Stella Düşerken

9,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
314 gösterim
Kitap Oslo’da sıcak bir yaz akşamında başlıyor. Martin, Stella’yı birlikte yaşadıkları on yıla damgasını vuran tehlikeli oyunların bir yenisine davet eder: Dokuz katlı binanın çatısında bir denge hareketi yapacaklardır. Çatının kenarında yürümeye başlarlar. Stella sendeler, bir an Martin’in kolları arasına yuvarlanır ve sonra dehşete kapılmış izleyicilerin çığlıkları arasında yere düşer. Martin onu kurtarmaya çalıştı mı, dersiniz?

Görgü tanıklarının, Martin’in, Stella’nın kızı Amanda’nın, dostu Axel’in ağzından Stella’nın öyküsünü dinliyor, onun farklı kişilerin gözündeki farklı niteliklerini öğreniyoruz: kıskanç bir eş, tutkulu bir sevgili, melek gibi bir hemşire, anne sevgisinden yoksun bir çocuk, özverili bir anne ve biz yaşayanların artık öğrenemeyeceği bir sırrı olan kadın. Ölümden öte bir yerden bize seslenen Stella ise görünürdeki mutlu ve düzenli yaşantısının ardında nasıl kırılgan bir yaşam sürdüğünü anlatıyor.

Stella’nın yaşamını, geride bıraktığı insanların anılarında izlerken, o kişilerden her birinin yaşam öyküsünü de gözlemliyoruz.

"Stella Düşerken"in bir aşk öyküsü mü, polisiye bir vaka mı, yoksa ikisinin karması bir bulmaca mı olduğuna, kitabı okuduktan sonra sizler karar vereceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2006
  • Sayfa Sayısı:
    233
  • ISBN:
    9789750706387
  • Orijinal Adı:
    Når Jeg Er Hos Deg
  • Çeviri:
    Adem Uludağ
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hatice Çakır 
27 Oca 16:04, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Bir düşüşe tanık olanların ağzından,Stella adlı karmaşık ve kırılgan bir kadının hikayesi...Kitabı bitirince geçmişimizin aslında geçmişte kalmadığını, bugüne de taşındığını anlıyorsunuz. Birikimler, yaşananlar, kısır döngüler ve seçimlerimiz ile biz, geçmişimizi geleceğimize aktarıyoruz. Son bölümde aklıma takılan ve hala cevaplayamadığım soru ise şu oldu: Mutluluk için çaba harcamak mı, yoksa herşeyi kabullenmek mi daha iyi? Bu çok katmanlı ve düşündürücü romanı hayatı sorgulamaktan hoşlanan okurlara tavsiye ediyorum.