selim koç, bir alıntı ekledi.
20 saat önce

Hükmedenler kendi budalaca
planlarını kimi zaman nesnel zorunluluk olarak tanımiasalar bile
böyle bir nesnel zorunluluga inanmazlar. Dünya tarihinin mühendisleri
rolünü oynarlar. Yalnızca hükmedilenler yaşam standardarında
belirlenen her artışla kendilerini daha aciz kılan gelişmeleri dokunulmaz
bir zorunluluk olarak kabul ederler.

Aydınlanmanın Diyalektiği, Max HorkheimerAydınlanmanın Diyalektiği, Max Horkheimer
kitapseven, Bıçak Sırtı'ı inceledi.
25 May 09:38 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Tess'in tüm kitaplarını okumamam gerektiğine dair zorunluluk hissetmesem bu kitabı bırakırdım. Konu güzel, sürükleyicilik güzel ama bir kadın bir erkek kahraman olunca illa aşık mı olmaları gerekiyor. aralara serpiştirilen bakışma ve çekim gücü tempoyu düşürüyor bence. Tess sadece gerilim yaz, o konuda bir numarasın.

merve kaya, bir alıntı ekledi.
24 May 13:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 6/10 puan

Yeni bir hayata zorunluluk duygusuyla başlayamazsın

Büyükelçinin Kızı, Pam Jenoff (Sayfa 69 - Pegasus Yayıncılık)Büyükelçinin Kızı, Pam Jenoff (Sayfa 69 - Pegasus Yayıncılık)
Arzu Beyaz, bir alıntı ekledi.
23 May 21:51

" Dost değiliz tabii. Ama birbirine eşit iki düşman gibi, işte sana ender yapılacak bir teklif Roland; sadece düşmanlar gerçeği söylerler. Arkadaşlar ve sevgililer zorunluluk ağına düştükleri için sonsuza kadar yalan uydururlar. "

Silahşor, Stephen King (Altın Kitaplar)Silahşor, Stephen King (Altın Kitaplar)
Pol Gara, bir alıntı ekledi.
23 May 15:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Âh Aliman, sevgili Aliman, bunun, savaş yüzünden doğan bir zorunluluk olduğunu O'da biliyordu. Kocasını O'nun kadar çok seven bir başka kadın görmedim.

Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Sayfa 42 - Gün Yayınları /Türkçesi: Ülkü Tamer / Kitapta Cengiz Aytmatov'un iki hikâyesi birden yer alıyor. 1.si Toprak Ana, 2. hikâye Sâhip Olmak Ve Kaybetmek(Selvi Boylum Al Yazmalım) Kitap 1968 yılında İstanbul'da Garanti Matbaası'nda basılmış.)Toprak Ana, Cengiz Aytmatov (Sayfa 42 - Gün Yayınları /Türkçesi: Ülkü Tamer / Kitapta Cengiz Aytmatov'un iki hikâyesi birden yer alıyor. 1.si Toprak Ana, 2. hikâye Sâhip Olmak Ve Kaybetmek(Selvi Boylum Al Yazmalım) Kitap 1968 yılında İstanbul'da Garanti Matbaası'nda basılmış.)
ANIL AKCAN, Hayvan Çiftliği'yi inceledi.
 23 May 14:39 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

~STALİN ÇİFTLİĞİ~

Sevgili 1K üyeleri, incelememe başlamadan şunu belirtmek isterim ki böylesi önemli bir kitabı değerlendirmek herkes için zor olsa gerek. Sözüm ona kitabın nesnel degerlendirilmesini çok güç bulmaktayım. Çünkü George Orwell' da kitabını yaşadığı talihsiz olaylar sonrası yazması ve onun bir nevî Rusya (Stalin) yüzünden "genel ideoloji" ye taşlamada bulunması yazarın da gayet öznel bir yaklaşım gösterdiğinin kanıtı olduğunu düşünüyorum. Zira o da bunun farkındaymış ki Çapski' nin (Orwell' ın Sovyetler Birliği' ndeki çalışma kampından ve Katin Kıyımı' ndan kurtulmuş, Paris' e gelen bir arkadaşı) anlattıklarından etkilenip kitabında daha sonradan yaptığı bir değişikliktir. Bu değişiklik şudur. Komün rejimini benimseyen çiftlik saldırıya uğrar, hayvanlar korkuya kapılmıştır. [Güvercinler uçuştular, Napoléon (Stalin) da dahil bütün hayvanlar kendilerini karınüstü yere atıp yüzlerini kapattılar]. --> [ Güvercinler havaya uçuştular, +Napoléon dışında+ bütün hayvanlar kendilerini karınüstü yere atıp yüzlerini kapattılar....]

Burdaki değişiklik Sovyetler Birliğinden kaçan ve rejime karşı olan Orwell' ın arkadaşı Çapski' nin onca acılar yaşamasına karşın Rusya' yı Alman boyunduruğundan" Stalin' in kişiliğinin ve büyüklüğünün" kurtardığını söyler.
"Almanlar, Moskova' yı ele geçirmek üzereyken Stalin kentte kaldı. Moskova' yı onun gözü pekliği kurtardı" der.

Tabi bu değişiklik üzerine Orwell' ın da bir çift sözü vardır. "Böylelikle, Alman saldırısı sırasında Moskova' dan ayrılmayan Stalin' e haksızlık etmemiş oldum. "

Sayın 1K üyeleri... Naçizane görüşüm şudur ki bir toplumun rejim değişikliğinin tamamlanması için ciddi bir zaman dilimine ihtiyaç vardır. Hele ki bu rejim komün rejimi ise. Rusya' da komünizm tam manada başarılı olamadıysa bunun sebeplerini yüzlerce belgeyle ispatlamak mümkündür ama benim için özet niteliğinde bir sebep vardır ki Komünizm' e giden yol sosyalizmden geçmektedir. Das Kapital' i okumuş her insanın komünizm' in kötü bir şey olmadığını zaten anlamıştır. Dedelerimizin Komün rejimini bizlere "dinsizlik" ve dolaysıyla "şeytan işi" söylemlerini dikkate almazsak tabi...

Ben bu açıdan da Orwell' ın komünizmi anlamadığını, kötü bir örnek olan Rusya' nın sadece içinde bulunduğu kötü şartların
dünyaya yansıtılmasının ve yine Orwell' ın kitabını yazmasına esin kaynağı olduğunu düşünüyorum. Yani Orwell, bugün Türkiye' de yaşamış olsaydı, Cumhuriyet ile yönetilen Diktatörlük rejimi karşısında ciddi bir Cumhuriyet düşmanı olabilirdi...

(Spoiler) Çiftlik sahibi çiftlikten ilk kovulduğu zaman komün rejimiyle birlikte hayvanların eşit oldukları ile ilgili ilkeler vardı... Napoléon çiftlik başına geçmeden önce her insanın içinde yaşamak istediği bir distopyadan bahseder... Bunun neresi kötüdür anlamıyorum. Yani rejimin tukaka olmasının nedeni Napoléon ise, bence kötü olan rejim değil, kişilerin kendisidir. Stalin' i eleştirmek eğer rejimi eleştirmekse konuşmamın başında olduğu gibi nesnel bir değerlendirmeden söz edilemez.

Stalin 1927’de kolektivizasyon kararı verdiğinde işlerin trajikleşmesindeki nedene bakacak olursak NEP döneminde zenginleşen köylüleri yani kulakları görürüz. NEP dönemi, bir zorunluluk olarak, Savaş Komünizmi sonrası gelmiş, bu dönemde köylülüğün ticaret yapmasının önü açılmıştır. Bir geri adım olan ve köylülüğün önünü açan NEP’i Lenin önermişti ancak Bolşevik Parti içindeki “işçi muhalefetini” oluşturan Şliyapnikov, Kollontay ve Stalin’i eleştirenlerin dillerden düşürmediği Trotsky eleştirmiş ve NEP’e karşı çıkmıştı. Ama kolektivizasyonu başlatan Stalin NEP’i savunmuştu. Yani, köylülüğe savaş açtığı iddia edilen Stalin aynı zamanda köylülüğün önünü açan NEP’in uygulanmasını sağlamıştı.

Yani kısacası (Lenin toprakları herkese dağıttı. Ama herkes tarlayı ekmedi. 10 birim tarladan 3 birim ürün elde edildi. Bu durum Rusya' da açlık ölümlerine yol açtı. Uzun vadede Rusya' nın sefalet içinde dışa bağımlı olmasına neden olacaktı. Stalin bunu fark etti, toprakları geri aldı, sadece topraktan gelen köylüye verdi arazileri. 10 birim tarladan 10 birim ürün elde edildi. Tabi bu geri alımın nasıl olduğu da aşikar...)

Ben yine de haksızlık etmeyeceğim, kitabı çok fazla beğendim. Akıcı dili, lafı dolandırmaması hoşuma gitti. Edebî derinliği olmamasına karşın ciddi bir hayranlık beslediğimi söyleyebilirim yazara karşı. 1984 etkisi olsa gerek.
Ayrıca kitabı 3 ayda yazmış. Teşekkürler George Orwell.

İyi okumalar...

HadRa, Mektuplar'ı inceledi.
 22 May 14:26 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Şeriati...
Duruşu ve fikirleri ile uyanmama vesile olan manevi babam!
Her kitabında ayrı bir şahsiyet her birinde ayrı bir renk, ahenk...
Şahsiyetini mürekkeple değil kan ile sayfalara döken Şehid.
44 yıllık hayatına bunca bilgiyi, telaşı, yaşayışı, aileyi, hapishaneyi, sürgünü, uzun yolculukları, haccı, çocukları, evliliği, eğitimi, öğretmenliği ve sayısını bilmekten uzak olduğumuz bir dolu kitabı nasıl sığdırdı sorusuna verebileceğim tek cevap KERAMET olurdu galiba :)
Yalnızlık sözleri serisi ve eşi Puran Şeriati'nin kitaplarından edindiğim bilgiye göre hayatından uykuyu zorunluluk dışında çıkartmış bir mücahid.
Kendisine üzerinde silahla mı yakalandın diye soran gardiyana evet tam üç tane silah ile cevap veren ve markası sorulduğunda Dolma Kalem diye haykıran Yazar !
Kitabı hakkında bilgi vereyim derken hep o asil duruşuna takılı kaldığım mübarek insan.
Konuşmaları, mektupları ... Biz sıradan insanların konuşmaları ve mektupları gibi değil. Her biri ayrı bir dünyayı aydınlatan gök lambalarıdır.
Dün gece saatlerinde başlayıp henüz bitirdiğim kitap hakkında söyleyeceğim tek şey mutlaka okumanız gerektiğinden öteye gidemez. Zira bilip ardında durdugum bir sey var ki "kitap değil yazar okunur."

“…Sıkıcı. Her zaman bir huysuz oldum. Kimse için eğlenceli değil. 67. Giderek Aç gözlü oluyorsun. Yaşlı haline göre davran. Sakin ol Hiç Acımayacak.”

Hunter S. Thompson, karısına bıraktığı bu son notun ardından kendini tabancayla vurarak hayatına son vermiştir. Yazar, Gonzo gazeteciliği adı verilen türün de yaratıcısıdır. Söz konusu anlayışa göre haberler hakkında objektif olmak gibi bir zorunluluk yoktur. Aksine olabildiğince subjektif olmak gerekmektedir. Süslü ya da edebiyatlı cümleler yerine alaycı, okura samimi gelen bir dil üslubunda sürdürülen bu tür, 1970 yılında ABD’de ortaya çıkmıştır.

Okuduğumuz kitabı buraya yazmak güzel oluyor.Bitirmek istiyorsunuz.Zorunluluk yaratıyor.Okuma ile ilgili zaman sıkıntısı olmaya bir insanım ama bazen konsantrasyon sorunu yaşıyorum.