Tek Adam - Cilt 2 Mustafa Kemal / 1919-1922

9,2/10  (13 Oy) · 
50 okunma  · 
11 beğeni  · 
1.234 gösterim
Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam`da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel - geleneksel imparatorluktan ve Sevr`i imzalanmış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor. Tek Adam, sadece Türk Devrimi`ni değil, aynı zamanında, Mustafa Kemal Atatürk`ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen veokuyucuya aktaran bir başyapıt...

EMRE KONGAR
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    560
  • ISBN:
    9789751406712
  • Yayınevi:
    Remzi Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Gamze Züleyha Üredi 
20 Eyl 12:47, Kitabı okudu, 4 günde, Beğendi, 10/10 puan

Tam anlamıyla bir başucu kitabı; insanın sık sık eline alması gereken, kafası bir konuya takıldı mı hemen kısaca bir göz atılması lazım gelen, birincisinden çok daha iyi bir kitap; zira burada bütün Milli Mücadele'den söz ediyoruz. Ve ben hâlâ, lisede, bu kitabın gerekirse "zorla" okutulması taraftarıyım -tabii bu tartışılır, "zorla" kısmını çok dikkate almayın.

Bir kere okunacak, "okudum" diyerek geçiştirilebilecek bir kitap değil bu; tekrar tekrar okumak, öğrenmek lazım. Burada kastettiğim, baştan sona tekrar tekrar öğütmek değil elbet ki bunun yararı konusunda da şüpheliyim. Fakat özümseyerek, sindire sindire bilmek lazım her bir kısmını.

Kitabın üç yüz kırk altıncı sayfasında geçen bir alıntıyla tamamlamak istiyorum sözlerimi: "Hakiki kültür, kazanılan ve benimsenen bilgilerin zenginliğidir. Geçmiş davaların kültürlü bir şekilde idraki ve tevarüs edilmesidir. Karşılaşılan durumların doğru olarak anlaşılması için de, bunların makul ve tenkidi bir surette açıklanabilmesidir..." Sovyet bir diplomat olan Çiçerin'in sözleri bunlar, Aralof'u Ankara'da büyükelçi olmaya ikna ederken sarf ettiği sözler. Bu da bir ışık olsun bize, neden bu kitabı okumamız gerektiğine.

"Kültürlü" okumalar.

Meşrebi Kalender 
 24 Tem 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Demokrat Parti 1951 yılında ,yani iktidara geldikten hemen bir yıl sonra, Atatürk’ü koruma kanununu çıkardı. Bu kanunu çıkarmasında, hissettiği yoğun Atatürk sevgisinden daha çok, bot bağlamaya meraklı “netekim” paşaların sahaya inmesine karşı duyduğu korku ön plana çıkıyordu.

Yasa o kadar yoruma açık ki eleştirmeye kalktığınız anda, içinde temiz iç çamaşırı ve sigara olan küçük çantanızda yakınlarınızda olmalı. Ne kadar anti demokratik di mi? Birini eleştirme özgürlüğünüz elinizden alınmış…

Dur hemen gaza gelme fani, önce silkelenen ve kendine sor sen ne kadar demokratiksin ki “anti” sinden bahsediyoruz???
Eğer bu özgürlüğü elde edersen mahalle kahvelerinde yaptığın gibi ( fırsatını buldun ya ) ana avrat sövecek misin yoksa objektif bir şekilde eleştirecek misin)

Ben söyleyeyim, ne kadar okumuş olsan da, damarlarındaki asil kanda buram buram arabesklik mevcut olduğundan…Bir derdim var bin dermana değişmem türküsü yerine, bu gece ölürüm beni kimse tutamaz şarkısı, daha çok hoşuna gittiğinden…Genç Cumhuriyetin öksüz ve yetim bir şekilde doğumundan beri ,Batı’nın doğusunda Doğu’nun batısında yer almasından ( İllaki gözünde canlandırmak da ısrarcıysan İsmail YK nın ülke halini tahayyül edebilirsin)… Favori renginin ya siyah ya beyaz olduğundan ( coşma Çarşı konu başka…) griye hiç yüz vermediğinden; yatağa düşmüş babana saldırır gibi saldıracaksın. Zamanında sevmekten çok, babanın kodu mu oturtma korkusundan dolayı ortaya çıkan o samimiyetsiz saygıdan hemen kurtulacak, önce sinsi sinsi laf sokacak sonrada abartıkça abartacaksın,( yağı buldun ya Arap gibi…) kendini mazlum görüp yaptığı zulmü hak gören tüm önceki ve sonrakiler gibi…

Çok mu üstüne geldim ? Tüm suç sende mi ? Estapitipiti…. Başını bu kitabın yazarı Şevket Süreyya’nın çektiği Kadro hareketi ve türevleri gibi kaş yapayım derken göz çıkaranların bir süperman yaratma tutkuları yüzünden hak ettiği şekilde sevemedik Ata’mızı.

1923 sonrası yapılan tüm hatalara rağmen 1919-1923 arasında yaşananları okudukça sadece Mustafa Kemal ( Atatürk yerine Mustafa Kemal dediğinde hakaret etmiş oluyorsun. Daha da kötüsü Ata’ma hakaret etmek isteyen de bu şekilde ismini söylediğinde hakaret ettiğini sanıyor. Nasıl bir ülke bu ya….) değil tüm kurtuluş savaşının önderlerinin yaptıkları hataları hoş görmek zorundayız.

Keşke kendimizi daha iyi yetiştirebilseydik de, karşısına dikilip “Allah razı olsun bizi kurtardın da bu istiklal mahkemeleri zulmü nedir, Terakki Perver olayının gerçek yüzünü bir açıklar mısın, ya her şeyi anladım da, seni tutuklamayıp aslında zaferin gizli kahramanı olan, Karabekir’ e yapılanları nasıl reva gördün’ diye sorabilseydik. Olmuyor cancağızım bir şeyler eksik bizde….

Her ne kadar mürekkep yerine kitabı yağ ile bal ile yazmış olsa da Atatürk’ün hayatını derli toplu şekilde anlatan bence tek eser. Cebren okutunuz efenim….

Sehertan 
01 Haz 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

1919'de başlayıp 1922 tarihine kadar Atatürk liderliğinde,askerlerin,köylülerin,kadınların canla başla Anadolu'yu işgalcilerden kurtarmak adına gerçekleştirdikleri bir ölüm kalım savaşı, öncesindeki kongreler safhası, meclisin açılışı, meclisteki taraflar arasındaki çetin tartışmalar, resmi tarih çizgisiyle dile getirilmiştir. Milli Mücadele'nin safhalarını ayrıntılarıyla anlayabilmek, Mustafa Kemal'i bir komutan ve devlet adamı olarak tanıyabilmek adına yararlı bir eser.

seher 
21 Nis 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Tek Adam’ın ikinci cildinde, Atatürk 'ün 1919’da Samsun’a çıkışıyla başlayıp 1922 yılının sonuna kadarki dönemi kapsamaktadır

Kitaptan 6 Alıntı

Gamze Züleyha Üredi 
20 Eyl 12:23, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"...Fakat kültür demek, bazılarının sandığı gibi, yemekte balığı bıçakla kesmemek demek değildir. Bu dış alışkanlıklar çabuk benimsenir.
Hakiki kültür, kazanılan ve benimsenen bilgilerin zenginliğidir. Geçmiş davaların kültürlü bir şekilde idraki ve tevarüs edilmesidir. Karşılaşılan durumların doğru olarak anlaşılması için de, bunların makul ve tenkidi bir surette açıklanabilmesidir..."

Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 346 - Çiçerin)Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 346 - Çiçerin)
Gamze Züleyha Üredi 
20 Eyl 12:13, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bu arada, kalabalıkların ilkel, geri ve tam bir bilince dayanmayan duygu ve eğilimlerinin sömürülmesi, iç isyanların her safhasında kendini göstermiştir. Kara kalabalıkların bilinçaltı içgüdüleri ve ihtirasları, halk düşmanları tarafından daima sömürülmüştür.
Halbuki kara kalabalık demek, millet demektir. Millet, müşterek bir bilince sahip olan, milletçe müşterek ölçülere bağlı olan ve ona inanan bir sosyal toplum demektir. Başıboş ve cahil kalabalıklarda, adına sürü psikolojisi diyebileceğimiz ilkel enstenktler (içgüdüler) rol oynar. Halbuki milli psikoloji, yani müşterek bir millet bilinç ve anlayışına dayanan duygular ve değerler birliği, sürü psikolojisinin, tamamen zıddıdır.

Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 318)Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 318)
Gamze Züleyha Üredi 
17 Eyl 19:44, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bazı yazarlar (Sabahattin Selek: Anadolu İhtilali.), Mustafa Kemal'in Havza'da, Rusya'dan gelen General Budenni ve bir Rus Heyeti ile temaslarda bulunduğunu yazarlar. Fakat böyle bir temasa ait hiçbir belge yoktur. Kaldı ki böyle bir temasa ihtimal de verilemez. Evvela şunun için ki, o tarihte Samsun, İngiliz işgalindedir. Rusya ovaları, müttefiklerden destek gören ihtilal aleyhtarı generallerin, beyaz orduların işgali altındadır. Oralardan birinin, heyetin Samsun'a gelmesine ihtimal yoktur. Kaldı ki o günlerde Mustafa Kemal, göze çarpacak, dikkati çekecek bir durumda değildir. Daha sonra, General ve Mareşal olan Budenni de siyasi bir kişilik sayılmaz. O tarihte sadece Yoldaş Budenni olarak Ukrayna'da bir Süvari Kumandanıydı ve zaten alaylı bir askerdi. Hulasa böyle bir ziyarete ihtimal verilemez.

Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 37)Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 37)
Gamze Züleyha Üredi 
20 Eyl 11:58, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

İhtilal, bir katastroftur (yıkım, felaket). Yani, sebepleri önceden birikmiş olmakla beraber, ani bir patlamadır. Bir sıçramadır. Toplumun yapısında birikmiş ve gelişmiş çatışmaların bir gün ve birden çözülüşü gibi bir şeydir. İhtilal, daha önce değindiğimiz gibi, inkılap demek değildir. İnkılap, uzun süreli, toplumun yapısını siyasi, ekonomik ve sosyal bütün iskeletiyle değiştiren, yeniden ve zaman içinde işleyen bir şeydir. Halbuki ihtilal biter. Zaten müdahalesini yaptıktan sonra onu yapanlar yerlerinde kalmak isterler ya da bir ihtilal nizamını boyuna devam ettirmek çabasına düşerlerse, hem kendilerini hem ihtilali yerler. Çünkü artık toplumun siyasal yapısı alacağı şekli almıştır. İhtilal uzun süreli bir yapı değişmesine, yani bir inkılaba yöneltilemiyorsa, ihtilalcinin varlığı artık toplum yapısı için lüzumsuzdur. Toplum, onu sırtından, bir kabuk değiştirir gibi atar.

Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 262)Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir (Sayfa 262)
Sergen Ayd' 
22 Eyl 18:00, Kitabı okudu, Puan vermedi

Mustafa Kemal hiç şüphe yok ki, ne komünist, ne de sosyalistti. Sosyalizm ve onun es son ihtilalci şekli, yani toplum yapısının ihtilal yoluyla topyekün ve yeniden inşası demek olan komünizm, ona yabancıydı. Kaldı ki Mustafa Kemal, sınıf kavgası değil, Milli Kurtuluş Mücadelesi yapıyordu. Bu mücadele batı manasında sınıfların teşekkülüne karşı özlemler, yani gelecekte ki sınıf kavgalarını önleyici hedefler güder ve organlar getirebilirdi ama, aslında bir sınıf mücadelesi değildi.

Tek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya AydemirTek Adam - Cilt 2, Şevket Süreyya Aydemir