"Sıradan..." diye mırıldandım. Belki de doğruyu söylüyordu. Başkalarıyla aynı olmak. Hiçbir eğriliği olmaksızın yaygın olmak; sıradan bir şekilde okula gitmek, sıradan bir şekilde mezun olup şansın yaver giderse üniversiteye de girmek, şöyle böyle bir yerde iş bulup içine sinen bir kızla da evlenip aile kurarak çocuk sahibi olmak... Bu türden şeylerdi. "Dikkat çekmemelisin!" sözüyle uyumlu olan şeylerdi işte.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitaplar farklıydı. Çünkü kitaplarda boş yer çoktur. Hem kelimeler arasında hem de satırlar arasında boşluklar vardır. Bunların içerisine girip oturabilir, aralarında yürüyebilir ya da boşluklarına düşüncelerimi bile yazabilirim. Anlamasam da fark etmez. Herhangi bir sayfasını dahi açmam, yarısına kadar başardığım anlamına gelir.
Kitaplar, beni gidemeyeceğim yerlere bir çırpıda alıp götürdü. Hayatımda hiç karşılaşamayacağım insanların itiraflarını bana anlatıp hiç göremeyeceğim kişilerin yaşamlarını gösterdi. Hissedemediğim duygular ve başıma hiç gelmeyen olaylarla dopdoluydu. Bu, televizyondan ya da sinemadan büsbütün farklıydı.
Öfkelenmem gereken yerde sessiz kalırsam sabırlı, gülmem gereken yerde kendimi tutarsam ölçülü, ağlamam gereken yerde de suskun durursam güçlü sayılıyordum.