Nietzsche Ağladığında

9,0/10  (575 Oy) · 
1.987 okunma  · 
514 beğeni  · 
12.639 gösterim
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek...

Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana'sı. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk.

Aktörler Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrı'yı öldürmüş. "Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır" diyor. Daha sonra, "Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenebilirsiniz?" diyecek. Ümitsiz.

Breuer: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca "ama" pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer'in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.

Salomé: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.
KONU Ümitsizlik. Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salomé, Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. "Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin" der. Breuer, Salomé'yi tekrar görebilmek umuduyla "peki" der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar..

Kendisiyle ve hayatla yüzleşmekten çekinmeyenlere...
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9755391465
  • Orijinal Adı:
    When Nietzsche Wept
  • Çeviri:
    Aysun Babacan
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Murat Sezgin 
 28 Ara 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

“Acı hakikatleri söyleyen bir öğretmen, rağbet görmeyen bir kâhin,” kendini böyle tanımlıyor Nietzsche. Fikirlerinin bulunduğu çağın üstünde olduğunu ve kendi ölümünden sonra değerleneceğini, geleneksel değerlerin ve evlilik gibi kurumların basit olduğunu insanı aciz duruma düşürdüğünü, ümidin kötülüklerin en kötüsü olduğunu savunuyor. İncelemeye bunlarla başlamak istemezdim ama Nietzsche’nin bu gibi düşünceleri beni biraz ürküttü. İnsanın kendi özgürlüğünü bulması adına kurmuş olduğu aile düzenini bozması, çocuklarını kendi özgürlüğü için geride bırakması bana özgürlükten ziyade kaçış gibi geliyor. Kitaptaki şu cümle demek istediğim şeyi daha iyi açıklayabilir: “Yaptığım seçimler başkalarını tutsak ediyorsa ben o özgürlüğü seçemem.”

Kitapta çoğumuzun mutlaka bir kere ismini duyduğu geniş bir karakter kadrosu var. Josef Breuer, Nietzsche, Sigmund Freud, Lou Salome, Richard Wagner gibi. Kitapta dostluk havasında süren bir aşk üçgeni var (Ree-Salome-Nietzsche). Giderek artan tartışmalarla Lou ve Nietzsche’nin arası bozulur. Bu aşk üçgeninde ihanete uğradığını düşünen Nietzsche derin bir ümitsizliğe kapılır. Bu ümitsizlikten sonra çok zorlu süreçler geçirmeye başlayan Nietzsche’nin haline dayanamayan Lou Salome Doktor Breuer’e başvurur. Doktor Breuer yardım etmeyi kabul eder ve gelişen olaylardan sonra Nietzsche ile yaptığı seanslarla modern psikanalize zemin hazırlar. Tabi bu konuyla ilgili bazı gerçekleri söylemek isterdim ama kitabı okuyacaklar için keyif kaçırıcı olabileceğini düşünüyorum.

Psikanaliz deyince akla ilk gelen kişi olan Sigmund Freud’un bilinçaltı ve rüyalarla ilgili olan düşüncelerine de yer veriliyor kitapta. Bilincimiz dışında kontrol edemediğimiz bir bilincin daha olduğunu, gördüğümüz rüyaların bu bilincin bize yansıması olduğunu, kişinin geçmiş hayatından yola çıkarak rüyaların ne anlama geldiğini hakkında çıkarım yapılabileceğini söylüyor.

Ne kadar kitaptaki bazı düşünceleri yadsımasam da kitabın okunması gereken bir kitap olduğunu, doğru bir şekilde anlaşıldığında yeni bir bakış açısı kazanacağınızı ve okurken keyifli vakit geçireceğinizi temin edebilirim. İyi okumalar.

Neslihan Coşkun 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Yorgunluğumun boyutunu hatırlatan bir kitap daha oldu benim için .. Bir "dostum"un önerisi ile üniversite kütüphanesinden gri kapaklı sayfalarını çevirdikçe mutsuz ve ödünç alınan bedenlerde yaşamanın zorluğuyla karşı karşıya kalınan kitaplardan .. şu cümleye denk gelip; gözlerimi kapatıp hüzün dolu , hiç bir beklenti içersinde olmayan tebbüssüm ifadesiyle defalarca kez okudum 'Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır. ' körpecik ömrümde bu cümleyi niçin defalarca kez okuduğumu bilmeden bitirdim .. Kalemine sağlık .. IRVIN D. YALOM

Meyrem KARADENİZ 
 08 Tem 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 9/10 puan

Merak uyandırarak başlayan, özellikle son 70 sayfaya kadar yoğun olarak düşünce sancıları yaşatan ve sonrasında çözülen düğümlerle etkilenerek okuduğum bir baş yapıt. Breuer ve Nietzsche'nin diyalogları ile beyin fırtınaları yaşattığı, tekrar okumayı düşündüğüm kitap, en azından bir kere okunmalı. Doyurucu ve zekice kurgulanmış romanın gerçek verilerle harmanlanması da etkisini arttırıyor. Yazılacak çok şey var ama her okur hissesine düşecek payı kendi almalı diye düşündüğüm için yazmayacağım ;) Kitaplarla kalınız...

Esma Tezgi 
 06 Oca 23:39 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

Nietzsche ve Breuer, alanında önemli iki insan. Gerçekte hiç karşılaşmamış bu iki insan bu kitapta karşılaşıyor ve ortaya oldukça değerli bir kitap çıkıyor. Hayatın, ilişkilerin, gerçeğin irdelendiği, felsefe ile yoğrulmuş, insanı düşünmeye sevk eden bir kitap Nietzsche Ağladığında..

Ben kitabın başına oturduğum an gerçeklikten kopuyor ve kendimi Nietzsche ve Breuer'in arasında buluyordum. Öyle ki kitaba nasıl daldıysam durağımı kaçırıyordum az daha. Kitap öyle bir lokma da hazmedilecek bir kitap değil, yoğun, düşündürücü ve insanı içsel yolculuğa sürükleyebilecek nitelikte bir kitap.

Irvin Yalom çok önemli iki insanı bir araya getirmiş, kitapta başka önemli isimler de var, Freud, Lou Salome, Anna O. gibi. Yazar bence çok cesurca bir girişimde bulunmuş ve ortaya güzel de bir iş çıkarmış. Kitabın dili hiç sıkıcı değildi, kelimeler olağanüstü bir hızda akıyor. Bu sıra zihninizde dur durak bilmeden çalışmaya başlıyor tabii, çünkü yazar hayatla, ,insanlarla, ilişkilerle ilgili çok önemli noktalara değiniyor. Nietzsche ve Breuer kendi felsefesini savunurken sizde kendinizinkini şekillendiriyorsunuz. Düşündürmek açısından oldukça verimli bir kitap anlayacağınız.

İçeriği ile ilgili bilgi vermek istemiyorum, kitabı okuyun, görün. Düşünün, kitabın o güzel havasını soluyun. Yalnız benim kitapla ilgili şöyle bir sorunum oldu, kitaptan etkilendim, kitabı beğendim, muhtemelen ileride bir kez daha okumak isterim ama kitabı sevemedim, sebebini tam olarak anlayamasam da çok sevemedim kitabı. Kitapta bir şeye ısınamadım, belki bu Nietzsche'nin doğru bulmadığım düşüncelerinden kaynaklanıyordur, bilmiyorum, bunu zamanla anlayacağımı düşünüyorum. Dediğim gibi bu kitap bir lokmada hazmedilecek bir kitap değil, kitap zihnime bir çok tohum attı, zaman içinde bunların şekillenip asıl hallerini alacaklarına inanıyorum..

Fazla uzattım, bence okuyun bu kitabı, düşünün ve kendi yargılarınızı keşfedin.
İyi okumalar.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/...zsche-agladgnda.html

BİROL COŞKUN 
02 Kas 2015 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Açıkçası bu kitap okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesi... Adeta kafama balyozla vuruluyormuş gibi hissettim. Herkese tavsiye ediyorum.

Hasan G. 
22 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Çok sevdiğimiz, bizde yer eden filmleri defalarca izlemişliğimiz vardır; aynı şeyin kitaplar için de geçerli olduğunu düşünürüm hep. Belki defalarca değil ama bazı kitaplar belli bir periyotta en az 2 kere okunmayı hak ederler.
Benim için bunlardan biri ‘Nietzsche Ağladığında’ olmuştur. Felsefe alt yapım pek bulunmaz, fakat derinlemesine girme denemişliğim olmuştur, galiba biraz fazla derin oldu ki boğuldum. Nietzsche’nin ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü kapasitemin yetmemesinden mi, tam konsantre olamadığımdan mı, bilemiyorum algılayamadım, bıraktım. Anladım ki sert bir dalış yapıp çakılmaktansa yumuşak bir giriş yapıp alışmak lazım.

Bir hikaye, bir roman, bir öykü içerisinde felsefeyi yedirmek, harmanlamak böyle bir giriş için en ideal olanı sanırım. Bu böyle bir kitap. Irwin Yalom; kafasında Freidrich Nietzsche, tanı uzmanı Dr. Breuer, psikanaliz kurucularından Freud’un geçtiği bir öykü yaratmış ve bunu; bu önemli şahsiyetlerin gerçek yaşam öyküleriyle, gerçek yazışmalarıyla ve kitaplarından(İnsanca Pek insanca, Böyle Buyurdu Zerdüşt vb.) yaptığı alıntılarla destekleyerek harika bir felsefi roman ortaya çıkartmıştır. Aynı zamanda yerinde ve şaşırtıcı şekilde kullanılan metaforlar renk katmış kitaba.
Felsefe dediğimizde beyni zorlar, hırpalar. Romanın felsefe ile bütünleşmesi ise aklın dinlenmesine fırsat verip tazelenmesine olanak sağlıyor. Bu sebeptendir ki, çok sevdim bu kitabı, hem Nietzsche’yi daha yalın bir şekilde anlayabilmek açısından hem de zihne egzersizler yaptırdığı güzel alt yapısı için.

KeMâL 
06 May 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzun süredir rafta duran bu kitabı kitapagacı grubunun sayesinde okudum. Çok etkilendiğimi ve beğendiğim kitapların arasına eklediğimi belirtmek isterim.
Nietzsche sadece adını biliyordum ve bir de Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitabını duymuştum. Kitap bana dedi ki bu adamı bir oku fikirleri seninle bağdaşıyor bazı çelişkiler olsada. Nietzsche'ye giriş dersek sanırım bu kitap güzel bir başlangıç olur. Kitap kısa sanmayın yazı karakteri küçük ( malum ayrıntı yayınları ). Hemen okunup bitirilecek bir kitap değil. İçersinde çok süper alıntılar var.
Yazara gelirsek ilk defa Yalom okudum. Böylesine bir kurguyu yazması gerçekten mükemmel ötesi bir beyin. Karşısına birini alıp sohbet etme havasında mükemmel bir dil kullanmış. Sıkılacağınızı düşünmüyorum bu kitapta. Çünkü karşılıklı atışma çerçevesinde geçmiş olaylar.
Kitabı Nietzsche ile Brauer adlı psikoloğun karşılıklı sohbet seansları oluşturmakta. İçerisinde Salome, Sigmund Freud da canlandırılmış ve fikirleriyle. Ümitsizliği konu alan çok güzel bir roman. Psikanaliz konusuna büyük atıf yapılmış. Felsefe severler mutlaka okumalı. Tavsiye ederim...

İrşat İpek 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Biraz yorucu bir kitap. Büyük insanların sorunları, sırları ve aşkları da büyük olurmuş.
Giriş kısmı biraz dikkat gerektirir. Yazarın kurgusu oldukça başarılı. Çevirmen de oldukça başarılı...

Özge Gören 
 03 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Felsefe, psikoloji. İki dev öyle güzel buluşmuş ki kitabı okurken gözlerimi sabit bir noktaya dikip düşündüğüm dakikaları toplasam, kitabı bir kere daha okuyabilirdim herhalde.
Kitabı okurken akla sürekli 'acaba hangi olay ve kişiler kurgu, hangileri gerçek' sorusu geliyor haliyle. Ancak son bölümde yazar gerçekleri ve kurguları açıklayarak soru işaretlerini giderdi sağ olsun :)
Nietzsche'yi daha önce okumayanlar eminim onun felsefesini merak edecekler. Nietzsche'yi daha önce okumuş olanlarsa biraz daha iyi anlayacaklar.
Ve son olarak,
'Hakikâtin ne kadarına dayanabilirsin?'

Yasemin Yavuz 
23 Mar 2016 · Kitabı okudu · 45 günde · Beğendi · 9/10 puan

Akıcı ve sürükleyici bir anlatımı olmasına rağmen benim zaman yaratamamamdan dolayi uzun süredir elimde dolaştı. Gittigim her yere benimle beraber geldi. İşe, otobüse , servise, gezmeye vs.vs çünkü zaman bulabildigim en ufacık bir anda bile merakla okumak istediğim bir kitap oldu kendileri.
İlginç bir hikaye kurgusu. Sonlara doğru değişen roller, artan heyecan merak. Kesinlikle bugüne kadar okumadigim icin kendime kızdığım eser ve yazar.

Kitaptan 312 Alıntı

Emre Ö. 
19 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaptığım seçimler başkalarını tutsak ediyorsa ben o özgürlüğü seçemem.

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. YalomNietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom
Murat Sezgin 
22 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kaya gibi sağlam bir sözüm var: Neysen o ol.

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 102 - Ayrıntı Yayınları)Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 102 - Ayrıntı Yayınları)
Ferah 
04 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz; ama daha derinlere inin... Sonunda, sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil...''

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. YalomNietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom
Murat Sezgin 
23 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Yaşam da acımasız, ölüm de.

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 100 - Ayrıntı Yayınları)Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 100 - Ayrıntı Yayınları)
Murat Sezgin 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Bir günüm, bazen bir saatim bile onu düşünmeden geçmiyor.

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 403 - Ayrıntı Yayınları)Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 403 - Ayrıntı Yayınları)
Murat Sezgin 
24 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Asıl çılgınlık, sürekli parayı ön plana çıkarmaktır.

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 168 - Ayrıntı Yayınları)Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 168 - Ayrıntı Yayınları)
Meyrem KARADENİZ 
15 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kişinin kendisine dışarıdan bakmasını öğrenmesi gerek.

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 69 - Ayrıntı)Nietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom (Sayfa 69 - Ayrıntı)
Ferah 
06 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Zaman hapishanesinden kaçmanın bir yolu yok muydu? Ah, keşke tekrar en baştan başlayabilseydi! Ama nasıl? Nereden? Kiminle?”

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. YalomNietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom

''Birden doğrulup çevreme baktığımda kimsenin yanımda olmadığını, bana eşlik eden tek şeyin zaman olduğunu görüyorum...''

Nietzsche Ağladığında, Irvin D. YalomNietzsche Ağladığında, Irvin D. Yalom
32 /