6,3/10  (8 Oy) · 
14 okunma  · 
1 beğeni  · 
743 gösterim
Romanlarında gerçekle efsaneyi ustaca birleştiren, insan doğasının en karanlık yanlarını gözler önüne sermeyi hedefleyen Nobel ödüllü yazar William Golding, bu kez ortaçağ dünyasına götürüyor bizleri. Başrahip Jocelin, sağlam temellerinden yoksun olan Meryem Ana Katedral Kilisesi'nin tepesine dev bir kule dikmeye karar vermiştir. Yapı ustası Roger Mason, karısı Rachel, kuleyi tamamlamak için gece gündüz çalışan işçiler, olup biteni hayretler içinde seyreden rahipler, katedralin temizlik işlerine bakan topal Pangall ve başrahibin bile kayıtsız kalamayacağı güzellikte bir kadın Goody Pangall, sonucu merakla beklemektedirler. Kule günden güne yükselmekte ama bu arada öngörülemeyen şeyler olmaktadır. Umudunu yitirmeyen Jocelin mucizenin gerçekleşeceği günü sabırsızlıkla beklemeye koyulur...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    242
  • ISBN:
    9789754582864
  • Çeviri:
    E.Efe Çakmak
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aykut 
 14 Tem 15:23, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 9/10 puan

Zor bir konu, zor bir kurgu. Ama bu ikisi usta bir yazarın eline geçtiğinde ortaya çok güzel şeyler çıkıyor. Golding ortaçağa alıp götürüyor bu sefer bizleri. Kitapta geçen Meryem Ana Katedral Kilisesi'nin başrahibi Jocelin, bir kule diktirmeye karar verir. Ona göre Katedral dua eden bir azizdir, yaptıracağı kule ise onun büyüklüğünün göstergesi olacaktır. Hikayenin neredeyse bütünü aynı mekanlarda geçiyor. İşte burada Golding'in müthiş kalemi devreye giriyor. Hikaye sürekli aynı mekanda geçmesine rağmen okuyucuyu sıkmıyor. Jocelin'in ruhunun derinliklerine iniliyor. Onu tıpkı Kafka'nın insanlarına benzetiyor. Bazı şeyleri yönettiğini sanan fakat asıl yönetilenin kendisi olduğunu fark edemeyen bir insan haline geliyor Jocelin. Kulenin inşaatı devam ettiği sürece çeşitli umutsuzluklar ve huzursuzluklar ortaya çıkıyor. Öyle ki, kitapta sürekli bahsedilen kule inşaatının asla bitmeyeceğini veya bitemeyeceğini düşünmeye başlıyorsunuz. Bu yönünden Kafka'yı andırıyor. Ayrıca bu kule de ortaçağ standartlarına göre oldukça yüksek bir yapı. Kule yükseldikçe orada çalışan işçiler, işçilerin başındaki yapı ustası Roger Mason ve Başrahip Jocelin bir dehşete kapılmaya başlıyor. Başrahip deli olduğunu düşünmeye başlıyor, işçilerden biri "Burada hepimiz deliyiz" diyor. Kulenin inşa edileceğine inanmayan yapı ustası ise kule yükseldikçe kendini içkiye vermeye başlıyor. Jocelin bu kulenin inşaatını kendi başlattığı için onu yönettiğini sanıyor fakat zamanla bu "bitirilmiş kule hayali" onu ele geçirmeye başlıyor. Hatta bunu bir takıntı haline getiriyor. Kule tamamlanmadan kendinin özgür olamayacağını ve de huzura kavuşamayacağını düşünmeye başlıyor. Yalnız bu inşaatta da bir sorun var: Katedral'in temeli çok zayıf dolayısıyla kule yükseldikçe kimse onun tamamlanacağına inanmıyor. Kule rüzgarlarda bile sallanır hale gelince Kilise'nin cemaati ve işçilerden çoğu ayrılmaya başlıyor. Ama "tek amaç" haline gelen kule bitiyor mu o da yeni okuyacaklara sürpriz olsun. Golding bu kitapta insanın iç dünyasındaki belirsizlikleri ve karanlıkları olağanüstü ustalıkla anlatmış. O denli iyi ki kitabı okurken siz de Jocelin'in, işçilerin, yapı ustasının kapıldığı dehşete kapılıyor, huzursuz hissediyorsunuz. Hikayede ilerlerken sizin de tek merak ettiğiniz şey kule oluyor. Bir amacın insanı nasıl ele geçirebileceğinin hikayesi Kule.

Hatice Çakır 
03 Şub 01:07, Kitabı okudu, 5/10 puan

Kitabı yazarın hatırına satın alırken arka kapaktaki tanıtım yazısı ilgimi çekmişti. Ne yazık ki hayal kırıklığına uğradım. Konusu, Ken Follet' in Pillars of the Earth romanına çok benzese de olay örgüsü çok yavaş ilerliyordu, gereksiz tekrarlar vardı ve karakterleri de bir türlü sevemedim. Oysa ki, Sineklerin Tanrısı romanını bitene kadar elimden bırakamamıştım.Yine de ortaçağda bir katedralin bölümlerinin yapılış sürecini ve kilise içindeki yaşamı merak edenlerin kitaptan edinecekleri bilgiler var. Yukarıda adını belirttiğim romanın BBC uyarlaması dizi olarak da çok iyiydi. Karşılaştırma yapabilmek için bu romanın üzerine seyredilmesini öneririm.

Ezgiperest 
 07 Haz 14:21, Kitabı okudu, 21 günde, 7/10 puan

Okuması oldukça ağır olan bir kitap. Sürekli olarak gerçek ile rüya arasında devam eden, insanı kulenin tepesinde yükseklikten korkarken huzur aramaya itmesi gibiydi. Korkunç bir zihin karmaşası yaşattığını söyleyebilirim. Oldukça sarsıcı.

Kitaptan 3 Alıntı

Ezgiperest 
03 Haz 12:52, Kitabı okudu, İnceledi, 7/10 puan

"Benim ağıma takılmadın, Roger, akılsızlık da benim akılsızlığım değil. Bu Tanrı'nın Akılsızlığı. Eski zamanlarda bile, insandan akıl kârı bir şey talep etmemiştir. İnsanlar bunu kendileri için yapar zaten. Alıp satarlar, örgütlenirler ve yaraları sararlar. Ama sonra derinlerden bir yerden saçma sapan bir emir gelir, mesela kurak bir karada insana gemi yapması emredilir, ya da gübre yığınları içinde oturması, bir fahişeyle evlenmesi, oğlunu kurban etmesi..."

Kule, William Golding (Sayfa 126 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Kule, William Golding (Sayfa 126 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Aykut 
 13 Tem 15:56, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

Hayat
Seni anlıyorum evladım. Yine cesaretsizsin. Sana nerden nereye geldiğimizi hatırlatayım mı? Bir günden fazla yaşamayan susineğini bir düşün. Şurada gördüğün kuzgun dünle bugün arasındaki farkı az çok biliyor. Hatta belki yeni bir şafak daha olacağını da biliyordur. Ama susineğinin tüm bunlardan haberi bile yok. Susineği birisi olmanın nasıl bir şey olduğunu asla bilemeyecek! İşte şimdi buraya varıyoruz! Hayır, Roger, hayır, sana bu hayatın ne kadar kısa olduğuyla ilgili acıklı bir vaaz vermeyeceğim. Sen de en az benim kadar iyi biliyorsun, hayat katlanılmaz uzunlukta, gelgelelim katlanmak zorundayız. Fakat biz bambaşka bir yere vardık, çünkü biz seçilmiştik, evet, sen ve ben seçildik. Biz susineğiyiz. Bir metreden diğerine neler olacağını bilemiyoruz; sabahtan akşama her an yeni bir şeyle karşılaşarak yaşamak zorundayız.

Kule, William Golding (Sayfa 121 - İş Bankası Kültür Yayınları)Kule, William Golding (Sayfa 121 - İş Bankası Kültür Yayınları)
Aykut 
13 Tem 20:54, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 9/10 puan

"Ondan başkası düşünemezdi."
"Roger mı düşündü?"
"Ayyaşın biri oldu şimdi, delinin teki. Ama bu kadar yüksek bir kule yapmak zaten deli işi."
Arkasını döndü ve ağızdan aşağıya inmeye başladı. Hemen ardından yukarıda, merdivenin üst tarafında son sözleri yankılandı.
"Burada hepimiz deliyiz."

Kule, William Golding (Sayfa 156 - İş Bankası Kültür Yayınları)Kule, William Golding (Sayfa 156 - İş Bankası Kültür Yayınları)

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız