Havaalanı Balıkları

8,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
341 gösterim
Bir havaalanının yersiz yurtsuzluğunda, üç insanın hayat çizgisi kesişir. Dergi fotoğrafçısı Elis ile havaalanındaki dev resif akvaryumunun sorumlusu Tobias arasında bir aşk gelişirken, havaalanının sigara odasında, çoktan bitmiş bir evliliğin muhasebesi yapılmaktadır.

İşi nedeniyle Afrika ile Asya arasında durmaksızın uçan Elis, devamlı havaalanlarında olmaktan ama aslında hiçbir yere varamamaktan yorulmuştur. Havaalanındaki akvaryuma gözü gibi bakan, deniz canlılarını çocukları gibi şefkatle seven Tobias'la akvaryumun önünde tesadüfen tanıştığında, aralarında önce karşılıklı monologlarla başlayan, sonra giderek derinleşen bir yakınlık gelişir. Akvaryumdaki tropik deniz balıkları, mercanlar ve anemon çayırları arasında sessiz sedasız yüzerken ve yolcular hiç durmadan akvaryumun etrafından akıp giderken, özlemin, yalnızlığın ve bir çift olmanın/olamamanın derinliklerine inilir.

Havaalanının transit salonu, insanların bir yerden uzaklaşırken başka bir yere yaklaşmadıkları yapay bir ortamdır. Akvaryum ise doğal ortamlarından koparılmış pek çok deniz canlısının bir araya getirildiği diğer bir yapay ortam...

Bir kıtadan alınıp başka kıtalara taşınan yolunu yitirmiş bu yolcuları egzotik bir ganimet gibi görüyordu. Gümrükten geçince salona gelişigüzel dağılıyor, satış labirentlerindeki ayna kırılmalarının, kafe ve barların cazibesine kapılıyorlardı. Bir süre sonra yönlerini buluyorlar, kafalarının üzerindeki metal yaprakları hışırdatarak burada olduklarını onaylayan uçuş panolarına bakınıyorlardı. Bir varışın harflerle kesinleşmesi rahatlatıyordu onları. Hong Kong. Frankfurt. Tel Aviv. Başlangıçta söz vardı ve bir sonraki zaman diliminde yeniden dirilmek üzere metal yaprakların girdabında çırpınarak kayboluyordu.

Romanlarını birer "mahremiyet röportajı" olarak yazan Angelika Overath, Havaalanı Balıkları'nda aşk ve ölüm gibi kadim temaları irdeliyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755396903
  • Orijinal Adı:
    Flughafenfische
  • Çeviri:
    Zehra Aksu Yılmazer
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hatice Çakır 
27 Oca 13:39, Kitabı okudu, 7 günde, Beğendi, 8/10 puan

Büyük bir havaalanında geçen birkaç saatin öyküsü... Dünyanın çeşitli denizlerinden gelen balıklar, bu havaalanındaki devasa akvaryumda yolculara sergileniyor. Akvarist Tobias yolculuk yapamıyor, balıklarıyla ilgilenirken bir yandan da yolcuları gözlemliyor. Kendi akvaryumundaki balıklar gibi, yerkürenin çeşitli yerlerinden gelmiş bu yolcuların sessizliklerini, konuşmalarını ve beden dillerini çok iyi anlıyor. İnsanlardan uzak durmaya çalışsa da balıklar hakkındaki sorularına cevap vermek zorunda işi gereği. Elis ile bu şekilde tanışıyor ve aralarında dostluk gelişiyor. Kitapta " Sigara Tiryakisi " adlı başlıklarda anlatılan yaşlı bir profesör de var. O da biten evliliği hakkında düşünüp duruyor sürekli. Hacmi küçük ama derinliği olan kitaplardan biri : Binlerce insanın içinde birbirlerine temas etmeden geçip giden yolcuların yalnızlığı ve yorgunlukları iyi anlatılmış.

Kitaptan 7 Alıntı

Hatice Çakır 
25 Oca 13:45, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Tüm kıtalardan gelen, yanından geçip giden yolcular önünde bir engeldi Tobias Winter. Dünya gezginlerinin önünde bir dalgakıran. Onlardan biri değildi; çünkü seyahat etmiyordu.

Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 14 - Ayrıntı Yayınları)Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 14 - Ayrıntı Yayınları)
Hatice Çakır 
25 Oca 13:40, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bir varışın harflerle kesinleşmesi rahatlatıyordu onları : Hong Kong, Frankfurt, Tel Aviv. Yolcular bu adların metamorfozlarına yıldızlardan daha çok inanıyorlardı.

Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 12 - Ayrıntı Yayınları)Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 12 - Ayrıntı Yayınları)
Hatice Çakır 
25 Oca 15:23, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

30 yıllık evliliği sahiden de bir SMS' le bitirmeyi başardı şimdi... Uzun vedaya kısa mektup. Kim demiş mektup çağı sona erdi diye?

Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 75 - Ayrıntı Yayınları)Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 75 - Ayrıntı Yayınları)
Hatice Çakır 
25 Oca 15:29, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Eğer insan hayatını değiştirebilse, dedi Elis, sevmeye başlamalı mı yoksa sevmeyi bırakmalı mı?

Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 127 - Ayrıntı Yayınları)Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 127 - Ayrıntı Yayınları)
Hazal Şentürk 
03 Tem 18:17, Kitabı okudu, Puan vermedi

Hata
Hata yapma şansına sahip olmak da bir özgürlük. Bunu kolayca unutuyoruz. Doğal bir şeymiş gibi görüyoruz.

Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 93)Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 93)
Hatice Çakır 
25 Oca 14:46, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Bütün mesele, yolculara düşüncelerinin önensendiği duygusunu vermekten ibaretti... Burada kendilerini iyi hissetmeliydiler, rahatlayabilmeliydiler. Korkuya kapılmamalıydılar. Amaç buydu. Çünkü havaalanında korkuya kapılmak tehlikeliydi.

Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 84 - Ayrıntı Yayınları)Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 84 - Ayrıntı Yayınları)
Hatice Çakır 
 25 Oca 14:03, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

Farklı farklı, çeşit çeşit yorgunluk vardı. Huzurlu yorgunlar vardı, hüzünlü yorgunlar vardı; çiftler (gördüğü kadarıyla çiftlerin çoğu ) tek başına seyahat edenlerin aksine , birlikte yorgundu. Yaban ellerde de memleket sıcaklığı buluyorlardı birbirlerinde, diğerinin omzunda dinginliğe kavuşan, özveriye alışkın bir yorgunlukları vardı.

Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 15 - Ayrıntı Yayınları)Havaalanı Balıkları, Angelika Overath (Sayfa 15 - Ayrıntı Yayınları)