Ziya

Ziya
Nihil significat
İnsanlar, yaşayabilmek için gülüyorlardı güldükleri için yaşamıyorlardı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanlar köylerde gün doğumunu -ki genelde istemeyerek- şehirlerde ise gün batımını -isteyerek- seyreder. Köyde varoluş vardır gün doğumu gibi ve genelde biteviye sürer bu. Şehirlerde ise gün batımı gibi karanlıktan önceki aydınlık -yok oluş- vardır ve fasılalı kompleks bir yapı icra eder.
Bazı yükler istemeden omuzlanır ve bigane kalamayız hatta artık bizi yavaşlatır. Yaşadığımız merhalelerdeki bu bazı yoğun hissettiğimiz - lahzanın farkına vardığımız - esrimelerde başımıza gelenler, hep sırtımızda bir çıkın gibi kalır. O yükle muazzam tecrübe denilen o pespaye farkındalığa sahip oluruz gelgelimki kaldırıp atamayız o çıkını artık. Vecizeyle söylemek gerekirse nihayete yaklaşılır her tecrübede. Bir süre sonra dallanır budaklanır, türevleşir.
Kalbimle havsalam arasındaki köprüde yaşanılanlar, ağzımdan dökülürken bir anafora dönüşüp boğulma tehlikesine iştirak etmez lakin pek de bir ehemmiyeti yoktur. Kelimeler, havsalanın bir alegorisi gelgelelim ki günyüzüne çıkacak kadar aleni bir ziya değil. Alegorik bir gösterimdir, gösteriler ise iletişimin bir amacı olabilir ama anlamlı kısmı olmaktan ıraktır. Anlamlandırmak dilsiz bir şekilde var olur sonra telakkiye dönüşüp bir salıncak misali bir oraya bir buraya sallanıp durur. Durduğunda ise bir kısma aitlik başlar, durduğunda terakki olmaz irtica başlar nerden bakarsan bak iptidailik. Nerden bakarsan bak duran kişiler, ileriye gidemediklerinden fütüristik olamadıklarından yobaz, dogmatik olup çıkarlar. İnsan ileriye gitmek istemezse ya da gidemezse zaruri bir mürteci olup çıkar. Sorgulanmamış kültürler de böyledir başkasının telkinlerinden başka bir konumda konuşlanmazlar. Sorgula ki var ol. Sorgulamazsan bir bağlaç, edat olabilirsin ama anlamın olmaz.
Anlayana ; kütüphaneler az, anlamayana bir harf fazla. Hak edene; gezegeni versen az, etmeyene bir lahza havsala dahi fazla. Gelişene durmak ilerlemek, gelişmeyene adım atmak durmak. Yaşamayı bilene; gece gündüz, bilmeyene gündüz gece. Farkındaki göz; şahin misali farkında olmayan göz; yassı solucan. Fıtratı temiz olanı; yumak israf, kirliyi; okyanuslar temizlemez. Hazza ; aç olanı materyaller doyurmaz, tok olanı soyutlukta bile acıkmaz. Anlamlı olan uzaklarda dahi yakında, anlamsız olan dibinde dahi uzakta. Yalnızlık; bozkırkurdu kişilik, birliktelik; suivist kişilik. Sessizlik gözalıcı güçlü bir belagat, konuşmak müsrif bir retorik. Yaşamak; ince, yumuşak, filizlenmiş yeşil Ölmek; kaypak, sert, sarı yahut kahverengi.