Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı - Piraye Nazım ve Piraye'nin Büyük Aşkının Romanı

8,8/10  (14 Oy) · 
41 okunma  · 
10 beğeni  · 
952 gösterim
Birbirini çok seven ama kavuşamayan aşkları karşılıklı yazdıkları mektuplarla süren, sonu ayrılıkla biten bir yaşam... Bir yanda hayatının en büyük aşkına tutulmuş bir kadın, öte yanda polislerle, tuzaklarla ve kadınlarla çevrilmiş bir erkek...

Nazım ve Piraye aşkının ilk kez yazılan bu romanı, efsane haline gelmiş iki insanın umutsuz aşklarını, kıskançlıklarını, 1940 - 50 ve 60'lı yılların Türkiye'sini anlatıyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    375
  • ISBN:
    9786055422820
  • Yayınevi:
    Nokta Yayınları
  • Kitabın Türü:
elif dinç 
06 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nazımın Pirayesine aşkı küskünlükleri ...nazımın kızıl saçlısına olan aşkını okumak isterseniz mutlaka bu kitabı tavsiye ederim kitapta ayrıca Nazımın yaşamından kesitler de bulacaksınız

Zühal Esen 
12 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ağızdan ağıza yayılan aşk hikayeleri vardır. Küçüklüğümüzden beri bitmeyen hikayelerden.
Çocuklarına bu aşıkların isimlerini koyanlar olur. Belki aşklarını sevdiklerinden belki de çocuklarının da sevgilerinin büyük olmasını dilediklerinden.
Kültürümüz, karakterimiz gereği çok bağlıyız duygulara, aşka, umuda, sevgiye, şevkate, en imkansız görüneni bile oldurmaya çalışmaya. Bu yüzdendir belki şairlerimizin çok sayıda olması. Fakat bir ayrıntı daha var gözden kaçırılan. Çoğu şairi şair yapan kavuşamadığı aşklardı. Sevgilerinin ulaşılmazlığını kağıda döktü onlar. Ekmeğini hüzünden çıkardılar. Sabır ve sebat ile...
Uzun zaman önce aldığım fakat okumaya anca sıra gelen kitabımı bitirdim. Hayatta ders alınacak kitaplar vardır hani, onlardan biri olduğunu düşünüyor ve kitap okumayı seven herkese tavsiye ediyorum...

Yasonunkitapları 
13 Ara 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · Puan vermedi

Tuna Serim ,kesinlikle harika bir kitap ortaya çıkarmış.Özellikle üslubu muhteşem.Nazım Hikmet'i yakından tanımak isteyenler için vazgeçilemez bir eser olmuş .
Bir yanda hayatının en büyük aşkına tutulmuş bir kadın, öte yanda polislerle, tuzaklarla ve kadınlarla çevrilmiş neredeyse ömrü mapusta bir geçen erkek...
Bu kitabı okuyana kadar Nazım Hikmet'in hayatına dair çok şey bildiğim söylenemezdi .Hayatına giren kadınların bu denli önemli olduğunu da bilmiyordum.Bir çoğunuz gibi şıpsevdi diye tabir ettiğimiz çabuk aşık olan bir anda vazgeçebilen biri olarak kalmış aklımda .Bu kitapda okudukca kızdığım, kızdıkca anlamaya çalışdığım , zaman zaman hakverdiğim biri Nazım Hikmet .
Nazım Hikmetle ideolojimiz uyuşmasa bile onun seçtiği davasında kararlı azimli yılmayan bıkmayan kişiliğini ve bitmek tükenmek bilmeyen umutlarını taktir ettim . Özellikle ''aşk''a olan aşkına hayran olduğum doğrudur .Güzel seven adamlardan biriymiş Nazım Hikmet .Özendiren cinsten .
Ben hep derdim ki bu kitaptan öncede "Nazım aşka aşık bir adam o bir kadını ölesiye sevmedi ".O bir çok kadını birden sevdi .Ne aşktan ne sevgiden ,kimi zaman tutunacak daldı kadınlar kimi zaman yüreğinde yangın kimi zaman vazgeçilmez tutku ,kimi zamanda kaleminde mürekkep .Lakin biri var ki ona yaptığı her hatada suçluluk hissetti. Her aldatışta kendini kahretti , lakin bir türlü güzel kadınlara olan zââfını köreltemedi .
Okurken şunu fark ettim :Nazım çocuksu nazım deli dolu bir adam ,Fakat Piraye tam tersi utangaç ,Sevdiği adama seni seviyorum diyemiyecek kadar üstelik ...ama sadık sevdim mi tam seven sevdiği adam için yapmıyacağı fedakarlık, katlanmıyacağı zorluk olmayan bir kadın aynı zamanda Piraye .Nazıma bunlar yetmedi belkide kendi gibi deli dolu yaşayan kadınlarda buldu kendini hep .

Nazımın Piraye'ye aşkını itirafından sonra Pirayeyi birlikte olmaya zor ikna ediyor .Çünkü Piraye için çevre aile ne düşünür düşüncesi onun anı yaşamasına hep mani olmuş .Kendi hayatını hep geri planda bırakan biri .Ama Nazım aşık ve kararlı Piraye ile evlenicek .

"O gece yattığında aşık olduğunu hissediyor,aşk bu kadar kolay olmamalı,ama o aşık.Bir kadın sürekli olarak bir erkeği hayal ederse,hissettiklerinin anlaşılacağını düşünür.Bu yüzden daha suskun oluyor ve camın ardında bekliyor Nazım geçecek diye..."

Evlendiler, piraye'nin ilk eşinden olan 2 çocuğuna babalık yaptı Nazım ...Evliliklerini yaşayamadılar çünkü Nazım yine tutuklanmıştı ...

Ve bir mektupla Piraye'nin içindeki aşkı öldü . Nazım onu daha genç daha güzel Menevver'e olan aşkından terk etti .Cezaevinden Yazdığı mektupda "karıkoca münasebetimizi sonlandıkmak gerekli dedi "Hani duyuyoruz ya "Piraye öldü aşkından Nazıma geri dönmedi "
Çünkü Nazım umutlarla yaşayan biri iken Piraye kararlarla yaşayan bir kadınmış .

Sanırım çok konuştum şu yorumu yaparken bile karman çorman duygulardayım .1940-50 ve 60 'lı yılların Türkiyesini anlatan bu roman okunmalı .

Kader Babayiğit 
11 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Piraye'nin hissettiklerini çok güzel yorumlamış Tuna Serim. Nazım'a olan büyük aşkı çok etkiledi beni. Nazım'ın son mektubundan sonra Piraye'nin yatağa düşüp hissetiklerini herkes kolay anlayamaz. Nazım kadınları seviyor, Piraye ise Nazım'ı.. İşte bütün olay bundan ibaret.

didem ekici 
02 Ara 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İlk 30-35 sayfayı biraz sıkılarak okudum ama sonralarda ise kitap baya bi kendine çekmeye başladı her yönüyle. Özellikle Nazım Hikmet' in aşk hayatı... Bi adam nasıl olurda bu kadar çok kadına aşık olabilir diyebilirsiniz ama Nazım Hikmet 'in hep içinde biyerlerde Piraye olduğunu anlayınca bu fikir uçup gidiyor.

Kitaptan 1 Alıntı

Yasonunkitapları 
03 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Bir tanem !
Son mektubunda :
'Başım sızlıyor
Yüreğim sersem !' diyorsun ,
'yaşayamam ! '

Yaşarsın karıcığım ,kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgârda; yaşarsın ,kalbimin kızıl saçlı bacısı enfazla bir yıl sürer yirminci asırda ölüm acısı."

Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı - Piraye, Tuna Serim (Sayfa 10)Kalbimin Kızıl Saçlı Bacısı - Piraye, Tuna Serim (Sayfa 10)