Mars Yıllıkları

8,3/10  (15 Oy) · 
32 okunma  · 
11 beğeni  · 
667 gösterim
"İnsan olmayanın içindeki insanı göremez misin?"
"İnsanın içindeki insan olmayanı görmeyi yeğlerim."
"Ray Bradbury, bizi aynaların yaşama biçimimizi merhametsizce yansıttığı, kendi içimizdeki ve uygarlığımızdaki hataların abartılarak altının çizildiği bir koridora sokar. Gizli okşayışlarla bizi önce bir memnuniyete sürükler, ardından da "Dünya'nın çarpık, öğütücü, açgözlü düzeni"yle insafsızca yüzleştirir."
-Fred Hoyle-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    382
  • ISBN:
    9786053752769
  • Orijinal Adı:
    Martian Chronicles
  • Çeviri:
    Barış Emre Alkım
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Esma Tezgi 
04 Eyl 2015, Kitabı okudu, 5 günde, 9/10 puan

İnsanı, bencilliğini, hırslarını ve güzeli nasıl mahvettiğini anlatan güzel bir kitaptı. Kitap hikayelerden oluşuyor ve önemli mesajlar taşıyor. Bradbury kendine özgü tarzıyla çok güzel bir kitap yazmış, bence herkes okumalı.

Ayrıntılı yorum için; http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/...ry-kitap-yorumu.html

Burak Erdoğdu 
02 May 15:06, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Oldukça farklı ve vurucu bir eser. Dünyalıların Mars'ta uzaylı oluşu ve Dünyalı olan bizlere istilacı ve uzaylı gözüyle bakılması hayli ironik olmuş. DÜnya ve Mars yaşamını karşılaştırmak suretiyle insan doğasının en karanlık yanlarına ışık tutan yazar, sade ve farklı üslubuyla okuru çekmeyi başarıyor. Mars Yıllıkları kesinlikle bir bilim kurgudan daha fazlası. Sağlam felsefi temellere dayanan hikayesi ve neredeyse görsel efekt lezzeti sunan betimlemeleri sayesinde yazar hayli ustaca bir eser ortaya koymuş...

Faruk Hakan Arın 
19 Oca 21:56, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Mars Yıllıkları.Gerçekten farklı ve okuduktan sonra harcadığınız vakte pişman olmayacağınız bir kitap.Yazar, kitabı üçüncü kişi ağzından yazmış.Duygusuz, gözlemci bir anlatım var.Ayrıca yazarın detaylı betimlemeleri ve benzetmeleri var.Ve kitap hakkında biraz ilginç bir bilgi; her bölüm farklı hikayelerden oluşuyor.Tabi ki tüm hikayeler bir bütün, birbirleriyle bağlantıları var ama hikayelerin hemen hemen hepsinde farklı karakterler var, farklı olaylar yaşanıyor.Kitaba yeni başladığınızda alışmanız biraz zaman alabilir, en azından bende aldı. Ama birkaç hikayeden sonra alışıyorsunuz ve gayet akıcı, merak uyandıracak şekilde devam ediyor kitap.İsmiyle de tam anlamıyla uyumlu.Kitap bir yıllık şeklinde ilerliyor, 1999`dan 2026`ya kadar yaşananlar anlatılıyor.Mars`a ilk insanlı uçuş, devamında düzenlenen birkaç keşi f seferi ve en sonunda Mars`a toplu halde yapılan göçler.
Öncelikle Mars`ta geçen ilk bölümden biraz bahsetsem iyi olur;
Bu bölümde , Marslı bir kadının rüyasında Dünyalı astronotların Mars`a gelişini görmesi ve bunun üzerine gelişen olaylar anlatılıyor.Bu bölümün asıl önemi ise bize olayları Marslı`ların gözünden yaşatması, onların var olduğunu göstermesi ve özellikleri hakkında bizleri bilgilendirmesi.Daha sonraki bölümlerde yaşananları Dünyalıların gözünden görüyoruz.Bu bölümde Marslı kadının rüyasında gördüğü astronotlar “Birinci Mars Seferi”nin astronotları.”İkinci Mars Seferi” “Üçüncü Mars Seferi”(benim en beğendiğim buydu) ve “Dördüncü Mars Seferi” şeklinde, astronotların Mars`a keşif gezileri devam ediyor.Dört Mars seferinde de farklı farklı ve bayağı enteresan olaylarla karşılaşılıyor.
Bu seferlerin ardından Mars`a toplu halde insan göçleri yaşanıyor, Mars adeta Dünyalaştırılıyor. Kitabın kalan kısmında genel olarak bu Dünyalaştırma anlatılıyor –tabi bazı farklı şeyler de yaşanıyor ama çok spoiler vermek istemiyorum-.Kitabın içeriği hakkında söyleyebileceklerim bunlar, tabi bir de yazarın dokundurmalarından bahsetmezsem bu kitabın incelemesinin hakkını verememiş olurum.Yazar pek çok şeyi açık açık olmasa da eleştiriyor;
“Biz Dünyalılar büyük ve güzel şeyleri yıkmak konusunda hünerliyizdir.”
Herkese kesinlikle tavsiye ederim!

Yaprak Onur 
30 Eki 16:00, Kitabı okudu, 21 günde, Beğendi, 7/10 puan

Mars Yıllıklarını bitireli birkaç gün oldu aslında ama yorumu yazmak için biraz beklemek istedim.

Şimdi nereden başlasam... Öncelikle 1949 yazılmış bir kitaptan bahsediyoruz, yani insanlık daha aya gidememişken Ray Bradbury Mars'ta koloni kurmaktan bahsediyor. Bu durumun doğal olarak günümüzdeki bilimsel verilerle değerlendirildiğinde bu kitabın daha fantastik türüne kaymasına neden oluyor ama Jules Verne'de olduğu gibi tarihin koşullarına göre değerlendirerek bunu görmezden gelebiliriz. Zaten gelmeliyiz de zira kitap bize bunu anlatmıyor.

Ray Brandbury'nin insanlığa bakışaçısına ve geleceği insan içgüdülerine dayanarak kurgulamasına bayılıyorum. Fahrenait 451'de de beni en çok etkileyen nokta bul olmuştu. İnsanlıkla ilgili çıkarımlarımız çok yakın bu sebeptendir ki okurken anlattıklarının hiçbiri bana çok abartı gelmiyor.
Kitaba dönecek olursak... Kitap bize yine insanlığı anlatıyor, insanın bitmek bilmez açgözlülüğünü ve gittiği her yeri kendine uygun hale getirmek için yakıp yıkmasını.

Mars Yıllıkları öykülerden oluşuyor; bu öykülerin bir kısmı birbirleriyle doğrudan bağlantılı, bir kısmı ise dolaylı bağlara sahip. Bazı öykülerin birbirleriyle çeliştiğini hissettim ama bu benim okurken ki dikkatsizliğimden kaynaklanıyor da olabilir.

Daha önce de belirtmiştim ben öykü kitabı okumayı çok sevmiyorum, karakterlere alışıp kurgu boyunca onlarla birlikte ilerlemeyi tercih ediyorum. O yüzden bu kitapta çok arada kaldım.
Öykülere bir bütün olarak baktığımda anlattıları hikaye inanılmaz etkileyici, herkesin okuyup ders çıkaması gereken nitelikte. Ama teker teker baktığım zaman bazıları beni zorladı ve sıktı. Sonuç dediğim gibi arada kalan bir kitap oldu. Yine de güzel yanları daha ağır basıyor.

Çeviri daha önce kendisinden Deliliğin Dağlarında'yı okuyup anlatımını çok beğendiğim Barış E. Alkım'a emanetti. Bu kitapta da birçok yerde çevirisini çok başarılı bulmama rağmen bazı öyküler sanki başka biri tarafından çevrilmişcesine özensizdi. Nedeni çözemedim açıkcası...

Daha fazla yorum için --> https://www.instagram.com/yaprak.onur/

Kitaptan 5 Alıntı

Esma Tezgi 
04 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 9/10 puan

"İnsan olmayanın içindeki insanı göremez misin?"
"İnsanın içindeki insan olmayanı görmeyi yeğlerim."

Mars Yıllıkları, Ray BradburyMars Yıllıkları, Ray Bradbury
sena dökmeci 
16 Tem 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

"insanın öğrenme isteğini yenilemesi iyi bir şeydir," dedi filozof. "uzay yolculuğu hepimizi yeniden çocuklaştırdı."

Mars Yıllıkları, Ray BradburyMars Yıllıkları, Ray Bradbury
sena dökmeci 
16 Tem 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

''bu gece havada zamanın kokusu vardı. tomas gülümsedi ve hayal gücünü işe koştu. bir düşünce vardı. zaman nasıl kokardı? toz, saatler ve insanlar gibi. zamanın sesi nasıldır diye merak ederseniz, karanlık bir mağarada akan su, ağlama sesleri boş tabutların kapağına vuran toprak ve yağmur gibidir bu ses. daha da ileri gidecek olursak, zaman neye benzer? zaman, kapkara bir odaya usul usul yağan kara, ya da eski bir sinemadaki sessiz filme, ya da yeni yıl balonları gibi aşağıya ve hiçliğe doğru düşen yüz milyar surata benzer. işte böyle kokar ve ses verirdi zaman. ve bu gece zamana neredeyse dokunabilirdiniz.''

Mars Yıllıkları, Ray BradburyMars Yıllıkları, Ray Bradbury