İman ve Küfür Muvazeneleri

8,8/10  (14 Oy) · 
88 okunma  · 
8 beğeni  · 
750 gösterim
Her çağın kendine özgü birtakım problemleri olduğu gibi çağımızın da problemleri vardır. İslam ümmetinin tarihi süreci dikkatle izlenecek olursa görülecektir ki, her fetret döneminde o dönemin manevi hastalıklarına ve yaralarına Kur’an ve Sünnet eczahanesinden reçeteler çıkaran büyük mücedditler, mürşitler ve gönül erleri gelmiştir. Ümmetin en sıkışık olduğu dönemlerde mana âleminin bu yıldız-misâl kahramanları birer meşale gibi dalalet ve bidat karanlıklarını dağıtarak, şüphe bulutlarını bertaraf etmeye ve hakikat güneşini göstermeye muvaffak olmuşlar, ümmeti inkıbaz halinden kurtararak ona bast ve inşirah halini bahşetmişlerdir. İşte Bediüzzaman Said Nursî de tıpkı kendi selefleri gibi ümmetin hayatında tecdid misyonunu üstlenerek bu nurlu ve aydınlık yolu göstermeye çalışmıştır.

Hadiste rivayet edildiği gibi, “Şüphesiz ki Allah, her yüzyılın başında bu ümmetin dinini tecdid edecek olan bir müceddit gönderir.” Nübüvvet kapısının kapanmasından sonra teceddüd hareketini üstlenen mücedditler, her asrın ihtiyaçlarını ve koşullarını gözönünde tutarak dinin yenilenmesi anlamında veraset-i nübüvvet makamını deruhte etmişlerdir. Dolayısıyla, Said Nursî de tarihi süreç içerisinde bu geleneğin bir devamıdır. İslam tefekkür tarihinin altın zincirinde çağdaş halkayı teşkil eden Bediüzzaman, bu çağın, hayatı süratle kayıp giden evladı için Kur’an ve Sünnetten en kısa ve en selametli bir yolu ve metodu çıkarmıştır. Bu yol, her şeyin herc ü merc olduğu günümüzde, en kısa ve en selametli bir metotla bidat rüzgarlarına ve dalalet hücumlarına karşı çabuk sönmeye maruz kalan taklidi imanı, hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak ve küfrün hiçbir saldırısı karşısında sarsılmayacak olan tahkiki imana çevirme yoludur. Böylece Kur’an ve Sünnetin ulvi semasından tereşşuh eden bu nur damlaları günümüz müslümanlarının manevi yaralarına şifalı birer merhem ve iksirli birer tılsım olmaktadır.

İman ve Küfür Muvazeneleri, Risale-i Nur Külliyatından aynı konuyla alâkalı parçalar bir araya getirilerek hazırlanmıştır. İman ve küfür muvazaneleri yahut hidayet ve dalâlet mukayeseleri yapılırken, imanın ve hidayet yolunun ne kadar kolay ve kârlı, küfür ve dalâlet yolunun ise ne kadar müşkilâtlı ve zararlı olduğu en âmi bir insanın bile anlayıp idrak edebleceği bir dille örnekler verilerek anlatılmaktadır. Bu itibarla İman ve Küfür Muvazeneleri kitabı, bu konuyla ilgili olarak Risale-i Nur’da geçen bahislerin bir hülâsası ve özetidir, denilebilir.
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    245
  • ISBN:
    9789756382201
  • Yayınevi:
    Zehra Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de, zahirî mün’imleri medih ve muhabbet edip Mün’im-i Hakikîyi unutmak, ondan bin derece daha belâhettir.

Ey nefis! Böyle ebleh olmamak istersen; Allah namına ver.. Allah namına al.. Allah namına başla.. Allah namına işle..Vesselâm.

İman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursîİman ve Küfür Muvazeneleri, Bediüzzaman Said Nursî