Yokyer

9,0/10  (30 Oy) · 
52 okunma  · 
19 beğeni  · 
877 gösterim
Genç ve iyi kalpli Richard Mayhew'un sıradan hayatı, bir kaldırımda karşısına çıkan yaralı genç kızın hayatını kurtarmasıyla sonsuza dek değişir. Bu iyilik Richard'ı var olduğunu hayal bile etmediği bir dünyayla şehrin altındaki terk edilmiş Metro istasyonları ve kanalizasyonlarda gelişmiş karanlık bir yaşamla tanıştırır. O artık, yarıklardan düşen insanların yaşadığı Aşağıtaraf'ın bir parçasıdır... ve eğer bildiği dünyaya dönmek istiyorsa, gölgelerin ve karanlığın, canavarların ve azizlerin, katillerin ve meleklerin şehrinde yaşamayı öğrenmek zorundadır...

Gaiman, basitçe söylemek gerekirse, hikâyelerin hazine evi gibi ve biz de ona sahip olduğumuz için şanslıyız...
-Stephen King-

Bu kitabın bitmesini hiç istemedim... Avcı, Islington, Door... bu karakterler artık hayatımın bir parçası... Yokyer beni çok mutlu etti.
-Tori Amos-

Gaiman bir usta... Alanındaki hiç kimse bundan daha iyi olamaz...
-Peter Straub-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    372
  • ISBN:
    9786053750628
  • Orijinal Adı:
    Neverwhere
  • Çeviri:
    Evrim Öncül
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mithril / Jake Epping 
17 Haz 09:05, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bundan yaklaşık 3 yıl evvel, kitap sohbetleri yaptığım bir arkadaşımın tavsiye ettiği iki fantastik eserden biriydi bu. Diğeri de Yerdeniz... Nedense 3 yıl boyunca bir türlü bu kitaba sıra getirememiştim. Ta ki, yine bu sitede, kitap zevkimin uyuştuğu bir arkadaşımın bu kitaba başladığını görene dek...
Ve kitabı okurken, kitabın raflarımda durup da okumadığım her gün için kafamı duvarlara vurmak istedim:)
Kitap, olmayan bir yerdeki olmayan insanların hikayesi aslında... Yazar varlık ve yokluk arasındaki dengede yepyeni bir dünya kurmuş ve içine de inanılmaz keyifli bir olayı yedirmiş.
Bence en belirgin özelliği, okuduğum en ince fantastik eserlerden biri olması. Malum, özellikle fantastik edebiyatta yazar yepyeni bir dünya yaratır ve bunu okuyucuya tam olarak verebilmek için uzun sayfalarca betimlemelerden faydalanır. Ancak bu kitap betimlemenin çok az, olay akışının çok yoğun olduğu ancak buna rağmen mekanı ve ortamı hayal etmede hiç sorun yaşatmayan bir kitap.
Bir diğer sevdiğim nokta da, başrolümüzdeki Richard'ın başta olmak üzere tüm karakterlerin aşırı doğal konuşmaları. "Gerektiğinde saçmalayabilme" bugüne kadar sadece Otostopçunun Galaksi Rehberi'nde okuduğum bir özellikti, bu da iki etti.
Kitaptaki yazım tekniği ile de değinmek istediğim bir nokta daha var ki, kitapta bir an devrimi döndürdü. Her ne kadar kitap baştan sona 3. şahıs tekniği ile yazılmış olsa da okuyucunun kitap boyu dahil olmadığı standart bir yapı mevcut. Ancak kitabın ortalarındaki tek bir cümle ("Şimdi hepsinin rüyalarını izliyoruz" tarzındaydı") tüm gerçekliğimi yıktı... Kitap boyunca aralarından biri olarak ekiplerinin bir üyesi gibi yanlarında adeta koşmuşken, bu tek cümle beni resmen bir an kitaptan kışkışladı, gerçekliğime döndürdü, ve kendimi kanepemde elimde kitapla oturuyor olduğumu farkettirdi. Bu, fantastik romanlarda ilk kez yaşadığım bir histi ve "Deadpool gerçekliği"ni hissettim. (Rüyalar bitip de karakterler uyandığında yine yanlarına dönmüştüm karakterlerin. Yazar bile beni o kadar uzak tutamadı kitabından:) )
Sonuç olarak, Neil Gaiman'a hayran kaldım. Çok zeki ve yaratıcı olduğuna kanaat getirdim. Beklentimin çok üstünde bir kitap oldu. Bir sonraki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.

Esma Tezgi 
02 Tem 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Neil Gaiman'ın okuduğum ilk romanıydı ve şimdiye kadar neden okumadım ki dedirten bir kitaptı. Londra' da yerin altında geçen hikaye fantastik olmasına karşın çok fazla fantastik öge içermiyordu, yazar fantastik kurgu yazarken bu kadar az fantastik öge kullanmamayı çok güzel başarmış.
Dili çok akıcıydı, sayfalar çok hızlı akıp gidiyordu hele ki yazarın farklı ve orijinal betimlemeleriyle çokta zevkli ilerliyor. Karakterleri de çok sevdim, her karakterin farklı ve çekici bir özelliği mutlaka vardı.
Bu tarz kitaplarda sıkça rastladığımız sıradan baş karakterin olayların başlamasıyla daha önce bilmediği yeteneklerinin farkına varması gibi bir durum yaşanmıyor ki bu benim çok hoşuma gitti.
Gaiman hikayeyi çok güzel bir şekilde işlerken gizemli havayı da başarılı bir şekilde korudu. Özellikle Marquis de Carabas, Bay Croup ve Bay Vandemar'ın olduğu bölümleri zevkle okudum, en çok bu karakterleri sevdim.
Genel olarak güzel bir kitaptı, yazarın kurduğu yeraltı dünyası esri olsa bence çok güzel olurdu, kitapta bir şey eksikti ya da kitap fazla kısa geldi emin değilim beni tatmin edemeyen küçük bir nokta var ama ne olduğunu tespit edemedim.

mithrandir21 | Uğur D. 
 24 Haz 10:15, Kitabı okudu, 16 günde, 8/10 puan

Yokyer'i, Amerikan Tanrıları'ndan önce okuduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Başta Amerikan Tanrıları sonrasında da Yokyer Gaiman'ın en çok övülen, adından en çok söz ettiren romanları. Gaiman'ın ne kadar deli bir şekilde hayal gücü olduğunu, bu türü seven sevmeyen herkes biliyordur diye düşünüyorum ve bu iki durum birbiri ile toplanınca da haliyle kitaptan beklentim çok fazla oldu ama maalesef beklentimi tam manası ile de karşılayamadı. Kitap içindeki hayal gücüne, fantastik öğelere, atmosfere bana göre 10 üzerinden 10 puan ama kitaptaki konuya maalesef 10 puan veremiyorum. Günümüz dünyasında geçen fantastik kitaplarda havada cevapsız soru işareti veya işaretleri kalıyorsa maalesef o kitap her ne kadar da deli bir kurgusu ve evreni olsa da tam olarak beğenemiyorum. Bu kitapta da olaylar vs. gelişiyor ama neden gelişiyor, kim kimdir diye anlamadan okuyunca yani fazla detay olmayınca dediğim gibi hoşuma gitmedi gitmiyor; umarım Amerikan Tanrıları bu kitabın iki katı hacminde olduğu için daha bol açıklamalıdır daha çok cevap alırım diye temennide bulunuyorum ve başta da dediğim gibi bu kitabı önceden okuduğum için Amerikan Tanrıları beklentim biraz azaldı diyebilirim ve bu durum benim için çok iyi bir şey.

Gaiman'ın hayal gücüne, betimleme şekline, cümlelerine bayıldım diyebilirim. Kötü karakterlerin yer yer okurken güldürmeleri, betimlemelerde benim gibi kedi manyağı olan Gaiman'ın kedileri bol bol kullanarak tasvirlerinde kullanması çok hoşuma gitti. Betimlemelere bayıldım ama gel gör ki betimlemeler de üst paragrafta da dediğim gibi eksiklik var, maalesef işin fantastiklik tarafında betimle hiç yok desem doğrudur.

Fantastik edebiyata hakim olan kişilerin daha çok zevk alacağını, türe aşina iseniz okumanızı tavsiye edebileceğim bir eser diye düşünüyorum. Kitabı bitirdikten sonra az betimlemenin olduğu evreni hayal etmekte zorlandı isek hazır görsele dönüşmüş hali olan 1996 yapımlı mini dizisini izleyebiliriz: http://www.imdb.com/title/tt0115288/

Serdar Poirot 
07 Ara 2015, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Usta yazardan tek kelime ile mükemmel bir roman. Richard Mayhew, Jessica adlı bir kızın sevgilisi ve bir şirkette çalışan silik biridir. Bir gün Jessica ile bir buluşmaya giderken yaralı bir kız görür ve ona yardım eder. Kızın adı Door'dur ve Aşağı Londra'da kendini kovalayan iki kiralık katil Bap Croup ve Bay Vandamar'dan kaçmaktadır. Ailesini birileri öldürmüştür ve intikam istemektedir Door. Aynı zamanda usta bir kapı açıcısıdır. Kendisine bu uğurda Marquis De Carabas ve Avcı yardım ederken Richard da bu olaylara dahil olur ve Londra'nın yer altında pek çok olay yaşanmaya başlar. Düğümü çözmek için Islington adında bir meleğe başvururlar ve Kara Keşişler'den bir anahtar almaları gerektiği söylenir. Ancak bu hikayede bir kişi sanıldığı kadar güvenilir değildir. Acaba Door intikamını alabilecek midir? Richard eski hayatına dönebilecek midir? Dönerse eğer mutlu olabilecek midir? İyiler mi kazanacaktır bu hikayenin sonunda? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri.

Gökhan 
28 Ara 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 8/10 puan

Yokyer okuduğum ilk Neil Gaiman kitabıydı, dili, anlatımı, kurgusu beklentilerimin çok ötesindeydi. Bir bilim kurgu - fantastik hayranı olarak kitabı çok beğendim ancak bu türe uzak olanların da kitabı en az benim kadar beğeneceğine eminim.
Kitabın konusunu, alıntılar kısmında da paylaştığım aşağıda ki bölümde gayet güzel anlatılmakta;

"Richard zihnindeki günlüğe bir şeyler yazdı.
Sevgili günlük, diye başladı. Cuma günü bir işim, bir nişanlım, bir evim ve mantıklı bir hayatım vardı. Sonra kaldırımda kanaması olan yaralı bir kız buldum, ve bir yardımsever olmaya çalıştım. Şimdiyse ne nişanlım, ne evim, ne de işim var ve Londra caddelerinin bir kaç yüz metre aşağısında, intihara meyilli bir meyve sineğinin tahmini yaşam süresiyle yürüyorum."

Yokyerle birlikte Neil Gaiman favori yazarlarım arasına girdi. Bu kitabı türe yakın - uzak herkese tavsiye ediyorum.

Minipamuk 
19 Ağu 2015, Kitabı okudu, 9/10 puan

Kitap tıpkı baş kahramanı gibi yarı gerçek yarı fantastik diyebiliriz. Başka bir deyişle gerçek birinin gözünden fantastik bir düya anlatılıyor. Başta bu dünya Richard Mayhew'a ne kadar kabus gibi görünse de karmaşık ve acımasız olmasının yanında kendine has kuralları Richard'la birlikte okuyucuyu da cezbediyor. Aşağı Londra'da kimsenin birinden gördüğü iyiliği unutmuyor ve hayatı boyunca bunu geri ödemenin bir yolunu arıyor olması beni çok etkiledi.

Umut Çalışan 
13 May 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Oldukça güzel, gayet hayal gücünüzü çalıştıran Gaiman'ın her zaman ki zıpır, uçuk anlatım tarzıyla anlattığı bir kitap. Ancak bu anlatım tarzı zaman zaman insanı çok zorluyor. Öyle ki bazı tasvirlerin, fantastik edebiyatın tanrısı, dahi bir yazarın yaratıcılığının bir eseri mi, yoksa krize girmiş bir uyuşturucu müptelasının sanrıları mı anlaşılmıyor.

...Züppe, Ruislip'ten rahat rahat bir kafa daha uzundu Öte yandan Ruislip, her biri tamamen domuzyağıyla dolu, büyük birer deri bavul taşıyan dört züppe kadar çekiyormuş gibi görünüyordu.

... Bay Croup gülmeye başladı. Kopmuş parmaklardan oluşan bir duvardaki tırnakların üzerinde çekilen kara tahta gibi çıkıyordu sesi.

... Sonra bir ses çıkardı. -bir elli boyunda ve insan etine zaafı olan bir guguk kuşunun çıkarabileceği türden bir gu-guk gu-guk vb.

Ama gerçekten korkunç yaratıcı bir konsept üstüne kurulmuş. Rahatlıkla devamı yazılabilecek bir kitap olmuş. Yazarın tarzına alışık olmayan sevmeyebilirler. Kişisel görüşüm, alışveriş listesinin en önünde olmasa da, daha kesin kararlarınız yoksa ilk onda olabilir.

İlk Neil Gaiman kitabım. 8 puan vermemin nedeni özgün bir konu olması. Artık mükemmel vücutlu yakışıklı ya da çok güzel doğaüstü karakterler, muazzam hayatlar görmekten kusacaktık. Farklı bir boyut getirmiş çünkü yarattığı dünya tamamen iğrenç. Sıçanlar falan dedikçe bir huylandım. Mizahi yönü de olan ancak okuyucuyla karakterlerin o bağlantısını tam kuramayan bir kitap. Yani hikayeye adapte olduktan sonra ne Door'a, ne Avcı'ya, ne Richard'a ne de diğerlerine aman aman bir bağlılık hissetmiyorsunuz. Ölseler niye öldü demezsiniz gibi. Belki kitabın farklarından birisi de budur. Genel hatlarıyla beğendiğim, yazarın diğer kitaplarına merak duymamı sağlayan bir kitap oldu. ^^

Hakan Uzun 
18 Haz 19:37, Kitabı okudu, 10 günde, 10/10 puan

Londra ikiye ayrılır; Aşağı Londra ve Yukarı Londra. Yukarı Londra bildiğimiz Londra'dır fakat aşağısı için aynısı söylenemez.Aşağı Londra'da düşmüş ve unutulmuş insanlar yaşar. Yukarıdakiler onlardan pekte haberdar değildir. Büyük tehlikelerin olduğu aşağı Londra'da bazı mistik yaratıklara rastlamakta mümkündür. Kahramanımız belirli olaylar neticesinde Aşağı Londra'ya düşer ve başına hiç istemeyeceği dertler alır. Mr. Croup ve Mr. Vandemar isimli iki katil onu öldürmek istemektedir. Kahramanımız peşindeki tehlikelerden kurtularak evine yani yukarıya dönmek istemektedir. Bunun içinde tehlikeli bir yolculuğa çıkması gerekir...

Kitaptan 10 Alıntı

Mithril / Jake Epping 
 16 Haz 14:11, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Melekler yozlaştığında, herkesten daha beter olurlar. Unutma ki, şeytan da bir melekti.

Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 306)Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 306)
Esma Tezgi 
01 Tem 2015, Kitabı okudu, İnceledi, 8/10 puan

Her zaman istediğin bir şeye hiç sahip oldun mu? Ve sonra onun istediğin şey olmadığını anladın mı?

Yokyer, Neil GaimanYokyer, Neil Gaiman

“Düşmekten korkmuyorum,” dedi kendi kendine. “Korktuğum şey düşüşün bittiği kısım.”

Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 231 - Epub)Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 231 - Epub)
Gökhan 
24 Ara 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 8/10 puan

"Richard zihnindeki günlüğe bir şeyler yazdı.
Sevgili günlük, diye başladı. Cuma günü bir işim, bir nişanlım, bir evim ve mantıklı bir hayatım vardı. Sonra kaldırımda kanaması olan yaralı bir kız buldum, ve bir yardımsever olmaya çalıştım. Şimdiyse ne nişanlım, ne evim, ne de işim var ve Londra caddelerinin bir kaç yüz metre aşağısında, intihara meyilli bir meyve sineğinin tahmini yaşam süresiyle yürüyorum."

Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 140 - İthaki)Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 140 - İthaki)
Mithril / Jake Epping 
15 Haz 22:16, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Anlar yaşanmak içindi; beklemek hem gelecek olan zamana hem de şu anda ihmal edilen anlara karşı bir günahtı.

Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 233)Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 233)
Mithril / Jake Epping 
 15 Haz 16:22, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

İhtiyar Bailey insanların Şehir’de yalnızca çalışmayıp, gerçekten yaşadığı zamanları hatırladı; insanların yaşadıkları, arzulu oldukları, kahkaha attıkları, birbirine bitişik viran evler yaptıkları, her evin gürültücü insanlarla dolu olduğu zamanları...

Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 171)Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 171)
faik 
29 Ara 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Şiddet kabiliyetsiz olanların son sığınağıdır ve boş tehditler korkunç derece beceriksiz olanların son mabedidir."

Yokyer, Neil GaimanYokyer, Neil Gaiman

adamın omzunda siyah-beyaz bir yavru kedi oturmaktaydı. Kedi kendini temizledi, büyük bir dikkatle adamın kulağını yaladı, sonra da kıvrılıp uykuya daldı.

Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 91 - Epub)Yokyer, Neil Gaiman (Sayfa 91 - Epub)
faik 
30 Ara 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

"Tam ölmek üzere olduğunda insanlar sana çok daha fazla şey anlatır. Öldüğünde etrafında konuşurlar."

Yokyer, Neil GaimanYokyer, Neil Gaiman