Düşününüz ki, onun gibi kültürlü ve eğitimli, tanınmış bir aileden birinin benimle evlenmeyi kabul etmesi için ne büyük bir sefalet içinde bulunması gerekti! Ama evlendi! Ağlaya hıçkıra, avuçlarını sıka sıka evlendi! Zira gidecek bir yeri yoktu. Anlıyor musunuz, anlıyor musunuz aziz beyefendi, gidecek bir şeyi olmaması ne demektir? Hayır! Bunu henüz anlayamazsınız.
Gidecek başka kimseniz yoksa ne olacak! Her insanın gidebileceği bir yer olmalı, öyle değil mi? Zira öyle zamanlar olur ki muhakkak birine gitmeniz gerekir! Biricik kızım ilk defa sarı evrak almaya gittiğinde, ben de onunla gittim...