Ankara Destanı

0,0/10  (0 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
635 gösterim
Bu destanda Ankara'nın dünü, bugünü ve tarihi; Türkiye Cumhuriyeti var. Dünlük günlük, sosyal, politik eleştiri ve aşk da... Özellikle Dökmen'in, Ankara'ya, eşine, ağaçlara, kedilere olan aşkı da dile getiriliyor sık sık...

Öte yandan mekân ve özgürlük sorunu, dört boyuta ilişkin görecelilik ve pozitif bilimin özü, özelliği, yaşamın güzelliği irdeleniyor. Arada destancımız şairliğini ti'ye de alıyor.

Destanlar, doğarlar ve büyürler. Ankara Destanı da şairin bahçesinde, bundan böyle büyüyecektir belki de.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2014
  • Sayfa Sayısı:
    408
  • ISBN:
    9789751416094
  • Yayınevi:
    Remzi Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Kâmil 
31 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bir şiir kitabı asla bir defada okunamaz bence... Onu okudum deyip bir köşeye koyamazsın... Bir şiir kitabında her şeyi bulabilirsin. Bildiklerini, bilmediklerini, hoşlandığın veya hoşuna gidip gitmediğini bilmediğin şeyleri, geçmişi geleceği, ince bir alayı katı bir gerçekliği...
Bu kitabı okuyunca bana hak vereceğinizi düşünüyorum.

Kitaptan 3 Alıntı

Kâmil 
30 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

Yıldırımın gökten yere düşmediğini ,
yerden göğe yükseldiğini bize fizik öğretti.
Tıpkı yıldırımlar gibi,
Anıtkabir'de yatan adamın gökten inmediğini,
yerden göğe yükseldiğini
bize tarihler gösterdi.

Ankara Destanı, Üstün Dökmen (Sayfa 49)Ankara Destanı, Üstün Dökmen (Sayfa 49)
Kâmil 
31 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

1919'da Sultanahmet Meydanı'nda
İzmir'in işgalini protesto gösterisinde,
Halide Edip Adıvar, bir cümle söyledi
hocasından ilhamla:
"Devletler, hükümetler düşmanımız,
milletler dostumuzdur" dedi.
Bu sözü hala geçerli.

Ankara Destanı, Üstün Dökmen (Sayfa 108)Ankara Destanı, Üstün Dökmen (Sayfa 108)
Kâmil 
30 May 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Puan vermedi

ANKARA'NIN TÜMÜLÜSLERİ

Tümülüslerle dolu Ankara.
Gordion'da, Beştepe'de, Beytepe'de, Demetevler'de,
Ahlatlıbel'de, Söğütözü'nde, Maltepe'de nice tümülüs var.
Sürsün diye ömrü belki,
sarı çamdan, sedir ağacından yapılmış bir göz odaya
koyarlardı güzel insanların ölüsünü.
Üzerine taş, çakıl ve kum yığarlardı tonlarca.
Ziyarete gelenler,
çiçek yerine bir etek toprak getirirdi.
Bir ihtimal, "Toprağı bol olsun" sözü bu yüzdendi.

Ankara Destanı, Üstün Dökmen (Sayfa 25)Ankara Destanı, Üstün Dökmen (Sayfa 25)