüm ne kadar kısa olursa olsun, içinde bulunduğum bu saatten son dakikama kadar onu dolduracak kaygılar, korkular ve acılarda kalemimi aşındıracak, mürekkep hokkasını boşaltacak değerde bir şeyler olacaktır. Zaten bu kaygıların yol açtığı acıları azaltmanın yolu onları incelemek olacaktır ve onları dile getirmek beni oyalayacaktır.
Genç ve zengindi ruhum, düşlemlerle doluydu. Yaşamın sert ve ince kumaşını bitmek bilmeyen karmaşık motiflerle işleyen ruhum bu düşlemleri, düzensizce ve ara vermeden gözümün önüne sıra sıra sermekten zevk alırdı. Genç kızlar, muhteşem papaz cüppeleri, kazanılmış savaşlar, gürültü ve ışık dolu tiyatrolar ve yine genç kızlar, geceleyin kestane ağaçlarının geniş dallarının altındaki hüzün dolu gezintilerdi bunlar. Her zaman mutluydum hayal dünyamda. İstediğimi düşünebiliyordum, özgürdüm.