Kerim Usta'nın Oğlu Bir Doktorun Hayatı

6,5/10  (6 Oy) · 
17 okunma  · 
5 beğeni  · 
609 gösterim
Kerim Usta'nın Oğlu, Türk edebiyatının ustalarından Halide Edib Adıvar'ın son romanlarından biri. İşgal ve Kurtuluş Savaşı yıllarının sosyal hayatına odaklanan, yazarın hemen hemen bütün eserlerinde ortaya koyduğu Doğu-Batı çelişkisini gözlemleyen bir eser.

Romanın anlatıcısı meşhur doktor Kasım Derman, zor bir hayat yaşamış ve bir gün yaşadıklarını yazmaya karar vermiştir. Doktor Kasım, muhallebici Kerim Usta'nın oğludur. Kurtuluş Savaşı başlarken çetecilere katılan Kerim Usta, dükkânını bir arkadaşına teslim eder ve karısıyla çocuğunu başka bir kimlikle İstanbul'a gönderir. Ama Kasım bir daha babasını göremeyecektir. Kerim Usta, onlardan ayrıldıktan bir ay sonra şehit düşmüştür. Babasının vasiyeti üzerine, insanların dertlerine "derman" -babasının ona verdiği soyadıdır bu- olmak için çok çalışır, eğitimini Amerika'da tamamlar ve yurduna dönerek başarılı bir doktor olur. İstanbul yaşamı, savaşın perde arkası, eğitim hayatı, meslek edinme telaşı...

Halide Edib, o yıllara ait kısa ama capcanlı bir Türkiye manzarası çizmiş.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2012
  • Sayfa Sayısı:
    120
  • ISBN:
    9789750714795
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halil Yavuz KAYA 
 18 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Sizlerle, bu kitap hakkındaki düşüncelerimi paylaşmadan önce " HEYULA" dan bahsetmek istiyorum. Yani bu vesile ile iki kitabın dedikodusunu yapacağız.
Ne den? sorusuna maruz kalmış gibiyim.
Cevaplayayım efendim.
Öncelikle, okuduğum "Heyula", sitemizde kaydı bulunmadığı için onu da bu araya sıkıştırma ihtiyacımdan.
Saniyen ise, ben, kaydı için teklifte bulunamadığımdan.
"Kerim Ustanın Oğlu" kitabından önce okudum Heyulayı.
Acık ve net. beğenmedim. Uzun uzun, zoraki süsleme gayreti ile manaları kaybolmuş cümlelerin, nereye varacağını bilemediğiniz anlam ve ifadelerin, edebiyat ile felsefenin meydan muharebesinin, hakimiyetin de buldum kitabı.
Tefrika edildiği zaman da olumlu eleştiriler almamıştı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu' ndan başka kimse söz açmamış bu roman hakkında Karaosmanoğluda "çok acemice" olarak yorumlamıştı bu eseri.
Zaten bende beğenmemiştim hani. "Haklıyım fikri" beni memnun etti.
Ardından Kerim ustanın Oğlu' nu okuyunca. şapkamı önüme koydum. Haklı mıydım. Yoksa acımasız bir kendini beğenmişlik miydi benim fikrim." Ben herhalde Halide hanımı pek yanlış algılıyorum" dedim. Bir kere daha inceledim yazarı. ve Heyula yı.
1882 doğumlu yazar. Eser, 1906 da yazılmış, yani, yazarımız henüz 24 yaşında. Amerikan Kız Kolejini bitireli ve evleneli hemen hemen beş yıl olmuş. Adı da Halide Edip Adıvar değil. 'Halide Salih.' Zira, matematikçi ve Pozitivist Salih Zeki ile evli.
Felsefe ve edebiyat bilgilerini de hocası filozof Rıza Tevfik den almış.
Bu eseri 1909 da 'Musavver Muhit' adındaki bir dergide tefrika edilmiş.
'Kerim Ustanın Oğlu' kitabı da 1958 yılın da Milliyet Gazetesin de tefrika edilmiş. Okuyucuları ile bu yıllarda selamlaşmış.
Gel zaman git zaman. Halide Hanım 1964 yılın da vefat eder.
Ama söz konusu bu iki eser sağlığında kitaplaşmamış. Ta ki ne zamana kadar? 1974 yılın da ATLAS Kitap evi bu iki eseri bir arada baskıya alıp bizlere sunmuş. İşte benim elimde, okuduğum bu ilk baskı kitaptır.
Şimdi sevgili dostlar bu pencereden bakınca, bu kitap hakkında olmasa da Yazara haksızlık etmiş olmuyor muyum?
Eğer yazmasaydı bu eseri, doğar mıydı, Sinekli Bakkal, Ateşten Gömlek,Türkün Ateşle imtihanı, Handan. daha niceleri.
Ayrıca yetişme tarzı, dünyaya bakış açısı ile karmaşık bir ruh halindeki, kendini bulma çabasında ki, varlığını manalaştırma gayretindeki Halide daha nasıl başlaya bilirdi ki yazım hayatına...
Özür borçluyum yazara.
İlk kaleme aldığı, bu eseri beğenmesek de, anlamlandıramasak da, Diğer kitaplarının başlangıcı olduğu için, aldığı kat ettiği mesafeyi bile bilmek için okumalı Heyula yı.
Kerim Ustanın Oğlu na gelin ce. Burada da bireysel bakış açısı ile bir erkeğin, bir doktorun idealizmini görüyoruz. Yine de Halide Edip Adıvar ın Amerikan vari bir yaşam özentisi, beğenisi göze çarpmıyor değil. Hani Kurtuluş Savaşı zamanların da ki Amerikan Mandacılığını yanlısı olmasında ki gibi.
Kitap güzel hikaye edilmiş. Ben beğenerek okudum. Okumanızı tavsiye ederim.

Kitaptan 12 Alıntı

Halil Yavuz KAYA 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Esasen hayal hayatın neresine girmez ki. Hatta insanlar kendi ömürlerini canlandırırken eminim ki en fazla ona hayal gözlüğü ile bakarlar.

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 23 - Atlas Kitapevi.)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 23 - Atlas Kitapevi.)
Halil Yavuz KAYA 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Çocuk hafızasına hayat sahneleri çok erken yerleşir. İşte "ben" diye idrak ettiğim canlı parça, orayı dolduran, oralarda dolaşan,, mütemadiyen değişen iki ayaklı mahluklardan biridir.

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 25)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 25)
Halil Yavuz KAYA 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

İsimsiz bir felaket içinde imişiz gibi çocuk gönlümde son günlerde beliren isimsiz endişe korkunç bir endişe halini aldı.

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 30)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 30)
Halil Yavuz KAYA 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Annem yas ve matem içindeydi. Gece karanlığı onun yüzünün matem örtüsü oldu.

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 53)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 53)
Halil Yavuz KAYA 
17 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Analık tarafı, bütün dişi mahlukatın paylaştığı, fetholunamaz bir sadakat ve fedakarlık kalesidir.

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 58)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 58)
Halil Yavuz KAYA 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Ömer Hoca elinde bir değnekle kapıda ayakta duruyordu. Siyah sakallı, yeşil sarıklı, sert bakışlı bir adam... Geç kalan çocuklar mektebin kapısından birbirini iterek çıkarken değneği omuzlarına iniyor, "yavaş, itişme bre...yersin ha!" diye çocukları korkutuyordu.
-Hoca efendi değnek yenir mi?
- Yenir bre evlat ama benzemez helvaya...

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 39)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 39)
Halil Yavuz KAYA 
16 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Erkek kocaman elini başıma koyarak: "sakın gece çıkmayın bahçeye, değildir orası tekin," diyor ve bahçenin duvarlarından gelen kedi sesleri bana peri nameleri hissini veriyor. Biraz tüylerim ürperiyor, mamafih perilerin ne cins mahluklar olduklarını görmek için bir gece bahçeye çıkmaya karar veriyorum...

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 35)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 35)
Halil Yavuz KAYA 
17 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Gordon Lee der ki: "Biz Amerikan kıtasına bir medeniyet kurmak için geldiğimiz vakit kadın o kadar nadir bir nesneydi ki... Bundan dolayı bir kadın bulan bir dünya bulmuş gibiydi."

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 82)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 82)
Halil Yavuz KAYA 
17 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Kadın... reyi olsun, olmasın erkeğe hükmeder. Biz Amerikan erkekleri o kadar bu hususta zayıf yürekliyiz ki, kadınlarımız bu sahada erkek mizaçlı erkek isterlerse Avrupa'dan koca tedarik ederler.

Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 82)Kerim Usta'nın Oğlu, Halide Edib Adıvar (Sayfa 82)
2 /