Kırgınlıklar başka kırgınlıklar doğurdu, eski yaraları deşti, yeni yaralara dönüştürdü onları; ikisi de acıyla, bunca yıllık evlilik savaşımında kin büyütmekten başka bir şey yapmadıklarının farkına varıp korkuya kapıldılar.
Evliliğin büyük felaketlerinden kaçınmanın, günlük küçük mutsuzlukları gidermekten daha kolay olduğunu bilselerdi, yaşam ikisi için de çok daha başka olurdu.
Evliliklerinin altın yılını kutlamışlardı ve birbirleri olmaksızın ya da birbirlerini düşünmeksizin bir an bile yaşayamıyorlardı; yaşlılıkları ilerledikçe de bunun daha az bilincine varıyorlardı. Hiçbiri bu karşılıklı köleliğin sevgiye mi yoksa rahatlığa mı dayandığını bilmiyordu, ama ellerini yüreklerine koyup hiçbir zaman sormamışlardı bu soruyu kendi kendilerine; çünkü ikisi de yanıtını bilmezden gelmeyi yeğlemişlerdi hep.