“Aydın olmak demek, modaya uygun şekilde giysi ve kolalı gömlek giymek ya da şapka takmak değildir. Aydın kesim, halkın beyni konumundadır. Halkımız, iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir gelir elde edin veya geceleri eğlenin diye sizi o konuma getirmemiştir. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar onlar yozlaşmışlardır.
Eğitimi almış olanların tümü; milli düşünceyi geliştirmeye, milli ruhu uyandırmaya, milli iradeyi güçlendirmeye mecburdur.
Köylülere, işçilere, halkın alt kesimlerine nasıl daha iyi bir konuma yükselebileceklerini öğretiniz!
Halkımıza var olmanın değerini bilmeyi ve korumayı öğretiniz. Onlara bu çorak topraklarda; her köylünün, her işçinin daha insanca, daha sağlıklı, daha mutlu, daha akılcı bir hayat yaşayabileceğini anlatınız!
Halkımıza nasıl çalışmaları gerektiğini öğretiniz!
Az maliyetli. sağlıklı konutları nasıl yapabileceklerini gösteriniz!
Kendilerinin ve çocuklarının sağlıklarını nasıl koruyabileceklerini öğretiniz. Mutlu bir aile hayatının nasıl kurulabileceğini, kadının erkeğe, erkeğin kadına nasıl davranacağını ve çocuklarının nasıl terbiye edileceğini anlatınız!
Halkımızı, her işi zamanında yapmaya, disiplinli ve düzenli çalışmaya alıştırınız!
Kendisinin ve başkalarının hukukunu gözetmesini öğretiniz!
Bütün bu konularda bizzat kendiniz halka örnek olunuz. Kendi aranızda ve halk ile ilişkilerinizde kılavuz olunuz!
Unutmayınız ki halkın cehaleti, kabalığı, alkol düşkünlüğü, hastalıklı oluşu, sefaleti, kötü ahlaklı oluşu, bütün bunların hepsi sizin kendi utancınız ve suçunuzdur.”