Çiçeklerin Kanı

8,2/10  (5 Oy) · 
20 okunma  · 
7 beğeni  · 
548 gösterim
Bir zamanlar, sarı safran ve narçiçeklerinin özünden elde edilmiş renklerle muhteşem halılar yapan bir kız vardı...

"Çiçeklerin Kanı" 17. yy İran'ınında evlenme çağına yaklaşan 14 yaşında bir köylü kızın hikâyesidir.

Babasının beklenmedik ölümünden sonra annesi ile birlikte İsfahan'da yaşayan ve Şah için halılar dokuyan üvey amcasının yanına taşınan genç kız, orada gizli birmuta (para için belli bir süreliğine bir sözleşme ile yapılan evlilik) nikâhına evet demek zorunda kalır...

Halılara ve desen yaratmaya olan tutkusundan vazgeçmeyen genç kız, artistik dehasının ona sunduklarıyla olağanüstü güzellikte halılar üretmete başlar.

Yaşadığı olağandışı zorluklara rağmen halılara ve desenlere olan tutkusundan vazgeçmeyen genç kız, artistik dehasının ona sunduklarıyla olağanüstü güzellikte halılar üretmeye başlar.

"Son derece sıcak ve içten bir anlatıma sahip olan doğu edebiyatının en güzel öyküleriyle süslenmiş, ipek bir halıya benzeyen bu kitap bir solukta okunacak ve insanların kafasında derin izler bırakacaktır."
Publishers Weekly

"Yaşam, aşk, arkadaşlık, fedâkarlık ve onur hakkında yazılmış olağanüstü bir roman. Kesinlikle muhteşem! Bir kere başladığınızda bir daha bırakamayacaksınız. Öyle olacağını biliyordum, çünkü ben bırakmadım."
Kirkus Review

"Amirrezvani'nin romanı, tıpkı içerisindeki ipek halılar gibi. Her bir ilmeği dikkatle dokunmuş, gözden geçirilmil. Okudukça ipek halı görünmez olup geriye sadece büyüleyici bir hikâyenin bıraktığı tat kalıyor. Bence "Bir Geyşanın Anıları'ndan çok daha iyi yazılmış bir kitap."
Shannon Aldon
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    471
  • ISBN:
    9789944344456
  • Orijinal Adı:
    The Blood Of Flowers
  • Çeviri:
    Umut Uğur
  • Yayınevi:
    Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Ayten Ernaz Tiryaki 
17 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Yüzyıllar öncesinden günümüze taşınmış masalsı bir hikaye. Muhteşem halılar tasarlayıp, dokuyan Iranli köylü kızın; acı, hüzün, umut yüklü yaşamı anlatılmış. Bu masalda arkadaşlık, dostluk, iyilik ve kötülük, yoksulluk ve varsıllık öyle işlenmiş ki insanın içine işliyor. Çok beğendim.

cizgiliortu 
26 Eyl 2015, Kitabı okudu, 9 günde, 5/10 puan

Adını bilmediğimiz kahramanın dokuduğu halılar gibi ilmek ilmek hüzün dokunmuş bir hikaye. İran'ı, İran'ın gelenekleri, görenekleri, örf adetlerinin, renk renk dokunan halıların, kök boyaların nasıl elde edildiğinin, camilerin, köprülerin güzelliğinin akıcı bir dille anlatıldığı bir kitaptı.

Ama... Kreutzer Sonat'ın ardından bu kitabı okumam da bir tesadüf olmuş aslında çünkü Tolstoy'un eleştirisi cinselliğin eserlerde, bu denli yansıtılması evliliklere de zarar verdiği yönündeydi. Kitaptaki kızın yaptığı muta evliliğinin ardından Feridun'la ( kocası demiyorum.) yaşadıklarının her defasında anlatılması kitabın o masalsı sihrini bozmuştu maalesef.

Tavsiye eder miyim, kötü değildi ama İran kültürü, ilmek ilmek dokunan halılar, İsfahan deyince aklıma gelecek kitap bu değil, her daim Nar Ağacı olacaktır.