Birgün, bu amaçsız koşunun anlamsız koşucuları olduğumuzu itiraf etmeyecek miyiz?
Bazı soruların değil ömürlük olduğu bilgisini unutabilecek miyiz?
Artık yalan söylemeyelim.
Bizler, bu dünyaya hiç ölmeyecek gibi tutkuyla bağlanmış zavallı insanlarız.
Bazen kaybettiklerimizle imtihan ediliriz.
Elimizden kayıverenle, yanımızdan gidiverenle, içimizden çıkıverenle yanar kavruluruz. Hayatın son adımını attığımızı, herşeyin tükendiği vakte ulaştığımızı düşünürüz. Kaybettiklerimiz, kaybetmediklerimizin sıcaklığını artırmak içindir oysa. Bu derin bilmeceyi asla çözemeyiz. Ölümün iki tarafa da açılan bir kapı olduğunu bir türlü aklımızda tutamayız.