Kılıç Yarası Gibi

7,6/10  (33 Oy) · 
257 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.115 gösterim
Ne gariptir ki, imparatorluğun çöküşünün ilk izlerini görmesi, ihtiyarlığı andırır endişeli bir sıkıntıyı ilk hissedişi de Sultan`ın dönüşüne rast geliyordu, belki de eski karısı geri gelmese imparatorluğun çöküntüsünü bu kadar çabuk görmeyecekti. Sabaha kadar, uzun gecelik entarisiyle konağın içinde dolaşmış, biraz serinleyebilmek için bahçeye çıkmış ve acının da çeşit çeşit olduğunu keşfetmişti; terk edilmekle özlemek başka başka acılar yaratıyordu. Kaybetmenin acısıyla kavuşamamanın acısı birbirine benzemiyordu; karısı kendisini terk ettiğinde onu bir daha göremeyecek olmanın kederine, kırılan gururunun ve kendisini alaycı bakışlarla süzen gözlerin yarattığı aşağılanmışlık duygusu da karışmıştı. Şimdi özlerken ise ıstırap çırılçıplak ve katışıksızdı, bu nedenle de daha sarsıcı; tek tesellisi bunun ilk acı kadar uzun sürmeyeceğini bilmekti. "Eğer seversen, hissediyorsun," demişti Osman`a, bunu öyle bir söylemişti ki, Osman anlamıştı ne demek istediğini; gerçek bir sevginin hiç bitmediğini, hiç ölmediğini, azalsa da hiç yok olmadığını Osman bu tuhaf, bu manasız cümleden öğrenmişti. Aynı acıyı babasından bir miras gibi tevarüs eden Hikmet Bey ise, ölmeden önce, hatıratına, biraz da edip arkadaşlarının etkisiyle daha edebi yazmıştı bu konudaki duygusunu: "Hakiki aşk kılıç yarası gibidir, yara kapansa da izi mutlaka kalır."

Ödüller : 1999 Yunus Nadi Roman Ödülü
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    352
  • ISBN:
    9786051416182
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Burak Gökçe 
04 Eki 11:33, Kitabı okudu, 6/10 puan

Ahmet Altan ' ın okuduğum kaçıncı kitabı bilmiyorum. Her kitabı birbirinden güzel gerçekten. Kitap Osmanlı döneminin son günlerini anlatıyor. Ama her Ahmet Altan kitabında olduğu gibi bu da aşırı derece cinsel içerikli bir roman. Şeyh Efendi'nin karısı ile olan hayatı, Hikmet Bey'in yaşlı haliyle 14 yaşında bir kızla evlenmesi kısımlarında aşırı derece de erotizm var. Edebi değeri yüksek bir kitap bence.

Meşrebi Kalender 
25 Mar 20:43, Kitabı okudu, 14 günde, 7/10 puan

Kitabın Selamün aleyküm’ ü Osman Efendi’den geliyor. Zatı şahaneleri kitabın başında, 6.His filmindeki küçük bebe gibi, “ I see dead people” diyerek ölü kahramanlarımızla ancak onun aracılığı ile konuşabileceğimizi ilan ediyor.

Ve aleyküm selam der demez ise Şeyh Efendi çıkıyor karşımıza. İnandığı din “ rahat ol, helaldir yapacağın” dese de, damadı olduğu düğünde gelin alayını beklerken, müstakbel karısına karşı hissettiği cinsel istekliliğin tedirginliğini damarlarında yaşıyor. ( Şeyh Efendinin arafı olan cinsellik kitap boyunca dizginleri hiç elden bırakmıyor. Ama şunu da söylemeliyiz ki buradaki cinsellik Orhan Pamuk’taki gibi kaba saba değil biraz daha duyguların işin içinde olduğu bir olay olarak ele alınmış.)

Ardından kitabın kadın kahramanı Mehpare Hanım sahneye çıkıyor kitapta fazla ilerlemeden. Ara sokaklardaki fotoğrafçıların vitrinini süsleyen bir güzel değil bu kadın, çok ama çok fazlası…

Ve sırasıyla tanıdığınız veya tanımak isteyeceğiniz diğer karakterler yerlerini alıyor…

Arka fon olarak; edebiyatçıların kitaplarında kahraman olarak yer almasını en çok istedikleri, Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı olduğu güzel ülkemdeki siyasi iktidara göre sürekli olarak değişen 2. Abdulhamid’in padişah olduğu dönem kullanılıyor…

Sözün özü; bocalayan, değişime gebe bir ülkenin araftaki halkı akıcı bir şekilde anlatılmış. Sıkılmadan okunacak bir kitap…

fikret eroglu 
07 Şub 13:31, Kitabı okudu, 8/10 puan

Osmanlinin cokus yillarinda pariste bulunan ust duzey bir pasanin aykiri ask hikayesi

Sercan Şahin 
26 Eyl 2015, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 9/10 puan

Kusursuz bir dil kullanımı var bu enfes eserin. Kurduğu her cümleden ayrı bir zevk almasını sağlamış okuyucusuna Ahmet Altan. Aşırıya kaçmayan süslü betimlemeler, bana kalırsa eserin en öne çıkan kısmıydı. Bunun yanında, olay örgüsünün güzelliği, sizi kitaba daha çok çekiyor, elinizden bırakmanıza engel oluyor. Eserin, döneminin havasını da okuyucuya hissettirdiğini eklemeliyim. İleride değeri daha da iyi anlaşılacak, mutlaka okunması gereken bir kitap.

Türkay Şener 
 29 Haz 20:49, Kitabı okudu, 10/10 puan

Bir padişah çevresindekilerle nasıl konuşur? Bir şeyh günahtan nasıl korkar? Bir asker nasıl aşık olur? İki güzel kadın hiç bir erkeğin duyamayacağı korkunç bir iç gürültüyle nasıl savaşır? Bu kitapta hepsini öğreneceksiniz. Ahmet Altan duyguları, zaafları en iyi anlatan yazarlardan biri. Harika bir üslubu var. 5 defa okudum ve son sayfayı kapatırken bir zaman sonra tekrar okuyacağımı biliyordum.

Mert Demiröz 
11 Eki 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Ne yalan söyleyeyim, kitap kitaplığımda duruyordu ve ben ısrarla onu uzunca bir müddet orada tuttum, ta ki geçenlerde okuyacak bir şeyler arayana kadar. Kitabı okuduktan sonra da ne büyük bir yanlış yaptığımı fark ettim. Gerçekten çok sürükleyici bir romandı kitap boyunca hiçbir sayfada sıkılmadığım gibi okurken de en çok keyif aldığım romanlardan biri oldu kendisi. Şiddetle tavsiye ederim.

Meltemnma 
19 Tem 21:44, Kitabı okudu, 3/10 puan

Mükemmel bir kitaptı diyemem olaylar çok sıradandı çarpıcı bir yer yoktu benim için fakat Osmanlı Tarihine ait detayları güzeldi. Ahmet Altan'ın kitaplarını ilgiyle takip ediyorsanız okumanızı öneririm.

Elif Şahin 
01 Eki 15:32, Kitabı okudu, 13 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bir kere anlatımı çok güzel kendinizi kitaba kaptırıyorsunuz çok akıcı ayrıca Abdülhamit dönemindeki istibat dönemini çok güzel anlatıyo kesinlikle okumalısınız

Tıpkı İsyan günlerinde Aşk gibi bu da güzel ve okunulası kitaplardan.

Kitaptan 12 Alıntı

M. 
16 Tem 22:35, Kitabı okudu, 4/10 puan

'Her zaman olduğu gibi,kaderi değiştirilen insan,kaderinin değiştiği ânı görememişti.'

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet AltanKılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan
Burak Denizli 
18 Mar 21:20, Kitabı okudu, 8/10 puan

Terk edilmek ve özlemek başka başka acılar yaşatıyordu, kaybetmenin acısıyla kavuşamamanın acısı birbirine benzemiyordu

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet AltanKılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan
M. 
18 Tem 13:39, Kitabı okudu, 4/10 puan

#Vatan
'Ragıp Bey Bulgarların siper aldıkları kayalıkların ardına dolandığında şaşkınlıkla durdu; kırk komitacı,uzun saçları,kıvırcık sakalları,göğüslerinde çapraz fişeklikleri,başlarında kalpakları,bellerinde Nagantlarıyla çok sevdikleri kamaları,ellerinde mavzerleriyle,kanlı bir tepe gibi üst üste yığılmışlardı;altlarındaki kayalıklar kıpkızıl kana kesmişti;kurtulamayacaklarını anlayınca teslim olmak yerine birbirlerini vurarak öldürmüşlerdi.'

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet AltanKılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan
Kafkaslı 
29 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Neyi anladım biliyor musun, insanın hayallerini kaybetmesi kadar kendisini utandıracak hiçbir şey olmadığını... Hayallerini kaybettiğinde öyle bir ihanete uğramışlık hissi sarıyor ki seni, haini aradığında kendini görüyorsun, kendi kendinin haini oluyorsun"

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 143)Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 143)
Mert Demiröz 
 17 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Biliyor musun, insana aç mısın diye yalnızca yuvasında sorarlar, eğer bir kadın sana aç mısın diye sorarsa bil ki orası senin yuvandır.

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 84)Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 84)
Kafkaslı 
29 Ağu 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Biliyor musun, zor olan ölmek değil, zor olan ölmeye karar vermek..."

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 269)Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 269)
M. 
18 Tem 19:22, Kitabı okudu, 4/10 puan

#KılıçYarasıGibi
"Korku,Padişah'a korktuğu şeyin ne olduğunu araştırma gereğini bile unutturmuştu;biraz daha soğukkanlı olabilse tarih başka türlü yazılacaktı."

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet AltanKılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan

(...) "Günahı ademoğlu ya hiç görmemeli ya da görürse işlemeliydi" yoksa Şeyh Efendi gibi 'masum bir günahkar' olurdu insan ki bu her şeyden daha kötüydü.

Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 99)Kılıç Yarası Gibi, Ahmet Altan (Sayfa 99)
2 /