Cesur Yeni Dünya

8,4/10  (323 Oy) · 
729 okunma  · 
226 beğeni  · 
7.080 gösterim
"Cesur Yeni Dünya" bizi "Ford'dan sonra 632 yılına" götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında "Cemaat, Özdeşlik, İstikrar" yazan Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, "annelik' ve 'babalık' pornografik birer kavram olarak görülür Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya uykuda eğitim ile sağlanır. Hipnopedya sayesinde herkes mutludur; herkes çalışır ve herkes eğlenir. "Herkes herkes içindir."

"Cesur Yeni Dünya"nın önemi yalnızca ardılları için bir standart oluşturması ve karamsar bir gelecek tasarımının güçlü betimlemesiyle değil, aynı zamanda 'birey yok edilse de süren macerasının' sağlam bir üslupta anlatılmasıyla da ilgili. Huxley, yapıtını ütopa geleneğinin kuru anlatımının dışına çıkarıp 'iyi edebiyat' kategorisine yükseltiyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    266
  • ISBN:
    9789756902165
  • Orijinal Adı:
    Brave New World
  • Çeviri:
    Ümit Tosun
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:

Biraz argo bir giriş olacak ama "o nasıl bir öngörü arkadaş!" diyeceğim. Huxley bu romanı 1932'de yazmış yahu! Romanda Cesur Yeni Dünya'yı kurgulamış.
Bu öyle bir dünya ki mutluluk ve tatmin üzerine dizayn edilmiştir. İstikrarlı bir toplum birinci önceliktir ve bunun için bir birinin tıpatıp aynı, düşünmeyen sorgulamayan, kritik etmeyen, endişe duymayan, üzülmeyen kısacası hissetmeyen bireyler üretilmektedir. Dolayısı bu yeni dünyada aile, bağlılık, sanat, edebiyat, felsefe hatta bilime dahi yer yoktur. Evet, toplum gerçekten mutludur. Çünkü bireyler hayatından memnun olması için şartlandırılarak üretilmiştir. Fakat, insani bir topluluktan ziyade robot toplumundan farksızdır.
Dizayn edilmiş bu yeni dünyayı okurken ürpermekle birlikte günümüz dünyasından çok da farklı olmadığını düşündüğünüz noktalar farkediyorsunuz. Spoiler vermemek için detaya girmeyeceğim. Çok yakın (çok çok yakın) gelecekten sinyaller veriyor adeta. Hatta kitabı okumaya başladığım gün gördüğüm haberin linkini de bırakayım şuraya http://ilerihaber.org/...i-basardi-59988.html (doğum olmadan dünyaya gelinmesini mümkün kılacak bir gelişmeden bahsediliyor)

Sonuç olarak herkesin mutlu olduğu, tek düze, renksiz bir dünya mı ya da acının, kederin, heyacanın, endişenin, mutsuzluğun, mutluluğun olduğu fakat çeşitli, rengarenk bir dünya mı sorusunu sorduran keyifle okuduğum bir eserdi. Tavsiye ederim efenim, okuyunuz :)

Not1: Yeni dünyadaki 10 önemli kişiden biri olan Batı Avrupa Dünya Denetçisi karakterinin ismi Mustafa Mond'dur. Ve karakterdeki "Mustafa" isminin Mustafa Kemal Atatürk'ten geldiği iddia edilmektedir.

Not2: Romanın ismi (Brave New World), hikayenin içinde de geçen Shakespeare'in Fırtına isimli eserindeki bir sahneden alınmış ve Shakespeare zamanında "brave" kelimesi "güzel" anlamına geliyormuş. Yani aslında kitabın adının anlamı "Güzel Yeni Dünya" imiş.

Zafer KORKMAZ 
 16 Tem 20:53, Kitabı okudu, 14 günde, Beğendi, 8/10 puan

Cesur Yeni Dünya için sitede çokça inceleme yapılmış.Dile getirilen noktaların tekrarı olmaması bakımından etraflıca bir inceleme yapmaya gerek görmüyorum.Okuduğum birkaç incelemenin oldukça dolu ve tatmin edici olduğunu söyleyebilirim.Ben kendimce ifade edilmediğini düşündüğüm,birkaç alt metin çıktısını paylaşmaya çalışacağım.
İnsanoğlunu Sanayi Devrimine götüren Mekanik değişim 1750 li yllarda başlar.Ancak Modern Sanayi felsefesinin işlerlik kazanması 1900 lü yıllara denk gelir.Modern Sanayi Felsefesinin babası Henry Ford olarak kabul edilir.Ford’un tanımladığı yeni kurallar ile hızlı bir değişim başlar...Bu değişim birçok topluma hızla nüfuz ederek 1900 yıl boyunca(m.s) olgunlaştırılmış toplumsal yaşantının bütün alanlarındaki dinamiklerini yerle bir eder.O güne kadar öğrenilenler büyük ölçüde unutulur_zorunda kalınır_ve yeni bir dünya düzeni benimsenir.Bu düzenin merkezinde Küresel eknominin baronları ve onların adını koydukları “Çağdaş Sistem”vardır.Ve başta insan olmak üzere bütün herşey çağdaş olmak zorundadır.Bir ayakkabı bağcığı bile...Eğer değilse çağdışıdır ve o bağcık ayakkabıyı bağ-la-ya-maz.
Huxley’in Cesur Yeni Dünya’sı da başından sonuna kadar bu yeni sistemin bir eleştirisidir.Kitabın ana kurgusu bu sistemin inşasınn tüm süreçlerine göndermelerle bezelidir.Karakterleri bile o sistemin temsilcilerine ithafen isimlendirilmiştir.Farklı bir bakış açısıyla Huxley’in kehanetleri de diyenler olabilir belki ama,daha önceki filozofların,yazarların,düşünürlerin söylediklerinden farklı tek bir yeni fikir olmaması bu düşünceyi oldukça güçsüzleştiriyor bana göre.
Thomas More’un Ütopya’sını bilimsel ögelerle yeniden yazıp içinden adalet,kişisel özgürlük ve sevgi ögelerini cımbızlayarak ,kopyalamış dersek haksızlık yapmış olmayız bana göre.En büyük fark; More’un Ütopya’sında insan etken,Huxley’de edilgendir.More’un tüm hayali insani,Huxley’in ki mekaniktir.Göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konu da şudur;kitapta formülize edilen insan modelini Huxley’nin birçok ifadesinde kutsamış olmasıdır.Bu durum,Ojenik bir toplum ideailini savunan hastalıklı ruh halinin yansımasından başka birşey değil zannımca.Ve yine 1930 larda yaşanan toplumsal,ekonomik ve politik krizlerin çözüm reçeteleridir kendince,Cesur Yeni Dünya’da anlatılan kurmaca-ütopik hikayeler...
Son olarak gözden kaçırılmaması gereken ve bence en önemli ayrıntı ise;dini inanç meselesi.Huxley’in altını çizdiği en önemli nokta budur.Ona göre insan gençken ve ve refah içindeyken Tanrıya sığınma ihtiyaç duymaz...Ne zamanki yaşlanır ve refah seviyesi düşerse Tanrıya yönelir ve bağımsızlığını yitirir.Cesur Yeni Dünya’da insanlar hep genç ve her zaman refah içinde olduğuna göre Tanrıya ihtiyaç yoktur ve tüm insanlar bağımsızdır(!)
Toparlamak gerekirse;mutlaka ve mutlaka okunulması ve uzun uzun üzerine düşünülmesi gereken bir kitap olduğu şüphesiz.Okurken çok fazla araştırma yapma ihtiiyacı duyacağınız için size yeni bilgiler ve kitabın sonunda yeni bir bakış açısı kazandırabilir.Tabiki isteyene...
Keyifli okumalar.

Gökhan 
14 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Biz, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Fahrenheit 451'in ardından, Cesur Yeni Dünyayı okuyarak Kara Dörtlemeyi tamamlamak istiyordum bugüne kısmetmiş.
Cesur Yeni Dünya'da Huxley'in çarpıcı anlatımı; eski dünya mı? yoksa Cesur Yeni Dünya mı? ikilemini kitaptaki bazı karakterlere yaşattığı gibi okuyucuda yaşatıyor. Kitabın sonundaki "Cesur Yeni Dünya Üzerine" bölümünde David Bradshaw'un dediğine göre Huxley'de bu ikilemi yaşamış ve o da benim gibi ikisinin arasında bir yerde karar kılmış.
Hayata bakış açınızı değiştirecek bu harika kitabı herkese öneriyorum.
Ayrıca ilgilenenlere tavsiyem Kara Dörtlemeyi aşağıdaki sıraya göre okumaları;
Biz (1920), Cesur Yeni Dünya (1932), Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1949) ve Fahrenheit 451 (1953)
Son olarak şunu da belirteyim, Distopya türündeki kitaplardan alınan haz yaşla doğru orantılı insan belirli bir olgunluğa ulaşmadan okuduğu zaman bu tür eserlere hak ettiği değeri veremiyor. İstisnalar mutlaka olacaktır ama 30'lu yaşlar ve sonrası bence en uygun zamanlar.

Emre Ö. 
21 Ara 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Tek kelime ile korkunç! 1984 kitabına oranla " daha az" korkunç olsa da bu maalesef iyimser bir bakış açısı olmaktan öte. İyimser bakamıyorum çünkü kitabı bitirdikten sonra derin bir nefes alıp korku dolu gözler ve düşünceler ile yaşadığımız günümüz dünyasını düşünmeye başlıyorsunuz. Ve içerdiği paralellikler göz önüne gelince korkmaktan başka bir şey yapamıyorsunuz!

Kitap da geçen biyolojik robotlardan bir farkımız var mı acaba? Huxley'in romanının tıpa tıp aynısı olmasa da yarattığı distopya'nın gölgesinde yaşıyoruz!
Biyolojik robotlar, sahte mutlulukar, bitmek bilmeyen mesai saatleri, sınırsız şehvet, bir amacın olmaması, her şeyi elde etmenin kolaylığı.. Bukowski'nin Foctotum kitabında yazdığı gibi " sabahın altı buçuğunda bir çalar saatin sesine uyanıp yataktan fırla, giyin, zorla birşeyler atıştır, sıç, işe, diş fırçala, saç tara, başka birine büyük paralar kazandırmak ve sana tanınan fırsat için müteşşekkir olmak için berbat bir trafiğin içine dal. Nasıl razı olunur böyle bir yaşama?”

Gerçekten nasıl razı olunur? Ama olunuyor işte. "Farklı olunca yalnızlığa mahkum oluyor"uz.. Ama bu yalnızlık da günümüzde bir süre mümkün oluyor. Çünkü toplum zamanı gelince " farklı " ve kendisi gibi düşünmeyenleri bir şekilde sindirmeyi başarıyor.Ya da sistem mi demeliyim?

Aslında kitap hakkında daha uzun şeyler yazılabilir. Lakin incelememi bitirmeden geçen paylaştığım ve çok sevdiğim bir şiir ile bitirmek istiyorum:

"Milyonlar çalışırsa yaşamadan,
analar bebelere yalnız süt suyu verirse —
bu düzendir
Emekçiler seslenirse: “Bırakın bizi aydınlığa!
Emeği çalan çıkar kadıya” —
bu düzensizliktir.

Veremliler koşarsa torna tezgâhına,
on üç kişi pineklerse bir odada—
bu düzendir.
Ama biri koparırsa haykırıp zincirini,
Yaşlılığını güvence altına almak istediğini
bu düzensizliktir.
Zengin mirasyediler İsviçre karlarında
eğlenirse -ve yazın Comer sularında — ,
o zaman huzur vardır.

Ama her şeyde değişme tehlikesi varsa,
arsa ticareti birden yasaklanmışsa —
o zaman huzursuzluk vardır.
Aslolan: Açlara kulak vermemek.
Aslolan: Caddelerin düzenini bozmamak.
Ses çıkmasın yeter.
Zamanla her şey olur.
Evrimle her şey size de ulaşır.
Milletvekilleriniz keşfetti işte bu gerçeği.
Unutmayın o zamana dek hepiniz nalları dikmeyi.
Nasıl olsa mezar taşlarınıza yazılacaktır:
Onlar hep sessizlik ve düzen içinde yaşadılar..

/Kurt Tucholsky"

Kitabı ölmeden okuyun ve sağlıcakla kalın...

Uğur Erdoğan 
13 Nis 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

1984 kitabını okuduktan sonra aynı türde bir kitap okumak istemiştim.Bu kitabı keşfettim ve okudum.İnsanların kast sistemine benzer bir sınıflandırmaya ayrıldığı bir dünya var.İnsanlar belli bir şartlandırmayla hayatlarını sürdürüyorlar.Okurken kendinizi de o dünyada hayal ediyorsunuz.1984 kitabı kadar başarılı olmasa da gene de bu türdeki kitapları okumayaı sevenler okuyabilir.

Ezgi Sezgin 
27 Ara 2015, Kitabı okudu, 8 günde, Beğendi, 9/10 puan

Öyle bir dünya düşünün ki, anne ve babalık kavramı ayıp sayılıyor. Anne veya baba olmak diye bir şey yok. Doğurmak yok. Çocuklar şişeleniyor ve değişik özellikler bu şişelere enjekte ediliyor. Kast sistemi gibi bir sınıflandırma var.
Çocuklar uykudayken eğitiliyor. Toplumdaki istikrarı sağlamak için şartlandırılıyorlar.
''Herkes, herkese içindir.'' düşüncesi kabullenilmiş. Bu yüzden eş,sevgili gibi kavramlar yok. Hastalık yok, yaşlılık yok insanlar hep genç kalıyorlar.Sorgulamak yok.
Ve daha bir sürü şey...
Okurken ya böyle olsaydı ne olurdu diye düşünmeden duramıyor insan.Modern dünyaya bir eleştiri niteliğinde.
Kitabın sonlarına doğru Vahşi'nin ve Denetçi'nin konuşmalarını çok beğendim.
Kurgusu çok iyi, anlatımı çok iyi. Alanında çok iyi bir eser. Mutlaka okuyun.

''Eğer farklıysan, yalnızlığa mahkum oluyorsun.''

Aysun Çelik 
06 Nis 11:47, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Cesur Yeni Dünya'yı okumadan evvel etkileyici bir kitap olduğuna dair şüphem yoktu. 1984'le karşılaştırılması tereddütsüz okumam için yeterliydi zaten. 1984'ü çok daha üstün tutsam da Huxley'in Cesur Yeni Dünya'da parmak bastığı ciddi konuları da hafifsemem mümkün değil.

Bu yeni düzenin iyi mi yoksa kötü mü olduğuna hala karar veremedim -zira üzerine epey düşünülmesi gereken bir kitap- ancak yapay doğumla düzen içinde doğmuş kişiler her ne kadar 'her şeyin güzel' olduğu inancı taşıyor olsalar da ne salt iyiden ne salt kötüden bahsedilebilir. Öyle ki iki kavramı da içinde barındıran bir düzen.

Tam bir bilim ve teknoloji aşığı olmama rağmen Cesur Yeni Dünya'daki kullanım biçimini sorgulamamak imkansız. İnsanların hiç hasta olmadan ve yaşlanmadan vakitleri dolduğunda dünyaya veda etmeleri kulağa hoş geliyor ancak doğal bir doğumla değil de fabrikada üretilmeleri, birey olmanın ve bireysel özgürlüğün anlamını yitirmesi de diğer yandan ürkütücü geliyor. Bu yapay üretimdeki dış müdahaleyi de unutmamak gerek ki insanların hangi kast sınıfına ait olduğu, ne gibi özelliklere sahip olacağı (fiziksel ve zihinsel) vb. Kısacası kaderleri önceden belirleniyor ve tüm seçim hakları ortadan kaldırılıyor. Aslolan tek şey itaat etmek. Tüm bunlar telkin ve şartlandırma yöntemi sayesinde kontrol altına alınıyor. Bu da farkında bile olmadan düzene boyun eğmek zorunda oldukları anlamına geliyor. Düzene aykırı bir durumda ise dışlanıyor ve sürgünle cezalandırılıyorlar.

Kitabın sonunda Mustafa Mond (yeni düzenin lideri) ve John (ilkel kabile bireyi) arasında geçen konuşma çok etkileyiciydi. Dönüp tekrar okuma isteğimi uyandıracak karşılıklı bir düşünce ve fikir tartışması olduğu için sayfaları fotoğraflamama neden oldu :)

Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
03 Oca 11:09, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Aldous Huxley in yarattığı Cesur Yeni Dünya sı korkunç ve imkansız bir dünya gibi gözükse de, aslında bu ütopik / distopya dünyanın yavaş, yavaş etrafımızda şekillenmiş olduğunu görüyoruz. Romandaki dünya hükümetinin insanları daha rahat kontrol altında tutabilmek için kurdukları şart-landırma sistemi günümüzde bu denli olmasa da hükümetlerin uyguladıkları ve çalıştıkları bir yöntemdir.
Huxley’in kitabında öngörmüş olduğu teknolojilerin çoğu, örneğin yapay döllenme, taşıyıcı annelik, çocuk üretimine yönelik genetik mühendisliği çoktan gerçekleşti ya da gerçekleşmek üzere bunu yanında
Sperm bankacılığı, taşıyıcı anne, kiralık baba, tüp bebek, kopyalanan koyun derken, “Erkeksiz doğum” gündeme girdi. Kadının kemik iliğinden sperm üretildi. Ama bu yöntemle doğan tüm çocuklar kız olacak. İngiliz bilim adamları, kadının kemik iliğinde bulunan bir kök hücreden sperm yaratmayı başardı. Lezbiyen çiftler ya da babasız doğum yapmak isteyen kadınlar, biyolojik olarak kendi çocuklarını dünyaya getirebilecek. Bu şekilde devam eder ise şayet çocukların hangi anne- baba dan olduğu değil hangi laboratuvar ortamında dünyaya getirildiği merak edilecektir maalesef...

Muharrem Armağan 
23 May 10:30, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Öncelikle bir çok arkadaş ütopya olarak değerlendirmiş kitabı bir çok arkadaş distopya olarak bana göre ütopik eserlere daha yakın olsada yaptığım kısa araştırma sayesinde romanın distopik mi ütopik mi olduğu hala net olarak belirlenemiş. Distopik değil çünkü herkes mutlu ve savaş, yoksulluk, hastalık yok fakat bunların karşılığında insan için önemli olan bir çok değer yok edilmiştir örneğin anne kelimesi mide bulandırıcı ve aşağılayıcı bir şeydir din, felsefe, aile ve buna benzer bir çok şey yasaktır. Beyni uyuşturan yani daha çok yatıştıran ve sorgulamayı asgari seviyeye indiren soma diye bir hap mevcuttur bunlara bakıldığında ütopik bir eser diye nitelendirmekte olanaksız. Kitap bence ikisinden de farklı bir tür yani ne tam distopik ne tam ütopik bir eserdir. Bunun dışında kitabı okurken bir çok şeyi sorguladım yaşadığımız hayat mı yoksa cesur yeni dünya mı herşeyi düşünerek savaşların içinde kendi benliğinizle mi yaşamak yoksa düşünmeden sorgulamadan mutlu yaşamak mı her ne kadar ikinci seçenek daha cazip gelse de kendi benliğimiz olmadan sahte mutluluklara ne kadar inanılır bilemiyorum. Dahası insan her ne kadar kitaptaki gibi programlanmaya çalışsa da her zaman düzen karşıtı birisi çıkacaktır çünkü insanoğlunun beyni her zaman farklı şekilde çalışır yani bazen düşünüyorum tüm insanlığın ortak olarak kabul ettiği bir şey var mıdır diye ama malesef daha böyle bir şey görmedim. Kitap kesinlikle okunmalı son olarak Brave New World yani kitabın özgün ismi Sheakespeare'in zamanında "brave" kelimesi "güzel" anlamına geliyordu, yani kitap "Güzel Yeni Dünya" veya "Mutlu Yeni Dünya" olarak adlandırılsaymış daha manalı olurmuş.

Halil TUTAR 
07 Şub 16:50, Kitabı okudu, 18 günde, Beğendi, 8/10 puan

Baştan söylemek gerekirse bu tip kitapları merak sardıysanız Goerge Orwell'in 1984 adlı eserini de okumanızı öneririm. Tabi "1984" ve "Cesur Yeni Dünya" adlı kitapların doğuş noktası olan Zamyatinin, "Biz" adlı kitabını da kesinlikle okumalısınız.
26. yüzyılda geçen eserde insanlar tesislerde yapacakları işe göre üretilmekte olup, anne-baba kavramlarının anlamları değiştirmiş olup,müstehcen kelimeler olarak algılanır olmuştur. Yeni dünya da olaylar ilgilini çekeceğine inanıyorum. Okumaya başalamadan önce kitapta adları geçen kişiliklerin Wikipedia da kimlere karşılık geldiğine bakarak okuduğunuz taktirde daha keyifli okuyabilirsiniz. Kitabın içerisindeki bazı karakterleri,Aldous Huxley gerçek dünyadan almış gibi duruyor.
Kitap bize değer yargılarının içinde bulunduğumuz topluma göre ne kadar farklılaşabileceğini, ve insanların uyuşturularak boş zaman bırakılmayarak düşünmelerinin önlenmesi adına neler yapıldığını anlatmakta. (Kitapta soma adlı uyuşturucu madde ve insanların yalnız bırakılmaması, toplu halde hareket bilincinin enjekte edilerek,bireysel düşünme dürtüsünün kırılması,uykuda ögrenme yoluyla insanların bilinçaltına yönlendirici mesajlarla yönlendirilmesi.... )

Kitaptan 121 Alıntı

Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerine kara kara düşünmeyin.Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 19 - Ithaki Yayınları)Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 19 - Ithaki Yayınları)
Mine Can 
26 Tem 2015, 9/10 puan

İnsan mutluluk konusunu düşünmek zorunda olmasa, yaşam ne kadar eğlenceli olurdu.

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 233)Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 233)

Tanrı mirasıdır belden yukarısı. Altıysa zebaniler mekanı. Cehennem orada, karanlık ve sülfür kuyusu da, yanar kuyu durmadan, haşlar, leş kokar ve ölüm...

Cesur Yeni Dünya, Aldous HuxleyCesur Yeni Dünya, Aldous Huxley

"Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin; şimdi başla, şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla."

Cesur Yeni Dünya, Aldous HuxleyCesur Yeni Dünya, Aldous Huxley
Derya Özyurt 
14 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

"Mutluluk ve erdemin sırrıdır yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: insanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek."

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 38)Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 38)
Ezgi Sezgin 
20 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

''İnsanlar senden şüphelenince sen de onlardan şüphelenmeye başlıyorsun.''

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 99)Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 99)

Takip edilen bir adam gibiydi, düşmanları, düşündüğünden daha düşmanca davranmadıkça, ya da kendisi daha suçlu ve daha da iflah olmaz bir biçimde yalnız hissetmek zorunda bırakılmadıkça görmek istemeyeceği düşmanlar tarafından kovalanan bir adam gibiydi.

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 91)Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 91)
Selim YURTDAŞ 
11 Mar 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

"Acı çekmiş ve kızgın olmalı insan; aksi takdirde gerçekten ustaca, kavrayıcı ve X ışınına benzeyen sözleri bulamazsın."

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 243)Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 243)
Özge 
12 Oca 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Evet, 'Şimdilerde herkes mutlu.' Çocuklara beş yaşında öğretiyoruz bunu. Ama başka bir şekilde mutlu olmak istemez miydin, Lenina? Başkaları gibi değil, kendi istediğin gibi."

Cesur Yeni Dünya, Aldous HuxleyCesur Yeni Dünya, Aldous Huxley
Derya Özyurt 
14 Kas 2014, Kitabı okudu, 8/10 puan

"İşlerini zekice yapacaklarsa genel bir fikirleri olmak zorundaydı, ancak toplumun iyi ve mutlu üyeleri olacaklarsa ne kadar az bilirlerse o kadar iyi olurdu."

Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 24)Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley (Sayfa 24)

Kitapla ilgili 2 Haber

Karanlığın Hakimiyeti : 11 Maddede Cesur Yeni Dünya
Karanlığın Hakimiyeti : 11 Maddede Cesur Yeni Dünya Distopya dendiğinde akla ilk gelen, okumayanın kendini eksik hissetmesi gereken kitaptır Cesur Yeni Dünya. Yazıldığı sırada daha İkinci Dünya Savaşı bile patlak vermemiştir fakat yine de karanlık bir hava hakimdir ona. Çağının çok ötesinde bir hayal gücü ve karamsarlığın timsalidir nereden baksan. Hal böyle iken Aldous Huxley’nin 52 yıl önce dünyaya gözlerini yumduğu bu haftada biz de Cesur Yeni Dünya’yı değerlendirelim dedik ve kolları sıvadık.