Cidden soruyorum insanlar "hayatı dolu dolu yaşamak lazım" derken neyden bahsediyorlardı? Bu cümlede asıl anlatılması gereken şey neydi? İnsanlar "hayatı dolu dolu yaşa" lafını çok yanlış benimsemiş olmalılar ki her yaptıkları hata ve yanlışlar karşısında "hayatı dolu dolu yaşıyorum" cevabını vermeye hazırlar. Kimileri yaptığı yanlışları, sergiledikleri lüzumsuz davranışları, veya günü birlik eğlencelerini bu lafa sığdırmışlar. Ya da küçücük bir cümleye kocaman hayatlarını sığdırmaya mı çalışmışlar demeliyim? "Hayatı dolu dolu yaşamak" sahiden bu mu? Özünü, sözünü, anlamını bilmediğimiz bir cümle uğruna kocaman bir ömrü, kocaman bir yanlışı yaşamak zorunda bırakmışız kendimizi, adını da "Hayatı dolu dolu yaşamak" koymuşuz. Halbuki insanlar hep böyle değiller mi ? Olanla yetinmek varken her zaman daha fazlasını arama çabaları, sürekli küçücük şeylere kocaman anlamlar sığdırmaya çalışmaları, bir avuca sığacak olan kalbe sınırsız karakterler sığdırma çabaları bunların hepsi biz insanların kendini bilmezliği değil mi ? Her zaman her şeyin bır tık daha fazlasını, her şeyin en iyisini yaşama arzusu.. Bunlar yormuyor mu cidden bizleri? "Hayatı dolu dolu yaşmak" yerine hayatı doğru yaşamayı öğrensek meslea o zaman her şey daha güzel gelmez mi bizlere? Etrafımızda sürekli dertlerimizi anlatcak birilerini aramak yerine mutluluğumuza dahil edeceğimiz insanları arasak o zaman daha güzel, daha anlamlı ve daha yaşamaya değer bir hayata sahip olmaz mıyız?
Daha çok mutlu olacağımız anılar biriktiririz mesela
Daha çok güler daha çok hayal kurarız..
Kızmaya, küsmeye bahane aramak yerine sevmek için bahanler ararız.
O halde "hayatı dolu dolu yaşamaya çalışmak yerine." "Hayatı doğru yaşamayı" öğrenmelidir insan...
" Zû el asfi"