Esma Nur Arslan

Esma Nur Arslan
@00esmanurarslan
Yaşamlarını ofiste klavye tıkırdatarak geçiren o dalgın, soyutlanmış insanları düşünüyorum. Dedikleri gibi "bağlılar", peki ama neye? Saniyede bir değişen enformasyona, imaj, sayı, tablo, grafik seline bağlılar. İşten sonraysa doğru metroya veya otobüse giderler, yani hep hıza bağlıdırlar; bu sefer bakışlar telefon ekranlarına mıhlanır, parmaklar hafifçe de olsa hâlâ hareket halindedir, mesajlar, görüntüler akmaya devam eder. Ve daha günü görmeden akşam olur. Sıra televizyondadır, alın size bir ekran daha. Peki bu insanlar hiç toz kaldırmadan, birbirleriyle temas etmeden hangi boyutta, hepsi birbirinin aynı hangi mekânda, yağmurmuş güneşmiş hiçbir şeyin fark etmediği hangi zaman diliminde yaşıyorlar?
Sayfa 159 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Reklam
Cesaret, dostum! Cesaret! Köye yaklaştık işte! Karşımıza çıkan ilk evde, Bir güzel dinleneceğiz elbet!
Sayfa 130 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Mutluluk kendini bir manzaranın, bir ânın, bir ortamın alıcısı olarak bulmayı ve ânın lütfünü almayı, kabul etmeyi, yakalamayı gerektirir.
Sayfa 128 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Hakikat doğayı en vahşi, en ilkel haliyle tecrübe ettiğimizde ortaya çıkar; rüzgâr tenimizi dövdüğünde, güneş başımızı döndürdüğünde, şiddetli fırtınalar bizi savurduğunda.
Sayfa 118 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Yürüyün, bağlarınızı koparın, terki diyar eyleyin.
Sayfa 101 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Reklam