Bildiğiniz üzere biz kadınlara doğduğumuz günden itibaren dayatılan, erkeğin kalbine giden yolda genelde en uyduruk işlerin bizlere devredildiği, ev işlerindeki becerimiz ile kadınlığımızın kalitesinin ilişkilendirildiği, nerede değersiz iş varsa bize yıkıldığı bir döngünün içindeyiz. Bu durumda da Simone de Beauvoir'ın ünlü oyuncak bebek benzetmesindeki gibi sadece başkalarını mutlu etmek için var olan ve onlara karşı en ufak bir beklenti ve üzüntü belirtmeyen cansız bir bebek gibi hizmet vermemiz beklenmekte.
Belki de aslolan ağaç değil de; "kök"tür!
Yerin yedi kat karanlığında yaşayan "kök" diye bir canlı vardır da,
Göğe yükselen bu fidanlar hep,
Bulutu selamlamak,
Güneşi kucaklamak içindir...
Olamaz mı?!
Her şey birden bire oldu!
Birden bire vurdu gün ışığı yere
Gökyüzü birden bire oldu,
Mavi birden bire!
Yollar, kırlar, kediler!
Aşk birden bire oldu!
Sevinç birden bire!