Cengosnikov

Cengosnikov
@CengizhanDoruk
Tanımlamak sınırlamaktır.
25 Mayıs
222 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Fiziksel bir eksiklik, zihinsel bir aşırılık yaratabilirdi. Sanki süreç, tersine de işleyebiliyordu. Zihinsel aşırılık, kendi amaçları doğrultusunda, kasti bir yalnızlığın gönüllü körlük ve sağırlığını, yapay bir zevklerden el çekme iktidarsızlığını doğurabiliyordu.
Reklam
Çarklar sürekli dönmeli, ama bakımsız dönemezler. Onlara bakacak adamlar gerekir, dingilleri üzerinde dönen çarklar misali sarsılmaz adamlar, aklı başında itaatkâr adamlar, mutlu ve istikrarlı adamlar. Ağlayanlar: Bebeğim, anneciğim, canım, canım bir tanem; sızlananlar: Benim günahım, berbat Tanrım; acı içinde haykıranlar, ateş içinde mırıldananlar, inleyerek yaşlılık ve yoksulluktan sızlananlar çarkları nasıl döndürebilirler? Ve çarkları döndüremezlerse... Bin çarpı bin çarpı bin tane erkek ve kadın cesedini gömmek ya da yakmak epey zor olurdu.
Bu da mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek."

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Çünkü herkesin bildiği gibi, tikeller, erdem ve mutluluğu getirir; genellikler ise entelektüel açıdan kaçınılmaz belalardır. Toplumun omurgasını düşünürler değil, oymacılar ve pul kolleksiyoncuları oluştururlar.
Kronik vicdan azabı, tüm ahlâkçıların hemfikir olduğu gibi, hiç de istenmeyen bir duygudur. Eğer kötü bir davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiği kadar durumu düzeltin ve bir dahaki sefere daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.
Reklam
Hemen yanı başımda can veren çok kişi gördüm, bir şeyin bilincine varmış; kin ve öfkenin, öldürme ve yok etmenin objelere bağlı olmadığını sezgisel yoldan kavramış pek çok kişi. Hayır, objeler de hedefler de tümüyle rastlantıydı. En azgınları da içinde olmak üzere bu çok eski temel duygular düşmanı hedef almıyordu; söz konusu duyguların kanlı eylemleri insanın içinin, insanın kendi içinde bölünmüş olan ruhunun yalnızca dışa yansımasıydı; bu ruh kasıp kavurmak, öldürmek, yok etmek ve ölmek istiyordu; böylelikle yeniden doğmayı amaçlamaktaydı.
Sayfa 196Kitabı okudu
Eskiden bir ideal uğruna yaşayacak insanlarla pek seyrek karşılaşıldığını düşünürdüm hep. Cephede pek çok insanın, hatta bütün insanların bir ideal uğruna ölebileceklerini gördüm. Yeter ki kişisellikten uzak, kendilerinin özgür seçtiği bir ideal değil de, başkalarından devralınmış ortak bir ideal olsundu bu.
Sayfa 195Kitabı okudu
Kimi zaman yaşadığım mutluluk nedeniyle derin bir hüzne kapılıyordum çünkü iyi biliyordum ki, sürekli olamazdı bu mutluluk. Rahatlık ve ferahlık içinde nefes alıp vermek bana göre değildi, bana acılar ve telaşlar gerekiyordu.
Sayfa 189Kitabı okudu
Bu konu üzerinde düşünürken, biyoloji ve evrim tarihi açısından sorunun üzerine eğilmek zorunludur. Suda yaşayan hayvanları karaya, karada yaşayanları suya itip süren büyük değişiklikler dünyada gerçekleştiğinde, o zamana kadar görülmedik bir işi başarıp soylarını yeni uyum girişimleriyle yok olmaktan kurtaranlar, yazgıyı göğüslemeye hazır örnekler olmuştur hep. Bunlar, kendi türleri içinde tutucu ve değişmelere kapalı bir yol izleyenler miydi, yoksa daha çok başı çekenler ve devrimciler mi, bilmiyoruz. Bildiğimiz şey, yazgıyı göğüslemeye hazırdı hepsi; dolayısıyla kendi türlerini kurtarıp onların yeni gelişimlere ayak uydurmalarını sağladılar.
Sayfa 178Kitabı okudu
İnsanların yürüyüş yönünü etkileyen bütün kişiler, böyle bir gücü gösterebilmişlerse, nedeni, istisnasız tümünün de yazgı denen şeyi göğüslemeye hazır olmasıdır. Musa ya da Buddha. Napoléon ya da Bismarck, hepsinde böyle olmuştur.
Sayfa 178Kitabı okudu
Reklam
Özgürlüğüne kavuşmayagörsün, ilk kıpırdanışları hiç de kıpırdanışların en güzeli olmayacaktır. Ama bu kadar uzun süredir boyuna yalan dolana başvurularak varlığı yok sayılmış ve uyutulmuş ruhun sefaleti bir kez kendini açığa vurduğunda, hangi kestirme ya da dolambaçlı yolların izleneceği önemsizdir.
Sayfa 177Kitabı okudu
Ansızın bir hüzün sardı içimi, bu büyülü saatte ölmek özlemini duydum.
Sayfa 167Kitabı okudu
…o zaman sık sık bir inanç beliriyordu içimde, canıma kıymam gerektiğini düşünüyordum. İzleyeceği yol, herkes için de bu kadar güç müdür?"
Sayfa 172Kitabı okudu
Her tarafta aynı şey! Her tarafta insanlar "özgürlük" ve "mutluluk" denen şeyi gerilerde bıraktıkları bir yerde arıyor, bunu da sorumluluklarının kendilerine hatırlatılacağı ve özellikle kendileri için belirlenip izlemeleri gereken yola dikkatlerinin çekileceği korkusuyla yapıyorlardı. Birkaç yıl içkiler içilip bayram ediliyor derken, ses soluk kesilerek devlet hizmetinde çalışan ciddi bir memura dönüşülüyordu.
Sayfa 167Kitabı okudu
Demian, dört bir yandan insanların bir araya gelip sürüler oluşturduğunu, oysa özgürlük ve sevgi denen şeye hiçbir yerde rastlanmadığını belirtti. Öğrenci dernekleri, şarkı ve türkü topluluklarından uluslara varıncaya kadar bütün bu bir araya gelmelerin zorlama bir nitelik taşıyıp sıkıntıdan, korkudan ve ne yapacağını bilememekten kaynaklandığını, içte ise söz konusu beraberliklerin çürüyüp kokuştuğunu, eskiyip yıkılmaya yüz tuttuğunu açıkladı.
Sayfa 165Kitabı okudu
1.856 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.