Bir seferinde mutlu ölmenin yolunun büsbütün ölmek olduğu söylenmişti bana. Lezzetli bir öğün yermişçesine yaşamak. Yenilen her şeyi zevkle, her lokmanın tadını çıkararak silip süpürmek ve yemeğin sonunda bittiği için üzülmemecesine doymuş olmak.
Bazen kedimi bir kutunun içine hapsolmuş gibi hissediyorum ama piyano çalarken ya da şarkı söylerken, o kutudan bir süreliğine kurtuluyorum. Müzik benim için tam ihtiyaç duyduğumda geliveren bir arkadaş gibi.
Yani, var olmanın en temel ve gerekli unsurudur, değil mi ? Hissetmek. Hissetmeden yaşıyorsan, buna ne denir? Nedir ki bu ? Öylece durmak gibi. Kapalı bir lokantanın, sonsuza kadar birilerinin gelip oturmasını bekleyen masası olmak gibi.