Siyah Gözlerine Beni de Götür

9,3/10  (3 Oy) · 
18 okunma  · 
6 beğeni  · 
610 gösterim
Sular köpürmemeliydi rüveyda
Kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin
Ben zehire alışkınım, şerbete değil
Rüyalar nefret eder avare duruşumdan
Kabuslar çeker ancak derdimi yeryüzünde
Sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber
Ben her gece bir Mehdi türküsüyle çilekeş
Yargılamak için zeval kayıtlarını
İnkılab bekliyorum
Hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin
Uzanır da gönlüme rüveyda
Derinden bir ok saplanır bağrıma
Beynimi çağıran bir sese doğru
Alaca bir at koşar içimde
Zamansız, mekansız nefese doğru
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1995
  • Sayfa Sayısı:
    97
  • ISBN:
    9789758257973
  • Yayınevi:
    Birey Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Mehmet Yılmaz 
09 Tem 2015, Puan vermedi

Avareyim, asudeyim ,yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum...

Böyle başlıyor Siyah Gözlerine Beni de Götür... Ama esasında Sayın Genç yazdığı mısralarla her birimizi siyah gözlere, hissedip de söyleyemediğimiz hislere, ilk aşklara götürüp bırakıyor. Kendi çizgisini oluşturmuş ve bu çizgi dahilinde sadık bir okur kitlesi oluşturmuş bir şair Nurullah Genç. Ondaki Anadolululuk hali belki de İstanbul, Ankara gibi merkezlerdeli edebiyat çevrelerinde göz ardı edilmesine sebep olmuş ama bilhassa Anadolu'da çok ciddi bir okur yekününe ulaşmasını sağlamıştır.

Benden anlamadın şiirden anla
Senin gülüşünle yaşadığımı
Akşamı ettiğim senden kalanla
Sabaha seninle başladığımı
Benden anlamadın şiirden anla…

Kitaptan 5 Alıntı

Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşuşun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum.
...

Siyah Gözlerine Beni de Götür, Nurullah GençSiyah Gözlerine Beni de Götür, Nurullah Genç
Şəhla Rəşidova 
15 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum.

Pembe uçurtmalar yolladığından beri
Sarardı tiryaki menekşeleri
Sonbaharın tozlu kafeslerinde
Sevgi turnaları yakalıyorum
Turnalar gidiyor; ben kalıyorum
Avareyim, asudeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum.

Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum.

Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
Kaptanları sorgulayan
Yanından geçen küheylanların
Korku tufanına yakalandığı
Siyah gözlerine beni de götür
Güneş ülkesinden gelen yiğitler
Benzeri olmayan bir dünya kursun
Cellat, ayrılığın boynunu vursun.

Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken, bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkansız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür.

Nurullah Genç

Siyah Gözlerine Beni de Götür, Nurullah GençSiyah Gözlerine Beni de Götür, Nurullah Genç